Başarılı Yöneticilerin Farklı Yaptıkları 4 Şey

Yöneticilerin %50 ila %60’ının, göreve gelmelerini takip eden 18 ay içinde başarısız olduklarını biliyoruz. Bu istatistik kadar vurucu olan bir diğer şey ise, artık bu durumun tamamen normalleşmiş olması.

Bu liderlerden %61’i, aldıkları görev için hazır olmadıklarını kabul ediyorlar. %78’i ise, rol üstlendikleri organizasyonların kendilerini görevlerine hazırlamak için yeterince veya hiç çalışma yapmadıklarını ifade ediyorlar. 

Ama güzel haber şu: Yaptığımız çalışma, geri kalan %50’nin gerçekten başarılı olmak için neler yaptıklarını da ortaya çıkarıyor. Üst düzey yönetici rollerine nasıl ulaştılar ve burada nasıl tutundular? Veriler 4 tutarlı şekilde tekrarlayan özelliği öne çıkarıyor:

1. Açıkgörüşlülük

Bunlardan birincisi, Açıkgörüşlülük. Başarılı olan yöneticiler, organizasyonlarını en geniş açıdan görebilmeyi başarabilen kişiler. Her parçanın nasıl yerine oturduğunu kavrayabiliyorlar. Organizasyonlarına; sadece pazarlama, satış veya lojistik olarak değil, geniş anlamıyla ürün ticarileştirme gözüyle bakıyorlar. Organizasyonun departmanları arasındaki geçiş noktalarının, rekabette avantaj sağlayacakları noktalar olduğunun farkındalar. Başarılı şirketlerin, bu fonksiyonların uygun şekilde bir araya gelmesiyle kurulabildiğini biliyorlar. Sadece pazarlama alanında başarı kazanıyorlarsa, dünyaya sadece bu açıdan bakma yanılgısına düşmüyorlar. Pazarın tamamına tek bir açıdan bakıyorlar. Organizasyonun tamamının, ayrı parçalarından daha büyük olmasına önem veriyorlar.

2. Bağlam

Verilerimizden öne çıkan ikinci özellik: Bağlam. Bu kişiler, şirketlerinin ve sektörlerinin nasıl para kazandığını derinlemesine bilen kişiler. Trendleri, henüz ufukta yeni belirmişken bütün potansiyelleri ile tanıyabiliyor; şirketlerine gelebilmesi muhtemel zararları daha en baştan engelleyebiliyorlar. Müşterilerinin ihtiyaçlarını doğru şekilde anlayabiliyor, hatta yönlendirebiliyorlar. Hem organizasyonları dışındaki gelişmeleri takip ediyor, hem de organizasyonları içindeki rüzgarları doğru şekilde yorumlayabiliyorlar. Çevrelerini doğru şekilde okuyabildikleri için, akıntıya karşı kürek çekmeleri gerekmiyor. Şirket kültürüne ayak uydurabiliyorlar.

Başarısız yöneticiler genellikle organizasyonun nasıl işlediğini tam olarak kavramamış oluyorlar. Buna üst yöneticilerin de katkısı oluyor. Bazen daha işe alış süreçlerinden başlıyor bu hatalar. “Şu şirkette şöyle başarılı bir iş yaptın. Burada da yapmanı bekliyoruz!” diyoruz. Onlar da gizli bir başarı formülleri olduğunu sanarak geliyor; ellerindeki formülü şirketin yüzüne yüzüne vuruyorlar. Uyum sağlanamayınca, başarı da gelmiyor. Bu formüllerde direttikçe, başarısızlık da artıyor. Halbuki bağlamı doğru şekilde kavramaya yönlendirilen yöneticiler, şirket işleyişini kavrayarak, geçmişlerinden edindikleri tecrübeleri, yeni çalışma alanlarına başarıyla uygulayabiliyorlar.

3. Tercih

Üçüncü özellik: Tercih. Bu liderler; doğru kararlar verebilmek için; önsezileri, verileri ve diğer ögeleri harika şekilde harmanlayabilen kişiler. “Hayır” demekten de asla korkmuyorlar. Organizasyo bir kaç noktaya odaklayarak, başarı ihtimalini arttırıyorlar. Bir çok yönetici, şirketteki herkesi memnun etmek için, gereğinden fazla şeye “Evet” diyor. Böyle yaparak, kaynakları etkisiz biçimde dağıtıyor, organizasyonlarının odağını kaydırıyor ve herkesin gereğinden fazla şeyle uğraşması nedeniyle şirketin bir bütün olarak sıradanlaşmasına yol açıyorlar.

Bir yöneticinin yetkilerini yanlış şekilde kullanmasının şirkete zarar vereceğini ve başarısızlık getireceğini düşünmek zor olmasa gerek. Despot idareciler, haksız cezalar vs. gibi yetkinin uygunsuz kullanımı durumları elbette sıklıkla karşımıza çıkıyor. Ancak yaptığımız çalışmalarda, yetkinin gereğinden az kullanımının da organizasyonun başarısını düşürdüğünü gördük. Bir çok yönetici, uygulamaya korktukları için yetkilerini kullanmaktan çekiniyorlar. Başarılı yöneticiler ise, insanların memnun olmayacağından korkmuyorlar. Bazı büyük fikirlerin başarılı olabilmesi için, diğer bir çok başarılı fikrin göz ardı edilmesi gerekebileceğini biliyorlar.

4. İletişim

Dördüncü özellik ise; İletişim. Hepimiz bu yöneticileri görmüşüzdür. Şirketteki herkes, onlarla çalışmak için can atar. Nazik, zeki, merak uyandıran, güvenilir ve harika fikirleri olan insanlardır. En önemlisi, onlardan öğreneceğiniz şeyler olduğunu hissedersiniz. Bu yöneticiler, diğer insanlardan güçlü geri bildirimler alırlar ve bu geri bildirimleri en doğru şekilde kullanmaya gayret ederler. Pay sahipleri ile iyi ilişkiler kurarlar. Başarı için kimlerin kendisine ve kendisinin kimlere ihtiyaç duyduğunun bilincindedirler. Bu ilişkileri güçlendirmek için bilinçli olarak adımlar atarlar. Bu ilişkiler için gerekli olan güveni sağladıklarından emin olmak için sıkı çalışırlar. Diğer insanların amaçlarını, kendi hedeflerinin bir parçası yapmayı başarırlar.

Bağlam konusunda başarılı olmak istiyorsanız, iletişiminizi güçlü tutmak zorundasınız. Tercih konusunda ustalaşabilmeniz için, açıkgörüşlülük konusunda yol katetmeniz gerekir. Hepsi, bir bütünün ayrılmaz parçaları.

Kaynak: Harvard Business Review

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir