Bir insanın televizyon başında geçirdiği ortalama sürelerle ilgili pek çok tahmin, anket ve yorum yapılmıştır: “Çin’de herkes kitap okuyor, televizyonu az seyrediyor, Türkiye’de hemen herkes ekran başından ayrılmıyor.” ya da “Türkiye’de televizyon karşısında 5 saat geçiriliyor.” gibilerinden. Sayısal verilerin kesinliği bir yana ortada bir gerçek var. Renkli kutu için günümüzün büyük ve önemli bir bölümünü ayırıyoruz.
“Haberlere bakayım, dizileri kaçırmayayım, maçı da seyredeyim, bu akşam süper bir film var, şu yarışma programını seyretmeden olmaz…” şeklindeki düşüncelerle bir de bakıyoruz ki; gece olmuş, planlanmış onca iş yatmış, sözler unutulmuş… İsterseniz televizyon bağımlısı bir aileyi analiz edelim: Yazının tamamını oku »
10 Temmuz 2008, Perşembe //
fkilic
Yıllar geçtikçe teknoloji gelişiyor, bazıları geliştikçe insanlar yanlızlığa itiliyor. Geçenlerde bir çocukluk arkadaşımın oğlunun sünnet düğünü vardı. Bu davet beni geçmişime götürdü. Birlikte oyun oynadığımız günler ve geceler film şeridi gibi gözümün önünden geçmeye başladı.
O arkadaşımla hem akraba, hem komşu, hem arkadaştık. Bu yüzden çoğu zaman beraberdik. Uzun kış geceleri bir araya gelince, çeşitli oyunlar oynardık. Saklanbaç, körebe ilk aklıma gelenler. Gündüzleri de vakit buldukça buluşup oyun oynardık. Vakit buldukça dedim, çünkü okulumuzun yanı sıra Yazının tamamını oku »
Çocuk okuldan gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlanır:
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim. Arkadaşım Fırat’la dövüştük. Ben de yarın onun gözünü şişiricem. Yazının tamamını oku »
- Kimden izin aldın bu bilgisayarı açmak için…
- Bu evin kuralları var. Öyle istediğin zaman gelip gidemezsin…
- Arkadaşına söyle gecenin bu saatinde aramasın bir daha…
- Hava kararmadan evde olunacak…
- Ben senin yaşındayken…
1) Daha küçükken çocuğa istediği herşeyi vermeye başlayın! Bu şekilde o, herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır. Yazının tamamını oku »