Okuyacağımız haberleri kimler seçiyor?

Okuyacağımız haberleri kimler seçiyor?

Hep duyduğumuz ifadelerdir. Filmlerde, dizilerde, otobüslerde, çay bahçelerinde… Gündemi birileri belirler. Halkın ilgisi hipnoz saati gibi o konuya kayar. Sonra alttan olaylar olaylar…

Bunlar sıradan… Yani gündemi atalım bir kenara. Hepi topu 2-3 ana haberdir. Ama günümüzde iletişime bandırılmış hayatlar 24 saatte binlerce haber görüyor, yüzlercesini okuyor ya da seyrediyor. Bunlar da insanı tesiri altına alıyor: Ya yönlendiriyor, ya sinirlendiriyor, ya boşa umutlandırıyor, ya da yanlış bilgilendiriyor.

Manşetleri, özel haberleri göreceli olarak daha tecrübeli gazeteciler hazırlarken, bu detay gibi görülen ama çoğunluğu teşkil eden iç sayfa başlıkları gazeteciliği yeni başlayan hatta henüz başlayamamış olan ve kendisini ispat etmesi güdülenen dinamik, düşük bütçeli pilot kalemler tarafından yazılır.

Bu kalemler; kimi zaman farklı bir haber, yeni bir keşif ve büyük bir olay diye boş sütunları dolurur, kimi zaman boşluk doldurmak için geçen ay biriktirdiği haberleri kullanır.

Buraya kadar düşük kıymetli gazetelere ait olan özellikler şimdi de düşük çözünürlüklü internet haberciliğinde de hızla yayılıyor.

Habercilik anlayışları ‘görsellikten’ ibaret olan gazetelerden haberci (!) olmayı öğrenen “domain sahipleri” aynı yolun yolcusu olarak yayın hayatlarına (!) devam ediyor.

Hem basılı hem de ‘çevrimiçi’ habercilik yapanlarda bu durum görülebiliyor. Kanserin ne olduğunu ve ne denli geniş bir hastalık grubu olduğunu bilmeden yıllardır kanser ne türlü ve kaç kere çareler bulunduğunu hepimiz okuyoruz. Yine ülke dışına çıkmadan “Sadece Türkiye’de Olur” başlıklı fotogaleriler… Ya da 70 milyonda 1 çıkan bir caniyi ön planda sunmak… Kimsenin bilmesi gerekmeyen cinayet detayları… Ülkedeki gelişmelere ve mutlu hadiselere ‘haber değeri olmadığı’ için yer vermemek…

…ve daha niceleri…

Aslında asıl gündemi belirleyenler bu boşluk doldurma kabilinde kendilerine ilginç gelen, yazmaya değer buldukları ya da sadece canları istediği haberleri vatandaşa sunan iç sayfa ‘muhabirleri’nden başkası değil.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir