Firari hayvanlar!

Firari hayvanlar!
Biz hayvanların kaçış hikayelerini, en sık kurban bayramlarında duyarız. Gerçekten de koca koca danaların sahiplerinin elinden kurtulmaları, haber yapmaya değebilecek enteresanlıktadır. Fakat bizim danalar genelde ekip çalışmasına girişmezler, insanların canlarını yakmazlar. Hele hele asla bisiklete binmeye çalışmazlar. Bunlar da nereden çıktı demeyin! Bazı kaçak hayvanlar, bu söylediklerimizden de fazlasını yaparlar!

Dolaşan Mandalar

Kaçak hayvanların sahip olması gereken bazı özellikler vardır. Bir kere hızlı olmalıdırlar, sonra iri veya çok küçük olmalıdırlar. İri olanlar kol kuvvetiyle kolay yakalanamazlar, küçükler ise bir yerlere kolayca gizlenebilirler. Hepsinden önemlisi, zeki olmalıdırlar; peşlerindeki insanları ancak böyle atlatabilirler.

Mandalar belki çok zeki veya minik hayvanlar olarak tanınmazlar, ama bir tona varan ağırlıklarıyla gerçekten “iri” sayılırlar. Bir kere kaçmaya görsünler, yakalamaya çalışanların iflahını keserler. Belki de bu yüzden olacak, Amerika’da mandaların sahiplerinin elinden kaçtıkları çokça görülür. “Bizde de bayramda danalar kaçıyor, ne olmuş?” demeyin. Amerikan mandaları “toplu firar etme”ye bayılır, ortak çalışmaktan zevk alırlar. Bu yüzden ortaya bizdekinden daha büyük problemler çıkar.

Mesela geçtiğimiz Temmuz ayında New York’taki bir çiftlikten 17 bizon kaçar. Çalışanların 12 bizonu yakalayabilmeleri 1 aylarını alır, diğerlerini yakalayamazlar. İllinois’teki bir çiftlikten Ağustos ayında kaçan 4 manda, soluğu Interstate 55 karayolunda alır, yolu trafiğe kapatırlar. Trafiğin yeniden açılabilmesi için, sahipleri mandaları vurmak zorunda kalırlar. Ne yazık ki kaçak manda hikayelerinin sonu genellikle böyle acıklı biter. Misal, 2006’da Colorado Springs’ten kaçan 5 bizonu polis ancak vurarak durdurabilir.

Ancak her manda firarının sonu böyle acıklı olmaz: Oakland Hayvanat Bahçesi’nden 9 manda kaçar, ancak fazla uzaklaşamaz, bir köşede sıkışırlar. Hayvanat bahçesi çalışanları, hayvanları otla kandırıp kafeslerine geri götürmeye çalışsalar da, mandalar “menüden” hoşlanmazlar. Sonunda çalışanlar yemi değiştirir, geri dönüş yoluna bir sıra ekmek dilimi dizerler.

Mutlu son: Mandalar yolu takip eder, kafeslerine tekrar “kavuşurlar”.

Timsahlar da ağlar…

Firari hayvanlar listemize girmeyi başaran Timsah Reggie’nin ilginç bir hayat hikayesi var. İlk günlerini, eski sahiplerinin arka bahçelerinde bulunan havuzda geçirdiği söyleniyor. Ancak daha sonra, sahiplerinin akılları başlarına geliyor ve 180 santimetrelik bu hayvancağızı evlerinde tutmanın çok da mantıklı olmadığını fark ediyorlar. Bundan sonra her nazik ve mantıklı insan (!) gibi, timsahları alıyor, Los Angeles’daki bir gölete bırakıyorlar. Bu noktadan sonra Reggie, sahiplerinin problemi olmaktan, Los Angeles’ın problemi olmaya terfi ediyor. Şehir yetkilileri, timsahı herhangi bir yaramazlık yapmadan yakalamaya çabalıyorlar.

Şehir yetkililerinin söylediklerine göre, ne yazık ki Reggie yakalanmak istemiyor. Yetkililer hayvan kontrol memurlarından ümidi kesince, timsah yakalama profesyonellerini bile devreye sokuyorlar, ancak bir sonuç alınamıyor.

Aradan geçen 2 yıldan ve harcanan 180.000 $’ın ardından, Reggie nihayet yakalanıyor. Artık bu noktada Reggie yörenin meşhurları arasında yerini almış olduğundan, L.A. Hayvanat Bahçesi, hayvana sahip çıkıyor. Herhalde Reggie bu durumdan da pek haz etmiyor, zira hayvanat bahçesinde insanlara sergilenmeye başladıktan bir kaç gün sonra, 152 cm’lik bir duvardan tırmanarak kirişi kırıyor. Çalışanlar, timsahı ertesi sabah hayvanat bahçesi açılmadan hemen önce yükleme bölgesinde dinlenirken buluyorlar.

“Hayvan terapistleri”nin konuya ilişkin yorumlarını bilemiyoruz. Ancak bize sorarsanız Reggie, insanların iki yüzlülüğünden sıkılmış, biraz yalnız kalmak istiyor!

Kaçak Chucky

Kayda değer bir kaçışa imza atan tek timsahın Reggie olduğunu sandıysanız, yanıldınız. 2004 yılında, Ivan Kasırgası Alabama Körfezi kıyılarını tehdit etmeye başladığında, bölgedeki hayvanat bahçesinin çalışanları, hayvanat bahçesi sakinlerinin çoğunu bölgeden uzaklaştırdılar. Ne yazık ki, timsahları beraberlerinde götüremediler. Kasırga timsahların bulundukları bölgeyi de vurdu ve timsahlar çevreye dağıldılar.

Bu olayda bir çok timsah serbest kaldı, ancak bunlardan Chucky medyanın ilgi odağı oldu. Çünkü boyu 4 metreye yaklaşıyordu ve yarım ton çekiyordu. Hayvanat bahçesi yetkilileri, 14 yıl boyunca insanlar tarafından beslenen bu timsahın, insanlara yaklaşmakta bir beis görmeyeceğinden ve insanlara saldırabileceğinden korktular. 5 gün sonra timsah yakalama timi, hayvanı yakalamayı başardı.

İki tekere güven olmaz

İki tekere güven olmazHapishaneden kaçışı konu edinen bir Hollywood filmi seyrettiyseniz bilirsiniz: Hızla gözden kaybolmanın yolu, arabaya atlayıp kaçmaktan geçer.

Bunu bildiğini sandığımız Juan isimli bir ayı, 2004 yılında Berlin Hayvanat Bahçesi’nde cüretkar bir kaçışa imza attı. Ayıları kendi tabiat koşullarında tutabilmek için tasarlanmış bir hendeği, kütüğe binerek geçen Juan, hızını alamayıp hayvanat bahçesinin duvarını da tırmandı geçti ve böylece hapsedildiği yerden kurtulmuş oldu. İlk iş olarak ne yaptı dersiniz? Hayvanat bahçesine ait çocuk parkında atlı karıncaya bindi! Bu oyundan çabucak sıkılan Juan, parktan çıktı. Ancak daha önce hayvanat bahçesi çalışanları ayının dikkatini çekmek için yola bir bisiklet bırakmışlardı. Gerçekten de Juan, bisikleti gördüğünde biraz duraksadı ve aleti incelemeye başladı. Kim bilir, belki de kaçışta kullanıp kullanamayacağını hesaplıyordu. Çalışanlar uyuşturucu iğnelerle hayvanı vurdular ve hayvanat bahçesine geri taşıdılar.

Her goril muz sevmez

Ağırlığı 130 kilodan fazla olan Jabari isimli goril, 2004 yılında Dallas Hayvanat Bahçesi’nden kaçmıştı. Üstelik kimselere zarar vermeden muzlarla ilgilenmekten fazlasını yaptı: Hayvanat bahçesinin ziyaretçilerine saldırdı. Bir anne ile 3 yaşındaki oğlunun kollarını ısırdı. Hatta çocuğu ağzına götürdü.  Ziyaretçilerin saklanacak yerler bulmalarının ardından, hayvanat bahçesi çalışanları, hayvanı uyuşturucu iğnelerle vurarak sakinleştirmek istediler. Ancak goril sandıklarından da uyanıktı, hayvanat bahçesinin yapay ormanı içinde gözden kayboldu. Çalışanlar gorili vurmayı başaramadılar. Sonuçta 2 polis memuru gorilin yerini tespit etti. Ancak goril kendilerini korkuttuğu için hayvanı öldürdüler.

Gösteri böyle olur

Gösteri böyle olur2005 yılında, Seul Çocuk Parkı’nda mutad fil gösterisi yapılıyordu. Fillerden biri ürkerek kaçmaya başladı. 5 fil daha kaçağı takip etti. Yakınlardaki bir evin bahçesinde birbirlerinden ayrıldılar ve görevliler kendilerini yakalamaya çalışırken, fillerden 3’ü, bir restoranı dağıttı. Fillerden biri, bir kadını hortumu ile kavrayıp yakınlardaki ilkokula kadar götürdü. Bölgede biraz daha korku saldıktan sonra görevlilerin kendilerini yakalamalarına izin verdiler ve kapatıldıkları yere geri götürüldüler.

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir