Hepimizin bildiği gibi, ülkemizde son zamanlarda bir yabancı dizi akımı, almış başını gidiyor. Özellikle Türkçe dizi-film sitelerinde büyük bir artış oldu. Tabii bu dizilerin izlenilmesini mümkün kılan altyazı sitelerindeki hit artışını da unutmamak gerekir.
Aslında yabancı diziler, ülkemizde çok önceden de izleniyordu. Ancak bunlar, pembe diziler olarak bildiğimiz, Dallas, Yalan Rüzgarı gibi, daha çok ev hanımlarının izlediği dizilerdi :). Yeni moda dizi akımındaki dizilerin içeriği ve kurgusu ise, eski dizilerin çok çok üstünde.
Bu akımın en büyük öncülerinden biri olan diziyle başlayayım: Lost. Yazının tamamını oku »
30 Temmuz 2007, Pazartesi //
checka
İnsanlar hep bir şeylere bağlanma ihtiyacı duydular. Nitekim herkes gibi biz de bir nesneye, bir kuruma, bir takıma, bir ülkeye ilgi duyup; o şeyin zümresinden olduğumuzu söyledik diğer insanlara. “Aidiyet duygusu”, belki de kendimizi daha güçlü hissetmemize sebep oluyor.
Bu bağlanma bazen çok ileri boyutlara gitti.
Bir görüş sahibi olduk ve bu görüşün karşıtı insanları öldürmeye gidecek kadar fanatik olduk. Evet insanlar bir şeye bağlanmadan rahat edemeseler de, bunu fanatikliğe dökme hatasına kolayca düştüler. Bir takım tuttuk ve o takım uğruna “yağmurlarda, çamurlarda” tribünlere gittik. Yetmedi karşı takım taraftarıyla kavga ettik. Yazının tamamını oku »
Yeni tasarımımızda, herhangi bir yazıyı görüntülediğinizde, daha önce sitemizde görmediğiniz bazı simgeler göreceksiniz. İsterseniz bu yazımızda, gördüğünüz simgelerin anlamlarını açıklayalım:
Sol taraftakiler
Yazının sol tarafında Ekle bölümü bulunuyor. Buradaki simgelere tıklayarak, görüntülediğiniz yazıları kolayca ilgili sitelere ekleyebilirsiniz: Yazının tamamını oku »
Blog yazarlarının çoğunun yazar eğitimi almadıklarını, edebi geçmişe sahip olmadıklarını biliyoruz. Bu yüzden, başlık kulanımlarınıza biraz dikkat etmeniz bile, bu alanda sizi fersah fersah ileriye götürebilir. Bu yazıda, size nasıl başlıklar kullanılması gerektiğini anlatmaya çalışacağız.
Satmak için mi, değil mi?
Site sahibi, sizden elindeki içeriğin siteye girilmesini istediyse kendisine sormalısınız: Bu içerik sitenin fonksiyonelliğini arttırmaya mı yönelik, yoksa sitenin ürünlerini veya servislerini satmaya mı? Yazının tamamını oku »
28 Temmuz 2007, Cumartesi //
victory
Evet, pek çok tasarımcı Times New Roman’dan nefret eder. Fakat hepimizin kabul etmesi gereken bir gerçek var: Web’te az sayıda yazı tipini güvenle kullanabiliyoruz. Diğerlerini bilemeyeceğim ama, ben internette Serif formatında tek yazı tipi olarak Georgia’yı görmekten sıkıldım.
Üzülmeyin, ümit var! Evet, Times New Roman, çok sık (Üstelik genelde de amatörler tarafından) kullanılan, çirkin bir yazı tipi ama CSS ve tipografinin gücünü kullanarak bu yazı tipini işe yarar hale getirebiliriz. Yazının tamamını oku »
Opereysin v3, daha önce alışkın olmadığımız, hatta “alanında ilk sayılabilecek” bazı özelliklere sahip:
Üyelik Gerektirmeyenler
- Yazıları 2 sütunda görüntüleyebiliyorsunuz. Gazete okurmuş gibi yazı okumanın ayrı bir tadı var, tavsiye ederiz. “Ben hep böyle isterim arkadaş!” diyenler Tercihim! sayfalarına bir göz atıyorlar.
- Yorumları 2 şekilde sıralayabiliyorsunuz: Beğenilmeye göre ve tarihe göre. Böylece, beğenilmeye göre yorumları sıralayarak, bir yazıya en çok şey katan yorumu en üstte görebilirsiniz.
Üyelik Gerektirenler
- Yorumları “Güzel Yorum!” seçeneğine tıklayarak beğenebiliyorsunuz. Bu blog dünyası için yeni bir özellik değil, ancak pek çok blogda kullanılmıyor. Üstelik beğendiğiniz yorumları daha sonra silebiliyorsunuz.
- Çok karizmatik üye resimlerinden birini seçebiliyorsunuz. Biz de seçtiğiniz resmi üye sayfanızda ve yorumlarınızda görüntülüyoruz.
Bunun dışında, aramalarınıza yorumları da katabiliyor, yazılara puan verebiliyorsunuz.
Hangisini alırdınız?
Öncelikle yeniden merhaba!
Maceralı bir geçiş oldu. Öncelikle, Wordpress’in sürüm yükseltmesinde pek çok kişinin başına gelen karakter kodlaması bozukluğu problemiyle karşılaştık ve yaklaşık bir günümüzü bu problemi halletmeye çalışmakla geçirdik.
Hemen sonrasında server’ımız saldırıya uğradı ve uzunca bir süre kapalı kaldı. Bu aksilikler sebebiyle 1 gün süreceğini sandığımız çalışmalarımız ancak bitebildi.
Ne yapalım, “Geç olsun ama güç olmasın” demişler.
Yeni tasarımımız ve fonksiyonlarımız hepimize hayırlı olsun.
Opereysin’a hemen üye olarak ilk üyelerimizden olmak isteyenleri şuradan alıyoruz. Fakat üye olacaksanız, lütfen önce Üyelik ve Kullanım Şartları‘mızı okuyun.
Biz, programcılar; günlerimizi, gecelerimizi, aylarımızı, hatta belki de yıllarımızı kod yazmaya, hata düzeltmeye, açıklarımızı kapamaya, belki de en çok okumaya, algoritma çıkarmaya ayırdık. Bu işler elbette matematiksel zekamızı arttırdı, fakat sizce de programcılık insana bir kaç IQ’dan fazlasını kazandırmıyor mu? İsterseniz bu yazımızda, farkında olmadan neler kazandığımızı görelim. Yazının tamamını oku »