Geçen gün şehir içinde otobüsle giderken duyduğum bir söz, annelerimize ve babalarımıza bakış açılarımızın birbirinden ne kadar farklı olduğunu hatırlamama sebep oldu.
Otobüsteki üniversite gençlerinden biri, diğerine dönüp, hayatta en çok kimi sevdiğini sordu. Böyle bir soru sormak nereden aklına geldi bilmiyorum, ama muhatabı hiç düşünmeden cevap verdi:
“Kendimden çok sevdiğim sadece bir kişi var: O da annem.”
Belki arkadaşının yüzünde oluşan ifadeyi süzmek için, belki de nasıl devam etmesi gerektiğini belirleyebilmek için biraz bekledi. Sonra devam etti:
“Babamı da kendimden az seviyorum yani.”
Bu diyalogdaki ifadenin oluşmasının onlarca sebebi olabilir. Yazının tamamını oku »
Merak… Yorgunluk…
Yalnızlık… Ümitsizlik… Sorumluluk… Asalet…
Dinginlik… Sessizlik… Hareketsizlik…
Bir fotoğraf karesi, bu dokuz kavramı canlandırdı zihnimde. Ellerini masanın üzerine koymuş gibi görünen, sorumluluk sahibi, ancak yalnız ve ümitsiz bir anne ile biri çocukluğa has boş vermişlikle esneyen, diğeri ise yine çocukluğa has o bitmek tükenmek bilmeyen merak duygusuyla sudaki yansımasına bakan iki yavru.
Anne bize soruyor gibi: “Havalar ısınıyor. Şimdi ne yapacağım?”
Sizde nasıl hisler uyandıracağını merak ediyorsanız, bu fotoğrafı görmelisiniz. Yazının tamamını oku »
Evde öğrenimin yetersiz olacağı, genel bir kabuldür. Ancak bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarını bugüne kadar çoğumuz görmedik. Bu yazımızda evde öğrenim gören meşhurları listeliyor ve bu konudaki araştırmaların sonuçlarına yer veriyoruz.
Her ülkenin eğitim sistemi birbirinden farklı. Üniversite sınavlarından, öğrenim şekillerine kadar pek çok alanda bu farklarla karşılaşıyoruz. Bu farkın yalnızca ülkelerin gelişmişlikleriyle alakalı olduğunu zannetmeyin. Avrupa ülkelerinin kendi aralarında bile ciddi farklar var eğitim alanında.
Bu farklardan biri de evde öğrenim konusunda karşımıza çıkıyor. Mesela Almanya’da evde öğrenim görmek yasalara aykırıyken; ABD, Fransa, İngiltere, Avustralya, Kanada gibi ülkelerde yasal olarak kabul ediliyor. Hatta evde öğrenim gören öğrencilerin ulusal imtihanlara girmelerine izin veriliyor, yüksek öğrenime kadar evinde okuyan bir ABD vatandaşı, pekala üniversiteye girebiliyor. Yazının tamamını oku »

“Hastane koğuşları”nın arasında öyle bir “koğuş” vardır ki, orada çok özel hastalar, çok özel şartlarda yatarlar.
Kollarını ve bacaklarını iki yana açmış yatıyordu. Başı sağ yanına dönüktü, gözleri belli belirsiz açılıp kapanıyordu. Yanı başındaki, garip sesler çıkaran devasa makineden çıkan hava, ağzına yerleştirilen bir hortumla ciğerlerine iletiliyordu.
Ellerine ve ayaklarına bağlı hortumlardan değişik ilaçlar ve serum veriliyordu. Göğsüne yerleştirilen alıcılardan vücut değerleri ölçülüyordu. Göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu. Heyecanlı mıydı yoksa?..
Saçının bir kısmı kazınmış, başına gözlerini de kapatacak yumuşak bir örtü sarılmıştı. Yukarıdan garip renkli bir ışık vuruyordu vücuduna. Yazının tamamını oku »
Bir insanın televizyon başında geçirdiği ortalama sürelerle ilgili pek çok tahmin, anket ve yorum yapılmıştır: “Çin’de herkes kitap okuyor, televizyonu az seyrediyor, Türkiye’de hemen herkes ekran başından ayrılmıyor.” ya da “Türkiye’de televizyon karşısında 5 saat geçiriliyor.” gibilerinden. Sayısal verilerin kesinliği bir yana ortada bir gerçek var. Renkli kutu için günümüzün büyük ve önemli bir bölümünü ayırıyoruz.
“Haberlere bakayım, dizileri kaçırmayayım, maçı da seyredeyim, bu akşam süper bir film var, şu yarışma programını seyretmeden olmaz…” şeklindeki düşüncelerle bir de bakıyoruz ki; gece olmuş, planlanmış onca iş yatmış, sözler unutulmuş… İsterseniz televizyon bağımlısı bir aileyi analiz edelim: Yazının tamamını oku »
Kent’in ya da Ülker’in -şimdi tam hatırlayamıyorum- meşhur bir reklamı vardı. Yaşlı anne baba bayram hazırlıklarının tamamını yapmış, onları ziyarete gelecek evlatlarını bekliyorlardı. Gözleri kulakları kapıda; her kapı çalışında kalpleri pır pır ediyordu. Bir çoğumuza ütopik gelebilir ama, gerçek böyle ne yazık ki.
Bayrama haftalar kaldığı zaman tur şirketleri sağa sola ilanlarını veriyor. Kredi kartları, banka kredileri sanki seferber oluyorlar, bayramı tatilde geçirmemiz için. Haber bültenleri “Bayramda çok soğuk olacak, ‘güney hariç’.” diyor. Sanki, bayramda huzur evi haberlerini rahat yapabilsinler diye. Yazının tamamını oku »
Baba, evimizin direği, altın gibi yüreği.
Eşek gibi çalışır, sanki sağım ineği.
Ona biz baba deriz, o getirir biz yeriz.
Bulamayız dünyada onun gibi bir keriz.
Varlık yokluk bilmeyiz sıramızı vermeyiz.
Siparişler gelmezse babamızı sevmeyiz.
Yazının tamamını oku »
29 yaşındaki Rory Johnson, Mayıs ayında soygunculuktan tutuklandı. Johnson arabasını, soymayı planladığı dükkanın arkasına park etmişti. Arabasından çıktı, dükkana girdi ve soygunu yaparak arabasına bindi. Fakat Johnson’ı bir sürpriz bekliyordu: Yazının tamamını oku »