Zamana yenilen oyunlar

Zamana yenilen oyunlar
Hayır, “just another” nostalji yazısı değil. Twitter ve Facebook‘tan da bahsediyor hem.

Eskiden, çok eskiden, hani bilgisayarlara “kompüter” dediğimiz zamanlarda, kullanıcıların bu aletlerden beklentileri bugünkünden oldukça farklıydı.

Kimse bu aletlerle 3D animasyonlar hazırlayıp render alabilmeyi beklemiyor, devasa odalarda yapılan montajların, basit bilgisayar programlarıyla yapılabileceğine ihtimal vermiyordu.

Ama, evet, bir beklenti, o zaman da vardı: Eğlence.

Yani oyun. Bilgisayar oyunları.

Bilenler bilir, o zamanlar disketler, klavyeye takılıyordu. Hoparlör de ekranın içindeydi.

Kasa mı? Sizi gidi zamane çocukları! Kasa, klavyenin içindeydi işte!

Hakkını vermek lazım, zamanının Amiga “kompüter”leri, oyun alanında gayet başarılıydılar. Eşten dosttan bulunan, hâlâ tam olarak Türkiye’de nasıl yayıldıklarını çözemediğim oyun disketleriyle, saatlerce eğlenilebilirdi.

Hâlâ çeşitli web sitelerinde kısa süreli eğlence için oynanan Flash oyunlarının çoğu, o tek disketlik oyunlardan köken alır.

Amiga için üretilen oyunlarla keyifli zaman geçirdik. Silkworm‘da bir jeep ve bir helikopterle dünyayı yenebileceğimizi zannederken, maçlardaki tepe kameralarına Sensible Soccer benzeri oyunlarla alıştık. Lotus‘un “gözleri” vardı, oyuna her başlayışımızda açıp kapatırdı gözlerini. Reklamsa alın size reklam!

Prince of Persia ise, sevgi uğruna katlanılabilecekleri gösterdi kendince, oyun dünyasında. Hangimiz kum saatinin tıkanıp durmasını istemedik ki Prince of Persia oynarken? Hangimiz, göbekli askerlerin zayıflarından daha zor ölmesine şaşırmadık?

Sonra zaman değişti, Amiga sahneden çekilirken, PC’ler her yanı kapladı.

Bilgisayarı eğlence için kullanmaya kararlıydık. Bu sefer de PC oyunlarına döndük.

Dave, Mario derken, disketlerden önce CD’lere uzanan oyunlar, bir süre sonra DVD’lere sığmaz oldular.

Hikayenin CD’lere kadar gelen kısmını bilmeyen genç oyunseverlerin muhtemelen fark etmedikleri bir nokta var: Bu geçiş sırasında pek çok oyun, kayboldu gitti.

Amiga’dan PC’ye, 98’den XP’ye, XP’den Vista’ya… geçişlerde, oyunların bir kısmını da geride, eski platformlarında bıraktık.

Oynamak isteseniz bile, eski kalitesinde oynayamayacağınız; bin bir manipülasyon sonucunda bile çoğunlukla istediğiniz oyun tecrübesini yaşayamayacağınız oyunlar bunlar.

Ben, bu bilgisayar oyunlarına, “Zamana yenilen oyunlar” diyorum.

Çoğunlukla, işletim sistemlerinde köklü değişiklikler yapılırken geride bıraktığımız bu oyunların ortak özellikleri şu:

Uğraşıp yeni işletim sistemlerine adapte edilmelerine değecek kadar talep edenleri yok.

Bu sebeple, eski günleri hatırlamak için bir kere daha oynamak isteyenlerin önünde, çoğunlukla böyle bir seçenek bulunmuyor.

Video sitelerinden bir – iki oyun içi videosu seyretmek ve gördüğümüz herkese “Ya biz eskiden bunları oynardık!” demek. Yapabileceğimiz sadece bu.

Çünkü zaman değişti.

Emulatörler mi? En son Ubuntu’da Windows oyunları çalıştırmak için denemiştim. Ne olur fikrimi sormayın!

***

Bilgisayar teknolojilerinde, bilgilerimizin ve geçmiş tecrübelerimizin daha kolay korunabildiğini düşünenler çoğunlukta.

Evet, belki çok önemli bilgiler korunacak, ama “sizin için önemli” olan bilgilerin, 50 yıl sonra hâlâ okunabilir olabileceğinden o kadar emin değilim.

Meseleye oyun tarafından baktığımda, ister istemez; Facebook, Twitter gibi web sitelerinde yayınladığımız “hayat”larımızın da aynı sonla karşılaşabileceği düşüncesine kapılıyorum.

İleride, gençliğimize dair neler gösterebileceğimizi merak ediyorum.

15 sene öncesinin “nostalji”sini yapabiliyoruz.

50 sene sonrasını varın siz düşünün!

Konuyla ilgili bir başka yazımız: Dosyalarınız gelecekte ne olacak?

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. oyun dedi ki:

    Benim Amiga 500 aklıma geldi. Street Fighter oynayabilmek icin 500kByte’lik hafiza karti almistim 🙂 yani 0.5MB

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir