Aşçı:
-Buyrun hemşerim.
Kastamonulu:
-Ne satıyon kardaşım?
-Aşçıyım, yemek yapıyorum.
-Benim de karnım aç.
-Buyur hemşerim.
-Ne var yiyecek? Yazının tamamını oku »
"diyalog" etiketi Arşivi
Şeyh Şamil, Çarlık tarafından esir edildikten sonra davet edildiği bir yemekte bir densiz, Şeyh Şamil yemek yerken:
“Amma çok yiyor. Korkarım bu beni de yer” demiş.
Çar bu sözü tercümanlara aynen tercüme edilmesini emretmiş.
Şeyh Şamil adamın bu sözünü tercümandan dikkatlice dinlemiş ve cevabı yapıştırmış:
“Endişe etmeyin. Biz müslümanlar domuz eti yemeyiz.”
-Baba şu matematik çok zoruma gidiyor.
-Onu boşver de, söyle bakalım büyüyünce ne olacaksın?
-Bilmiyorum da problem olacağım galiba.
..
-Bir filin iğne deliğinden geçmesini nasıl engellersin?
-Kuyruğuna düğüm atarak.
-Ehe..
Avustralya’da mahkumun biri, hapishane duvarında açtığı yarıktan kaçmış. Bunun da bir haber değeri olabilirdi belki, ama asıl ilginci şurası:
Adam delikten sığabilmek için 14 kilo vermiş. Hapishane görevlileri de diyete girdiğini zannetmişler :). Üstelik aynı hapishaneden bir hafta içinde 3. firarmış. Hani derler ya, bu kadar olur!
Hükümlü Cole, firarının hemen ardından El-Cezire televizyonunda telefonla canlı yayına katılmış. El-Cezire İng’den tercüme:
Telefon çalıyordu. Uykumdan zar zor uyanıp mahmur mahmur elimi telefona götürdüm:
- Buyrun?
Karşımda Mithat Bey var. Bu dostum zamanının çoğunu, işi icabı, ülkeler arası seyahatlerle geçirir. O zaman, 1995′ten bahsediyorum, iş alanını yeni değiştirmişti ve ülkeler arası seyahat onun için de yeni bir kavramdı. Yazının tamamını oku »


















