Öncelikle herkesten özür dileyerek başlıyorum. Çoook uzun zamandır yazı yazamıyorum. Bitirmem gereken bir konu olduğu ve Yazar-Çizer Takımı‘nın bir ferdi olduğum aklıma gelince tekrar oturup yazımı bitirmek için atılım yaptım.
Yorumlarınızda “Karateyi bana öğretir misiniz?” gibi enteresan cümleler okudum. Yanlış anlamayın, yermek için söylemiyorum, okur her zaman haklıdır
Fakat sizlere önceki yazımda bahsettiğim gibi, karate anlatılmaz yaşanır. Yanisi bir kursa katılmadan, hareketleri internetten öğrenerek çalışmak, insana pek de birşey kazandırmayacaktır. Yaşı 40′ın üzerinde olanların zaman zaman söyledikleri gibi “mektupla öğretim” her öğretim alanında kullanılamaz! Öyledir yani, isteseniz de olmaz.
Her neyse, bu yazımda karate salonlarında kullanılar; kimileri için basit, kimileri için “deriin” anlamlar içeren aksesuarlardan, kuşaklardan bahsedeceğim.
Tabii ki “beyaz guşah’lan” başlıyoruz.
- BEYAZ: Saflığı simgeliyor olsa gerek. “Sen daha safsın, biraz ayak işi gör” anlamı da çıkabilir buradan.
Beyazın ardından, 2. mertebe olan ve beyaz kuşak mağdurlarına (Böyle bir sivil toplum kuruluşu kurmalı, BKM adında) göre asaletin diğer adı olan SARI kuşak gelir.
- SARI: Saman sarısı yani “Sen yükselmesine yükseldin ama ottan samandan farkın yok” demektir. Kuşağı beline takmış gençler bunun bilincinde olmazlar ama üst kuşakların bıyık altından gülmelerinin sebebi budur. Beyaz hazırlık sınıfı, sarı 1. sınıftır anlayacağınız. “Ben artık aştım!” dediğinizde, yeni başlamıştır herşey.
Efendime söyleyeyim, sıra portakal renginde.
- TURUNCU: Renk bakımından beyazın üstüne iyi gidiyor. Bu kuşağın anlamı “Senin elman yavaştan kızarmaya başladı”dır ki,öğrenciyi tatmin etmenin asıl amaç olduğu aşikardır. İyidir, güzeldir ama, hocalar (Sen-sei’ler) eskisi gibi “Yavrucuklarıım!” havasında konuşmaz, kelebek gibi dokunmazlar. İşler ağırlaşmaya başlar, hafiften sıkılmaya başlarsınız.
Sarı ve siyah arasındaki mertebeler hızla atlatılır. Bu renklerin hiç bir öneminin olduğunu sanmıyorum ama başlamışken yarıda kesmek olmaz.
- YEŞİL: “Sen yeşerdin yavaş yavaş çiçek açıyorsun. Hava güzel, kırlar, bahçeler ohh misss…” anlamını çıkarıyorum. Ama karate gibi dövüş sanatında yeşermenin kırların ne alakası var ben de kuramadım
- MAVi: Hımmm… Yav ben bu karateyi anlamadım. Yeşili, maviyi, beyazı el üstünde tutmak varken insanın içini karartan renkleri yukarılara yerleştirmişler. Neyse maviye bir şey bulamadığım için saçmaladım galiba
Olmazsa siz onu “Gökyüzünün mavi tonlarının, insanın iç dünyasındaki yüksek motivasyon dürtüsünü dürtmesi” hasebiyle verilmiş kabul edin.
Maviden sonra kahverengi geliyor. Kahverengi kuşak, kurslarda siyah kemere sahip birisi bulunmadığında onun görevini üstlenebilecek yetkilidir.
- KAHVERENGİ: “Oturup bi çay kahve içelim” anlamına gelmiyordur herhalde. O kadar yükselmelerine rağmen, siyahlar tarafından al aşağı edildiklerinde yerdeki toprakla kuşakları uyum sağlasın diye bu renk seçilmiş diyeceğim ama… Benim için bir anlam ifade etmiyor yetmez mi?
Mükemmel ötesi mertebede sıra: SİYAH.
- SİYAH: Siyah, karateye başlayanların hayal bile edemeyecekleri son mertebededir. Tabii siyahın da 9′a kadar (Karate tarzına göre değişebilir) dan adı verilen seviyeleri vardır (Aaa falan demeyin, karatenin elinden öyle kolay kurtulamazsınız
) Neyse siyah, abilerin abisi, ağaların ağasıdır karate salonunda. Kimse ona çıtını çıkaramaz, yani bir nevi salonun Polat Alemdar’ıdır o. Gerçi yaşı çoktan kemale ermiş olduğundan, düşük kuşaklardan gençler “Yok abi adam ihtiyar diye saygı duyuyorum. Yoksa dayak yiyceemden değil!” tarzı savunma reaksiyonları verirler ama yine de havası vardır salonda.
İnşallah kuşak rengi ve sıralamalarında bir eksiğimiz olmamıştır. Olduysa da çok ciddiye almayın. Çünkü karatenin bir çok tarzı ve o tarzların da kendi içlerinde değişik yöntemleri olduğundan, karate eğitiminin bu “zevkler ve renkler” kısmında pek çok değişiklik olabilir. Esasında, dan’ların, kuşakların en temel anlamı, karateciyi sürekli zinde tutmak ve bir sistem dahilinde eğitmektir.
Karatedeki kuşakları, askeriyedeki rütbelere benzetmemek gerekir. Önemli olan bu sanatı kavrayabilmektir ve bu da yalnızca kuşak atlayıp işin özünü kavramamakla halledilemez.
Ne yazıktır ki çoğu karate öğrencisi veya hocası, kendini bu rütbe işine kaptırmıştır. Nice hocalar görürsünüz ki, salonda tabur kumandanı edasıyla dolaşırlar.
Biraz soluklanıp ısınmaya devam edersiniz.
Çünkü yapılacak başka bir şey yoktur.
Karate kurslarında başarı dileklerimle…
Etiketler: karate, kurs, kuşakPuana Göre | Tarihe Göre
ben thai boks yapıorum. 18ime giricem. Gayet basarılıyım ama karate de cok hosuma gidiyor gitsem bayağı derece yaparım diyorum da gec kaldım heralde
bakın arkadaşlar bende yıllarımı kareteye vermiş biriyim ve bundan şikayetçi de değilim bence karete öğrenmek büyük bir sanattır ki bu sanatı öğrenmeninde bir bedeli vardır ne demiş atalarımız sanat bir altın bileziktir
bende yeni sarı oldum
havası baska oluyo beyazlara karsı…. sarı kusak kıyafetin ustunde iyi duruyo hee…
arkadaşlar bende yeni başladım karateye ama bizde hiç öle bi şey lmuyo herkes birbirine saygılı benim daha kuşağım beyaz ama eylülde inşallah sarı olcak
ben siyah kuşağım ve hiç birinizin dedeiği laflara katılmıyorum

Arkadaşım yazılan şeyler yanlış…
İsterseniz ben açıklayayım..
1.BEYAZ: Saflık, temizlik, toyluk.
2.SARI: Kök salmak.
3.TURUNCU: Olgunlaşmak, yetişmek.
4.YEŞİL: Yeşermek. Yeşil hafife alınacak bir kuşak değildir.
5.MAVİ: Artık tam bir karateci sayılmak.
6.KAHVERENGİ: Toprak veya tatami ile bütünleşmek.
7.SİYAH: …
Checka;
Sana saygı duyuyorum o kadar emek sarf etmişsin, kuşaklar atlamışsın; ama bana ne yani gitmeseydin
Ben de karate kursuna gittim, sarıya geçtim (zaten hedefim sarıydı), hedefime ulaştım bıraktım. Yine de hocalarıma saygım var.

Yıllarca emek verdim ,gençliğimi karete salonunda heba ettim
Daha gençsin. Böyle dokunaklı sözler söyleme









Fikir Beyan Edin
