En Çılgın İşlemci: “Brain 10253 Ghz” – 2

— devamı —

Geçen yazımda belirttiğim “render” denilen, sahneyi şova hazırlama olayı 3d ortamlarda hazırlanmış filmler için geçerli bir işlemdir. (Toy story, Final Fantasy, Shrek, Chicken Run vs.) Bu filmlerde kamera çekimi yapılmaz. Sahneler 3d olarak hazırlanır, animasyonlar 3d gerçekleştirlir ve render edilir. Bu tür filmlere halk arasında ANİMASYON FİLM denir. Render işleminin bilgisayar işlemcimiz için nasıl bela bir şey olduğunu geçen yazımda belirtmiştim.

Şimdi gelelim başlığımıza. Beynimiz sürekli dışarıdan veri toplar. Bunlardan kuşkusuz en çok gelen “görme” duyusuyla ilgili olan renk verileridir. Gözümüzle bir noktaya baktığımızda bu noktayı görürken etrafındaki objeleri de tam odaklanmadan görmüş oluruz. Gözümüz bir HDTV kalitesinde görüntüyü alıp işlenmek üzere en çılgın işlemciye; “beyne” ileten bir reseptördür. Elinizi gözünüzün önünden 3 sn de yavaş yavaş geçirin. Şimdi sinemada sn de 24 frame (kare) olduğunu varsayıp 3 sn de 24 x 3 = 72 frame boyunca bu hareketin olduğunu biliyoruz. Eğer bu bir 3d programda render olsaydı gerçek ışıklandırma, gerçek kaplama vs. lerle en iyi ihtimal (böyle olması mümkün değil) kare başına 1 saatten 72 saat yapar. Render süresi 72 saat olur ve siz bu görüntüyü 3 sn de izlersiniz, biter. (3d çok hain). İşte gözünüz bu mükemmel kalitedeki görüntüyü 3sn de alır ve beyin bu gelen görüntüyü yine 3 sn de render eder. Üstelik görüntü “live” yani canlıdır. Sinema gibi çekim yapıp yayınlanan bir görüntü değildir. Aldığı kareyi aldığı an render edip merkeze ulaştırır. Yani kafamızı sola çevirirken baktığımız her şeyin görüntüsü toplandığında ve sinemada HDTV kalitesinde render edilmeye kalkıldığında kaç ay sürer siz düşünün. buradan insan beyninin nasıl mükemmel bir işlemci olduğunu anlayabiliriz. Anlayamadık henüz? Tamam, biraz daha devam edelim.

Şimdi gelelim yayınımızı dijital olarak izlemeden önce kaydetme sürecine. Eğer biz yayını tamamen dijital olarak kaydetmek istiyorsak dijital görüntü yakalama cihazları kullanmak zorundayız. Şu an teknolojinin elverdiği en yüksek kalite HDTV kalitesidir. (High Defination Tele Vision).Divx HD formatında (sıkıştırılmış HD divx teknolojisi) bir film (1280 x 720, aspect ratio 16:9, 5.1 dolby surround) yaklaşık 5 gb tan 10-12 gb a kadar bir yer kaplar. Yani divx formatındaki bir film yaklaşık 2 DVD cd” sine yazılabilir. Bu sıkıştırılmış halidir, siz düşünün. Tabi bu kadar yüksek çözünürlüklü bir görüntüyü saniyede 23 kere açılıp kapanan bir objektifle kaydedebilmek için mükemmel kameralar kullanmak gerekir. Bu kameralar 15.000 $ gibi bir fiyata bugün satılıyor. (İlgilenen varsa Sony HDTV Camcorder ) Bu kameralar ne kadar mükemmel olursa olsun bir insan gözü çok daha mükemmeldir. Bir insan gözü, bilgisayar gibi görüntüyü binlerce küçük pikselden oluşturmaz. “gözün çözünürlüğü” diye bir kavram yoktur. Görüntü bir ayna gibi düz, net ve mükemmel derecede bir kontrast oranı vardır. Her renk olduğu gibi görünür ve asla kafanızı bir anda çevirdiğinizde ışık arkanızdan gelmez. Saliseler içinde hesaplanıp baktığınız noktayı görebilirsiniz.İtiraz duyar gibiyim! Dikkat etmişsinizdir. 150 km ile giden bir araçta dışarıya baktığınızda gözünüz görüntüyü yakalayamaz. Ama bazı kameralar çok hızlı görüntüleri dahi yakalarlar. Peki, bir HDTV kamera ile kaydettiğiniz Formula-1 aracı görüntüsünü işlemek ne kadar zamanınızı alır, fikir yürütebilir misiniz? İnsan beyni aslında hızla giden bir araçta alınan görüntüyü de işleyebilecek kapasitededir ama göz bunu yakalayamaz.

Netice itibariyle bizler makineler değiliz. Hiçbir zaman da bilimkurgu filmlerindeki manada makineler olmayacağız. Böyle bir şeye ihtiyacımız da yok. Sadece yaradılışımızdaki mükemmelliği anlatmak için bazı noktalarda bilgisayarlarla mukayese yaptım. Aslında bir beyinle bir işlemcinin kıyas götürmeyeceği bir gerçektir. Bundan sonra çevrenize daha dikkatli bakın ve bol renkli bir karnavalı andıran dünyada “renk” kavramını algılayabildiğiniz için şükredin.

En Çılgın İşlemci: “Brain 10253 Ghz” – 1

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. enestıraşçı dedi ki:

    bence mükemmel bir konuya temas etmişsiniz benim de en merak ettiğim gözün netliği idi. Şimdi bişey soracağım ekran büyüdükçe HDTV filmlerde kalteyi daha fazla yakalıyabiliriz öyle değil mi bunu merak ediyorum. Çalışmalarınızın devamını diliyorum cevap verirseniz e-mail adresime atınız

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir