Çocuk işi

Çocuk işi

Sabah yedide kalktı çocuk. Aceleyle elini yüzünü yıkayıp giyindi. Üzerine çikolata sürdüğü ekmeğin en lezzetli yerinde servise yetişmek için çıkmak zorunda kaldı. Çantasını zorlukla taşıyarak sokağın köşesine doğru yürüyüp servise bindi. Yol boyunca defterini, dizlerinin üzerine koyup gece bitiremediği ödevini tamamladı.

İlk ders matematikti. Öğretmen, titrek el yazısından, çocuğun ödevi serviste yaptığını anladı ve ona eksi verdi. Türkçe dersinde üç soruya doğru cevap verip artı aldı. Her teneffüs koşarak arkadaşlarıyla bahçeye indi çocuk. Birinci teneffüste zorlukla beden öğretmeninden topu aldılar. İkinci teneffüste takımı kurdular. Üçüncü teneffüste top caddeye kaçınca nöbetçi öğretmen topu aldı. Dördüncü teneffüste müdür yardımcısından topu almaya gidip alamadılar. Kalan teneffüslerde gazoz kapağıyla koridorda maç yaptılar.

Saat dörtte son zil çaldı. Çocuk sırada beklememek için uçar gibi kantine indi. Tostunun son lokmasını çiğnerken fen etüdü başladı. Yarım kalan meyve suyunu eline alıp koşarak sınıfa gitti. Öğrenciler, sırayla etüt hocasına çözemedikleri soruları sordular. Saat 6’da etüt bitti ve çocuk koşarak servise bindi. Saat 7’de eve girdiğinde babası çoktan pijamalarını çekmiş haberleri seyrediyordu. Annesi salatayı bitirince hep birlikte sofraya oturdular.

Yemekten sonra üstünü başını değiştirip derse oturdu çocuk. Saat dokuz buçukta ödevler bittiğinde on beş dakika ara verdi.

Babası, televizyonun karşısında uyuyakalmıştı. Annesi bulaşık yıkıyordu. Babasının altında kalan kumandayı alamadı. Açık olan kanaldaki programı, ne olduğunu anlayamadan bir süre seyretti. Sonra kalkıp odasına gitti. Her gün çözmesi gereken 150 soruyu önüne yığıp şıkları elemeye başladı. Annesi bir ara sessizce odaya girip masanın üzerine bir tabak meyve bıraktı.

Saat on bir buçuk olunca esneyerek banyoya gitti. Dişlerini fırçaladı ve yattı. Ertesi gün cumartesiydi. Sevindi çocuk. Sekize kadar uyuyabilecekti. Dershane dokuzda başlıyordu. Öğleden sonra da özel ders için eve hoca gelecekti.

Derken uyuyakaldı. Rüyasında yemyeşil bir bahçede top oynadı. Salıncağa bindi. Son hız bisiklet sürdü.

Rüyasında çocukluğunu gördü.

Salih Uyan – Türkiye

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. victory dedi ki:

    Hepimiz, kaçırdığımız çocukluklarımıza yanmıyor muyuz?

  2. zekeriya dedi ki:

    Günümüz çocukları kendini rüyada Call of Duty yada PES oynarken mi görüyor acaba?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir