
Hollywood filmlerinin sonunda akan cast’te değişik iş tanımlamalarının bulunduğunu hepimiz biliriz. Best Boy nedir mesela? Evin sevilen çocuğu mu? Ya “Boom operator”e ne demeli? Bomba düzeneklerini kendisi hazırlıyor olabilir mi sahiden? Aklınıza bu gibi sorular gelmiş olabilir dedik ve bu terimlerin anlamlarını öğrendik efendim. Ne derler, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.
1. Boom Operator (Boom Operatörü)
Bu iş alanının ilk anda aklınıza gelenin aksine patlayıcılarla ilgisi yok. Boom Operatörü’nün görevi, ses kaydının istenildiği gibi yapılabilmesi için, mikrofonu sahneye uygun bir şekilde yerleştirmek. Hala kafanızda bir şey canlanmadı mı? Kameranın hemen gerisinde, elindeki uzun sopayı (fishpole) oyunculara doğru uzatan adamdan bahsediyoruz. Çubuğun önünde de aşağı doğru sarkan bir mikrofon olur. Kamera arkası görüntülerinde sık sık görüntüye girer. Hah işte o adam. Boom da, o sopanın daha özelleşmiş şekline deniyor.
2. Gaffer (Işık Şefi)
Gaffer, setteki elektrik departmanının başında yer alır. Ancak asıl görevi, sahnedeki ışıkları ve ışık ekipmanını kurmak ve konumlandırmaktır.
Yazının tamamını oku »
Misafir yazarımız bulut, 2. yazısında film şirketlerinin pek bilinmeyen kurnazlıklarından bahsediyor.
Gençlerimizin çoğu, hafta sonlarının sinemaya gitmek için uygun bir fırsat olduğunu düşünürler. Her hafta irili ufaklı bir çok yeni film vizyona girdiğinden, her hafta sonu için seyredilebilecek ayrı bir film bulmak çok da zor olmaz. Kabul etmek lazım; bu filmler, genellikle vakit öldürmekten başkaca bir işe yaramazlar. “Sosyalleşmek” amacıyla buluşan gençler, yan yana oturup film seyrederek olsa olsa sosyalleştiklerini zannederler. “Suyunun suyu” misali…
Sinema salonlarında, filmlerden önce yayınlanan fragmanları seyrederken bile, “Bu film güzele benziyor”, “Yok ya güzel senaryo değil”, “Aksiyonlu bir film galiba” ya da “Görsel efektler harika görünüyor” gibi bir çok yorum yapılmaya başlanır. Çünkü, hakkını vermek lazım, halkımız filmleri eleştirebilecek doygunluğa yıllar önce ulaşmıştır. Yazının tamamını oku »

Hollywood Levhası’nın Hikayesi‘ni geçtiğimiz günlerde anlatmıştık. İsterseniz şimdi de film sektörünün merkezi Hollywood’un hikayesine bir göz atalım.
Hollywood’da, geceleri pürüzsüz gökyüzünü boydan boya kaplayan, tepelerin üstündeki parlak yıldızlardan başka yıldız bulunmadığı zamanları düşünün. Bu bölge, o zamanlar Gabrielinolar isimli yerel halka aittir.
Film sektörünün merkezi haline gelmeden çok önceleri, ABD’nin diğer batı bölgeleri gibi Hollywood da çiftçilerin, kovboyların, maden arayanların, haydutların mekanıdır ve çoğu bölgesinde yerleşim yoktur. Örneğin o dönemde Hollywoodlular, Sunset Caddesi’nin (N. Beverly Dr’den devam edin, yol ağzına gelince sola dönün, o yol) kuzeyindeki arazilerin hayvan otlatmaktan başka işe yaramayacağını düşünürler. Yazının tamamını oku »
Başlığa aldanıp da siyasetten bahsedecek bir yazı sanmayın. Malumunuz son zamanlarda çok popüler böyle yazılar yazmak. Başlığı açıklayacak olursak: Evet suç kimin? İnsanlar niye suç işler? Neden suça karşı meyillidir? Neden hep ister istemez bir şeylerin açığı kollanır? Neden zayıf bulunduğu an kanun aşılır?
Geçen gün bir arkadaşımla okulun bilgisayar odası hakkında konuşuyorduk. Bir ara arkadaşım oraya gizlice girmek ve bilgisayarların ramlerini çalmaktan bahsetti. Yazının tamamını oku »
Filmlerde kelepçelerinden bir hamlede kurtulan “artiz”leri gördüğünüz zaman “Yok daha neler!” diyenlerdenseniz, bu video tam size göre. Kelepçeden nasıl kurtulabileceğinizi anlatıyor, hem de küçük bir tokayla! Video yazının altında.
Hamle 1 - Tokanın ucundaki plastiği çıkarın.
Hamle 2 - Tokayı açın. Geniş bir V halini almalı. Yazının tamamını oku »
Bunlar eskiden sadece egolarını tatmin etmek için Türkçe altyazıya “Bilmemkim tarafından çevrildi” ekler veya -havaları olsun diye- İngilizce birşeyler yazarlardı. Ama artık iyice azıtmışlar… İşte örnekleri:
1- Mel Gibson’un başrolde olduğu Vatansever (The Patriot) filminin final sahnesine korsan çevirmen aynen şöyle yazmış: Yazının tamamını oku »
Film izlemeyi severim. Genelde her filmden önce filmin fragmanını izlerim ve afişi incelerim. Nedenini bilmiyorum ama ayrı bir zevk verir bana.
Afişler hoşunuza gidiyorsa bu linke bayılacaksınız. Yazının tamamını oku »
Eveeeet efendim uzun bir süredir yazamıyordum. Sınav stresi, konu bulamama filan derken (hehe) nihayetinde artık bişeyler karalama zamanı buldum. Yazının tamamını oku »