İstanbul Nasıl Besleniyordu?

İstanbul Nasıl Besleniyordu?

İstanbul, tarihin hemen her döneminde, bölgenin en önemli şehri olmuştu. Dolayısıyla her dönemde bu şehrin yiyecek ve su gibi temel ihtiyaç alanlarında oldukça oturmuş ikmal yöntemleri kullanılmıştı. Su sarnıçları ve su kemerleri bu yöntemlere örnek olarak sayılabilir.

İsterseniz bu yazımızda, 17.-18. yüzyıllarda İstanbul’a bazı yiyecek maddelerinin nerelerden getirildiğini anlatalım:

İstanbul nüfusunun yiyecek konusundaki sıkıntılarını ortadan kaldırmak için, dönemin nakil yöntemleri tümüyle kullanılıyordu. Yiyecek maddelerinin nakli; hem kara, hem de deniz yoluyla yapılmaktaydı.

Daha çok sahillerde olan yerleşim alanlarından yiyecek maddeleri temin edilmeye çalışılmaktaydı. Karayollarında nakliyat, hayvan sırtında yapılıyordu. Genellikle deve, at, katır ve merkep bu iş için kullanılıyordu. Kara yoluyla ulaşımdan çok daha hızlı olduğu için, yiyecek maddelerinin İstanbul’a deniz yoluyla taşınmasına önem verilmişti.

Kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yetmese de, İstanbul’un çeşitli yerlerinden de yiyecek maddeleri sağlanıyordu. Mesela Ortaköy’de enginar; Kadıköy, Kemer ve Maltepe’de lahana ve salatalık yetiştirilmekteydi. Yine Kanlıca, Sütlüce, Kasımpaşa, Ortaköy ve Üsküdar; kaliteli yoğurt ve peynir üretmekteydiler.

İşte İstanbul’un temel gıda maddeleri ve geldikleri yerler:

Tahıl: Trakya, Rumeli, Eflak-Boğdan.

Et: Doğu Rumeli, Trakya, Balkanlar, Orta Anadolu.

Kahve: Mısır ve civarı.

Zeytin-zeytinyağı: İzmir, Balıkesir yöreleri ve Bursa.

Soğan, Sarımsak: Sakarya ve İzmit.

Bakla, turşu, üzüm: Trakya.

Kavun, Karpuz, incir ve bir çok taze meyve, kuru üzüm: Batı Anadolu.

Kaşkaval Peyniri: Tekirdağ, Limni, Rumeli.

Tulum Peyniri: Karadeniz ve Akdeniz Bölgeleri, Eflak, Rumeli.

Tekerlek Peyniri: Eflak, Karadeniz, Eğeiboz Adası, Naplion.

Sirke: Bursa.

Baharat: Mısır.

Limon: İstanköy, Sakız Adası, Mersin.

Tuz: Mısır, Eflak, Silivri, Çekmece, Saruhan, Koçhisar Gölü, Ege Adaları.

Kiraz, Fındık, elma, kestane, mısır, kuru sebzeler, bakla, mercimek, bezelye: Karadeniz bölgesi.

Buğday, arpa, un, zeytinyağı, sade yağ, pirinç, kahve, bal, soğan gibi gıdaların getirilmesi için tüccarlara da izinler veriliyordu. Bunları getirenler sebzehaneye (hal) teslim etmek zorundaydılar. Muhtesip (Görevli) ve memurları da bunları manavlara dağıtırlardı.

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. Yusuf GÜNGÖR dedi ki:

    Victory güzel bir yazı ama, keşke kaynak belirtseydin. Sanki kendin yazmışsın gibi olmuş. Kaynak Türkiye Gazetesi 2009 takvimi Ağustos ayı filanca günün takvim arkası yazısı. Yazı da zannedersem Türkiye Gazetesinden bir yazara ait. Opereysin’i ve yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz. Kolay gelsin…

  2. victory dedi ki:

    Merhaba,

    Evet ihmal etmişim kaynak belitmeyi. Asıl kaynak orası.

    Hatırlatma için teşekkür ederim. Uzun zamandır yorumunuz gelmiyordu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir