Bütçe ile Tüketicilikten Nasıl Kurtuldum?

Bazı insanlar tutumlu yaşamamak ve her akıllarına geleni satın alabilmelerini haklı çıkarmak için türlü bahaneler uydururlar. Diğer insanlar ise belli bir bütçe içinde yaşamayı mantıklı görür, tasarruf edebilmek için çeşitli yöntemler denerler. İki senedir bütçeme göre yaşıyorum ve dürüstçe söylemek gerekirse bunu sevdim. Bana birçok şey kattı ve ailemle artık daha mutluyuz. Size de yardımcı olması umuduyla, neler öğrendiğimi paylaşmam gerektiğini düşündüm.

 Gerçek Zenginlik Mümkün

Bütçemizi uygulamaya geçmeden önce, canım ne isterse onu alırdım. Kulağa güzel gelebilir ama asla para biriktirmeyi başaramadım. Hatta geriye düştüğüm bile oldu, 7 ay boyunca kazandığımdan fazla para harcadım. Ödeme günü gelip hesabımı kontrol ettiğimde, yeterli param olmadığını görerek dehşete kapılıyordum. Hesapta para kalmayınca mecburen kredi kartından alıyordum ve bu da ay sonunda bana yüksek miktarda borç olarak geri dönüyordu. Tabii ki kredi kartından harcayınca faizli olarak geri ödüyordum. Bu da, paramın yetmediği şeylere, karşılayabileceğimden daha fazla para ödediğim anlamına geliyor. Böyle yaşadığınız zaman önüne geçmesi de zor oluyor. Sizi gerçek zenginlikten sürekli uzaklaştıran bir kuyu gibi.

Bütçeye göre yaşamak, paramı kontrol etmemi ve para biriktirmemi sağladı. Biliyorum ki artık para ile kazanabilirim. Bütçeyi kullanmak kontrolü bana geri verdi. Beni bilinçli olarak parayı nereye harcamam gerektiğini düşünmeye zorladı. Bilinçli para harcama, eskiden yaptıklarıma göre çok daha iyi bir şey.

Bütçe Bir Özgürlük Aracı

Bana göre birçok insan, ondan bir şey alacağı korkusu ile bütçe ayarlamaktan kaçınıyor. Sıkıştırılacağı düşüncesi ağır basıyor. İstedikleri zamanda, istedikleri şeyleri yapamayacaklarını zannediyorlar. Bütçe ayarlamanın, yaptıkları anlamsız harcamalara ışık tutarak, yaptıklarının yanlış olduğunu açığa çıkaracağını düşünüyorlar. Bunları kendimden biliyorum. Harcama alışkanlıklarını değiştirmek korkutucu ve en az diğer değişimler kadar zor olabilir. Yine de, bu korkularımız diğer değişimlerde olduğu gibi abartılıdır.

Bütçeye göre yaşamanın özgürlüğümü sağlayacak kadar harcamama neden olduğunu anladım. Önceden aşırı harcamalarım yüzünden hep gergindim. Bankaların kölesiydim. Borçlarımı ödemek için çalışıyordum. Artık bütçe sayesinde, tam olarak ne kadar para harcamam gerektiğini biliyorum. Artık sorumluluklarımı yerime getirmek konusunda kendime güveniyorum. İşte bu finansal özgürlüktür.

Sadeliğin Daha İyi Olduğunu Öğrendim

Bütçeme göre yaşamadan önce ihtiyacım olmayan her şeyi alıyordum. Bunlardan çoğu bakım gerektiren şeylerdi. Sadece bankaların değil, o aldığım şeylerin de kölesi haline gelmiştim. Ne kadar çok alırsam, o kadar çok ilgilenmem gerekiyordu. Gerçekten yaşamaya çok az vaktim kalıyordu. Bunların bakımlarının da para ile olması, bana daha çok finansal stres veriyordu. Baş ağrıları ve harcamalar hiç bitmiyordu.

Seçimler yaparak bazı şeylerin üstesinden geldim, durumumu düzelttim. Bu bana yaşayacak daha çok zaman verdi.

Önemli Dersler

Tüketimi azaltmaya çalışmak ve bütçeye göre yaşamak, bana önemli dersler verdi. Bütçeye göre yaşamanın, yaşamanın gerçek yolu olduğunu öğrendim. Daha zengin, serbest ve basit bir hayat yaşamak için geçtiğim yol bu. Aslında olması gerektiği gibi, paramın sorumluluğunu biliyorum. Bir daha kontrolümün dışına çıkmasına asla izin vermeyeceğim. Yaşadığım çekinceler bu güçlü alışkanlıklar sayesinde ortadan kalktı. Diğer insanların da böyle yaşarlarsa onlar için gerçek doğruyu bulacaklarına ikna oldum.

Eğlenmek İçin Her Zaman Çok Para Harcamanıza Gerek Yok

Bütçeye göre yaşadığımızda, fazla para harcamadan da eğlenmenin mümkün olduğunu gördük. Mesela, hala ailece dışarıya yemek yemeye gidiyoruz. Ama bunu daha nadir ve yer seçimine daha çok dikkat göstererek yapıyoruz. Bir taşla daha çok kuş vurmaya çalışıyoruz. Üstelik çocuklarımızın, kamp yapmak veya mütevazi bir otele gitmek gibi daha ucuz tatillerde daha çok eğlenebildiklerini keşfettik. Önemli olan, yaklaşım şekli. Çocukları göz önüne aldığımızda, bizi de oyunlarına dahil edebildiklerinde daha mutlu olduklarını görüyoruz. Bulunduğumuz yerin önemi, sandığımız kadar çok değil.

Bütçe Bir Plandır, Kanun Değil

Bütçenin esnek olması gerektiğini öğrendim. Hayatta her şey olur. Bütçeler de bu ani değişikliklere uyum sağlamak durumundadır. Bütçeyi, harcama planına benzetiyorum. Planlar, şartlar değiştikçe değişir. Bizim bütçemiz de zaman içinde değişti. Bazen aylar boyunca aynı devam etti, bazense her ay, hatta ay ortasında değişmek durumunda kaldı. Genellikle, ay başlarında, hangi harcama kalemlerinde değişiklikler olabileceğini tahmin ederek hazırlıklı olmaya çalışıyoruz.

Abartmamak Lazım

Geçtiğimiz yıllarda, borçlarımızı kapatmak için insanüstü bir gayretle çalıştık. Artık kendimizi çok sıkmak istemiyoruz. Artık kemerleri biraz gevşetebiliriz. Eski günlerimize geri dönmekten korkmuyorum. Çünkü geçtiğimiz yıllarda önemli dersler öğrendik ve artık bütçeye uygun yaşamanın tadını biliyoruz.

100 Lira, Büyük Para

Çocukken, yüz liranın çok önemli bir para olduğunu biliriz. Ama zamanla bu miktarı önemsiz görmeye başlıyoruz. Bu kadar para kazanmak veya kaybetmek, bize önemli gelmiyor. Ancak bütçe tutmaya başladığımdan beri, 100 liranın sandığımdan çok daha önemli olduğunu yeniden anladım. Doğru amaç için kullanıldığında, sandığımızdan çok daha güçlü.

Yemeğin Tadı, Açlığın Şiddeti ile Orantılıdır

Dışarıda yemeği seviyoruz. Bütçe öncesinde, sürekli restoranlara giderdik. Bir nevi eğlenceydi bu bizim için. Ancak zaman içinde sıradanlaştı. Hiç bir heyecan vermemeye başladı. Nereye gideceğimize karar verememeye başladık. Bir şeyi çok sık yapınca, özelliğini ve keyfini yitiriyor. Dışarıda yemeğe fazla para harcadığımızı görünce, bu konuda kesintiye gitmemiz gerekti. Bunun beklenmeyen bir faydası da, dışarıda yemenin yeniden keyif veren bir aktiviteye dönüşmesi oldu. Artık yediğimiz yemek de daha lezzetli, gittiğimiz yer de daha keyifli…

Alışveriş Eğlence Değildir

Ne ara alışveriş merkezlerine gitmek bir eğlence türü oldu? Artık insanlar, boş zamanlarında yaptıkları en sık aktivitelerden biri olarak, AVM’lerde zaman geçirmeyi sayıyorlar. Pazarlamacılar, istediğimizi sandığımız yaşam şekillerini bize satmakta inanılmaz başarılılar. Ama toz duman dağıldığında, büyük bir boşluk hissi ve alışveriş sonrası pişmanlığı ile başbaşa kalıyoruz. Bütçem, AVM’lere gezmeye gitmeme izin vermediğinden beri, bu tuzağa düşmüyorum.

Eşyalar Tamir Edilebilir

Tüketici kültürüne bağımlı olmuşuz. Bir eşyada en ufak bir arıza görsek, hemen atıp yenisini almaya karar veriyoruz. Tabi ki satıcılar açısından harika bir düşünce tarzı bu. Ancak, bütçem bana bu düşüncenin yanlış olduğunu öğretti: Eşyalar, çoğunlukla tamir edilebilir.


Bütçe ile yaşamak, bir çok alanda daha iyi bir hale gelmeme yol açtı. Belli bir süre bütçeye uygun yaşamadan, bunun finansal ve duygusal anlamda ne kadar rahatlatıcı bir şey olduğunu tam olarak kavramak mümkün değil. Herkese tavsiye ediyorum.

Kaynak: Anti Consumption

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir