Bizden adam olmaz

Bizden adam olmaz

“Bizden adam olmaz abi!”

Yasa dışı modifiye arabalarıyla şehir sokaklarında korku salan magandalardan da, ilk ve orta mektebini umumi tuvaletlerin kesif kokulu atmosferinde hela kapılarında yazan anlamsız yazıların tedrisatıyla tamamlayanlardan da, şehrin zengin muhitinde oturmakla, hatta çalışmakla, hatta üç beş dakika bulunmakla övünerek kendini entellektüeller sınıfının en nadide bir üyesi sayanlardan da aynı cümleyi defalarca duydum:

“Biz Türküz abi. Bizden adam olmaz?!”

Kabul etmem lazım: İlk başlarda çoğu insan gibi ben de güldüm bu kanıksanmış ifadeye. Bunun, milletimize has bir hasletin dışavurumu olduğunu falan sandım herhalde. Bazı milletler paraya düşkünlükleriyle, bazıları aniden öfkelenmeleriyle meşhur olduğu gibi, biz de hiç bir şeyi düzgün yapamamamızla (!) meşhurduk belki de.

Yaş büyüdükçe, tarihimizi öğrenme fırsatım oldu. Tarihin sayfalarında, hiç de böyle yazmıyordu! Yabancı dil öğrendim ve yabancıların hakkımızda neler söylediğini, orijinal dilleriyle takip edebilmeye başladım.

Çoğunun Türkiye’den haberi bile yoktu. “Türkiye nerede?” sorusuna cevap olarak, haritada Afrika’yı göstereni de vardı; Güney Amerika’nın adalarını işaret edeni de. Ama İstanbul dediğinizde çok daha anlamlı tepkiler alabiliyordunuz.

… ve Türkiye’ye en çok düşman olanları bile, “Onlardan adam olmaz” diyemiyor, saçma sapan Hindi (Turkey) esprileriyle hardallı hamburger mağduru zihinlerinde günü kurtarmaya çalışıyorlardı.

Çünkü bizden adam olurdu. Olmuştu. Yine olurdu.

Sadece uzunca bir süredir bunun aksini beyinlerimize nakşeden, çevremizi iç ve dış düşmanlarla doluymuş gibi gösteren, bizi ürkek ve zavallı bir anlayışa alıştıranlar bunu anlayamazlardı veya anlamazlıktan gelirlerdi.

“Bizden adam olmaz” geyikleriyle, “Adamlar yapıyor abi” edebiyatıyla, bu dar ve sığ kafayla, ne yazık ki aslında onlardan adam olmazdı.

Bizden olurdu. Oluyordu.

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. halil dedi ki:

    olurdu oluyordu ve derhal olmalı.. birisini sessizce öldürmek, yapabileceğine olan inancı kırmayla mümkündü, denediler başarmış gibiydiler ama olmadı şafaktan önceki derin karanlığı yırtmak, üzerimizdeki ölü sessizliğini geçmişimizin en güzel gazellerini haykırmak üzereyiz.. bizden adam olmak zorunda yoksa hakkımız kalmayacak.

  2. fehim dedi ki:

    Sessizliğin geceyi koltuk altına aldığı anda konuşmak değilmidir olay… Gece henüz sessiz değilken, zaten konuşanlar mevcudiyeti oluştururken konuşmanın ehemmiyeti yoktur bizde.. Adam olduğumuzu da haykırmayız öyle ortalık yerde. Bilmesi gerekenler öğrenir zaten, geceyi takip eden sessiz seherde…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir