Müjde medyam lenfoma gördü!

Müjde medyam lenfoma gördü!

Medyamıza hayranım. Evet, daha önce de yazdığım gibi, internet medyasına daha bir hayranım. Hatta o kadar ki, bazıları bu hayranlığımın saplantı düzeyine ulaştığını iddia ediyorlar.

Televizyonlarda ve sokaklarda “Dikkat Lenfoma!” reklamları yayınlanmaya başlandı, biliyorsunuz (Web siteleri de oldukça ayrıntılı). Bu reklamlar, sosyal içerikli reklamlar kategorisine giriyorlar. Halkı bilinçlendirip, kolayca tedavi edilebilecek hastalıklarla ilgili bilgi vermek amacındalar. Tabi ki maliyetli oldukları için, firmalardan yayın desteği alıyorlar.

Peki cevval internet yazarı yer mi bu numaraları?

Yemiyor!

Gidiyor, “Müjde Lenfoma oldunuz!!!” diye bir yazı yazıyor (Lütfen dikkat, 3 ünlemle). Veriyor, veriştiriyor. Yok efendim, bunlar ilaç firmalarının oyunlarıymış da, yok özel hastanelere giden halkımız çok para harcayacakmış da.

Aklı öylesine karışmış ki, “Doktorlar hemen tedaviye başlar!” demeye getiriyor lafı. Hani kanser tanısı koymak, öyle herkesin harcıymış gibi.

Yahu afedersiniz de, lenfoma nedir biliyor musunuz sahi?

Reklamdaki açıklamayla “Kampanyayı düzenleyen organizasyon bunu sevindirici bir açıklıkla izah ediyor” diyerek dalga geçtiğinize göre, biliyor olmalısınız.

Evet, dedikleri gibi lenfoma, lenf bezi kanseri olarak bilinir!

Evet, lenfomada tedavi şansı yüksektir.

Siz muhtemelen bilmezsiniz ama %90’ın üzerinde bir tedavi şansı vardır.

Böyle bir oran, bir kanser türü için çok yüksek sayılabilir.

Bu yüzden, herkese anlatılmalıdır. Halkımız bu konuda bilgilendirilmelidir.

Zira, yine bilmezsiniz ama, bu ülkede yüzlerce insanımız, sadece bilmedikleri için bu hastalığın tedavisini olamamışlardır.

Çünkü belirtilerin çoğu, ancak kişinin kendisi tarafından anlaşılabilir. Dışarıdan, hele ilk zamanlarında, fark edilmesi oldukça zordur.

Bu yüzden, tıp fakültesi koridorlarında, çocuklarını kanserden kaybeden onkoloji hekimlerinin hikayeleri anlatılır.

Uzman bile olsanız, hasta en yakınınızda bile olsa, fark edemeyebilirsiniz!

Bu trajediye düşmemek için, herkes kanser belirtilerini, basit palpasyonlarla anlaşılabilecek tanı yöntemlerini öğrenmelidir.

Muhtemelen o reklamları seyredenlerin bazıları da bu şikayetleri yaşamakta, fakat tehlikesini bilmemektedirler.

O noktada da çıkışıyor:

“Kampanya bombardımanı o kadar yüksek dozlu ki, sıradan gibi gözüken rahatsızlıklar sizi kanser olduğunuza inandırabilir!

Sebebi bilinmeyen ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, sürekli yorgunluk, ağrısız bezeler”

Pardon, sebebi bilinmeyen ateş demişler ya; nedir bilir misiniz?

“Biraz kırgınım, burnum da akıyor. Aaa ateşim de 38 olmuş” diyerek fark edilmez sebebi bilinmeyen ateş.

Onun sebebi bellidir!

Ah pardon, unutuyorum, doktorlar kesin sebebi bilinmeyen ateşin sebebini de biliyorlardır da, sırf insanlara zarar olsun, cepleri para dolsun, eşleriyle tatillere çıkıp, dönüşte dizlerine laptoplar konsun diye söylemiyorlardır!

Çünkü 6 yıl okul (evet şimdiden 2 yıl fazla), TUS’u kazanmak, 5 yıl uzmanlık; herkesin “He…” deyince yapabildiği bir şeydir.

Bu yüzden bütün doktorlara Hannibal gözüyle bakılmalıdır.

Cani olmasalar, adam keserler mi?

Zaten ani kilo kaybı, gece terlemesi, sürekli yorgunluk, ağrısız bezeler çok çabuk karıştırılabilir belirtilerdir.

Diş ağrısı gibidir ya, hemen herkes, hergün yaşar!

Zaten, aniden kilo kaybeden, geceleri terleyen, sürekli kendini yorgun hisseden, hem de ağrısız bezeleri olan insanlara destek olmasını bilir medyam!

Kilo kaybı, bir iki gündür bazlama yememektendir, olsa olsa.

Gece herkes terler zaten… Hele yarına yazı yazacak konu bulmak için yatakta dönüp duran köşe yazarları daha bir terlerler.

Kendini yorgun hissetmek de psikolojiktir. Nasılsa hepimiz ucundan psikolojik deliyiz. 

Ağrısız beze de… Eee o da… Sinek sokmuştur canım!

Öpün geçer! 

Peki ya sizin telkininizle, bir hasta, kontrole gitmekten vazgeçerse?

O hastaneye gitmekten alıkoyduğunuz hastanın, hastalığın son döneminde tanısı konduğunda, neler hissedeceğini düşünebiliyor musunuz?

Doğru, sizi ilgilendirmez.

Kendinizi suçlu da hissetmezsiniz.

Çünkü siz doktor değilsiniz. Bu hastaları ise doktorlar arayıp bulmak zorundadır.

Ama siz bir güzel yollarına taş koyarsınız.

Güzel ve etkileyici, üstelik hoş bir amaca hizmet eden bir reklamı yere vurmak ne kadar kolay değil mi?

Okuru olan herkes, “yazar”dır nasıl olsa.

Yazıya yorum olarak, “Bu doktorlar organlarımızı satmıyolar ona şükür” yazacak ilkokul veletleri her zaman bulunur zaten.

Aman, doktor deyince, kafam atıyor!

İki şıkşıkla para kazanıyorlar.

Halbuki köşe yazarlığı öyle mi? Hele internette yazmak daha da zor!

O yazıyı bir okuyun, sonra hep beraber haykıralım:

– Müjde medyam lenfoma gördü!

Sevebilirsin...

5 Yanıt

  1. checka dedi ki:

    Zaten bütün doktorların gizli gizli toplandığı bir yeraltı örgütü var.Senede bir toplanıp hain emellerini kararlaştırıyorlar o konseyde.Bilderberg gibi bişi.Bu senede lenfomaya el atmışlar.O yüzden hastalandığınızda sakın doktora gitmeyin!

  2. victory dedi ki:

    Doktorlara yüklenmek medyanın klasik yazı kaynağıdır. Burada da öyle olmuş.

  3. mustafa dedi ki:

    doktorlar parayı kolay kazanmıyorlar ama, genellikle ortalamanın üzerinde kazanıyorlar. ayrıce her zaman ortalamanın üzerinde hayat şartlarında çalışıyorlar. bir mahallî gazetenin ofisinde hijyen aranmayabilir, ama sağlık ocağında temizlik şarttır değil mi? bununla birlikte gerçekten çok çalışıyorlar, eğer boş kalmayı beklemeyip kendi insiyatifleriyle kendilerine zaman ayırmazlarsa, kazandıkları parayı yiyecek vakitleri olmuyor. kadınlar arasında doktor koca bulmaya neden rağbet var sanıyorsunuz?:)

    gelelim medya işgüzarlığına. bu köşe yazısını yazan elemanın zâten dünyânın gidişiyle ilgili rasyonel bir bakış açısı yok. işine gelen komplo teorilerine inanarak yaşıyor. gazetecilerin sayısal bilimlere ilgisizliği sâdece tıpçıları çileden çıkartmıyor, mühendisler de çok şikâyetçi, kendi adıma söyleyebilirim:)

  4. lenfoma4.evre dedi ki:

    evet bana 4.evrede teşhiş kondu tedavim bitti reklamlar başladı en azından benim gibi başkaları dr.dr. dolaşmamıştir benden uyarı özel hastaneden uzak durun dr,a anlatıyorum terlediğimi söyledim bana çok su içtiğimi söyledi hesapta dahiliye uzmanı sanırım reklamlar çok kişiyi erken teşhişe götürmüstür iyi olmuş bu reklamı hazırlayanlara sonsuz teşekürler bu arada t.tıp fakültesi hematolaji bölümünde görev yapan herkese teşekürler

  5. victory dedi ki:

    Geçmiş olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir