Masai’yi işgal et! – 2

Mtombe’nin oğlu Hanute, Wall Street’ten Masai’ye kadar yayılan “İşgal et!” gösterilerine malikanesinin çatısından yeni bir bakış açısı getirmeye devam ediyor. (Daha önceki Bölümler: Masai’den Sevgilerle!Kazanda ne pişer?)

Masai’de yüzünüzü gizleyerek kalabalığa karışmanız hiç de zor değil. Korkunç görünümlü yerli maskelerinden birini yüzünüze geçiriveriyorsunuz ve anneniz görse sizi tanıyamıyor. Ben de öyle yaptım.

Babamın özel günlerde taktığı pörtlek gözleri, kocaman burnu ve yayvan bir ağzı olan maskeyi yüzüme taktığım gibi bahçeye çıktım. Tahmin ettiğim gibi malikanemizin batı kapısında nöbetçi yoktu. Kapıyı anahtarımla açtım ve hiç vakit kaybetmeden dışarıya fırladım.

İsyancı gençlerin yanına geldiğimde, gerginlik hat safhaya ulaşmıştı. Gençlerin sesi hepten yükselmişti ve ellerine geçen ne varsa, malikanemize fırlatıyorlardı. Babam her an uyanabilirdi ve bu delikanlıların perişan edilmesi için ağzından çıkacak bir tek kelime yeterliydi. Hemen, kalabalığın en arkasında duran ve diğerlerine gaz veren kişi olduğu her halinden anlaşılan orta yaşlardaki adamın yanına sokuldum.

“Derdiniz nedir?” dedim. Pörtlek gözleri olan maskemi fark edince korkarak “Sen de kimsin?” diye bağırdı. “Türkçe bir yazı taşıyorsunuz. Olayınız nedir?” diye sordum. Sırıtarak “Hanute! Siz ha!” dedi. Adamı kolundan çekerek kalabalıktan uzaklaştırdım. Gençler olan bitenden habersiz aksiyona devam ediyorlardı.

Adam olayın iç yüzünü anlattı. Meğer Murat, gitmeden önce buradaki gençlerle güzel ilişkiler kurmuş. “Biz %99’uz” çılgınlığı dünyayı kapladığında, bu gençler de olayların içinde yer almak istemişler. Hepsinin derdi, babamın kendilerine verdiği hakları arttırması, aldığı vergileri düşürmesi vs. Konuyu Masai’den birilerine açmaktan korktukları için, 7 saatlik yürüyüş mesafesindeki halka açık internet olan en yakın bilgisayarın bulunduğu kasabaya gitmişler ve maille Murat’tan akıl istemişler. O da neye güvendiyse böyle bir afiş hazırlayıp bana göstermelerinin yerinde olacağını söylemiş.

Sonuçta böyle bir protesto gösterisi yapmaya karar vermişler.

Adama konuyla ve şikayetleriyle ilgileneceğimi, ancak protestoyu kesmeleri gerektiğini, yoksa sonunun kötü olabileceğini söyledim. Bana teşekkür etti ve “Mtombe’nin yardakçılarından korkmuyoruz! İstersen sen de bize katıl” diyerek kalabalığın arasına karıştı.

Hani genç olsa, gençlik heyecanıdır diyeceğim ama, bu özgüveninin nereden geldiğini anlayamadım açıkçası.

Hemen, dışarıya çıkarken kullandığım yoldan, malikanemize geri döndüm. Babam zemin kattaki antrede sinirli sinirli bir o yana bir bu yana yürüyordu. Beni görünce “Nerdeydin sen!” diye haykırdı. İdare etmenin yeri değildi. Dışarıya çıkıp gençlerin problemlerini öğrendiğimi söyledim.

“Peki ne istiyorlarmış?” dedi.

“Biz gelirin %1’ini elde ediyoruz, siz %99’unu. Halbuki %99 biziz” diyorlar dedim.

Kaşlarını çatarak başını salladı ve düşünceli düşünceli “Şu işe bak” dedi.

“Bizim gelirdeki payımız ‘sadece’ %99 muymuş?”

Baş yaverine dönerek ekledi:

“Zam falan yapalım yaver. Baksana iyiden iyiye fakirlemişiz.”

Diğer ülkelerde durum ne oldu bilmiyorum ama, anlayacağınız “%99 ayaklanması” Masai’ye pek yaramadı.

Ben Mtombe’nin oğlu Hanute. Afrika Masai’den şimdilik bu kadar.

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. İsmet Aydın dedi ki:

    Her geçen yazısında acaba bu Hanute ‘nin son yazısı mı olacak diye endişeleniyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir