Alçak Gönüllülük

Alçak Gönüllülük

Tim Berners-Lee adında bir adam var. Adını söyleyince tanımadınız tabi. 1989’da CERN’de HTML dilini geliştiren ve bildiğimiz anlamıyla webi kuran kişi. “Webin babası”, ayrıca ilk ağ tarayıcısını da geliştiren bir bilgisayar profesörü. Ayrıca Ağ standartlarını belirleyen W3C’nin de kurucusu ve halen başkanı. Sir ünvanı sahibi.

Peki bu profesör, internet üzerinde yayınlanan videolarında, nasıl bir ünvan kullanıyor dersiniz? “Web Developer”. Yani ilkokul mezunu hemen her gencimizin geçtiği “aşamalardan” biri olarak görülen “Web Geliştiricisi”. Ne bir akademik ünvan, ne de liyakat ünvanı yazıyor. Hepsi bu. Web geliştiricisi.

Webi geliştiren adamın, “Web Geliştiricisi” ünvanını kullanması ürkütücü derecede doğru bir tanımlama olsa da, alçak gönüllü davrandığını anlamak zor değil.

Şimdi biraz fikir jimnastiği yapalım. Bu şahıs, diyelim ki ülkemizde doğup büyüseydi ve diyelim ki (nasıl olacaksa) webi bu ülkenin sınırları içinde kursaydı ve bu haliyle profesör olup sir ünvanı olsaydı ne olurdu?

YouTube’daki en basit videosunda bile isim bölümünde şöyle yazardı: Sir Prof. Dr. Tim Berners-Lee.

Sanki sir olmasının veya profesörlüğünün anlattığı konuda önemi varmışçasına.

Şimdiden uzamaya başladı değil mi?

Peki ünvan bölümü? “Webin Babası, MIT Bilgisayar Bilimi ve Yapay Zeka Laboratuarı Kürsüsü Kurucusu, W3C Kurucusu ve Başkanı, Open Data Institute Başkanı”.

20. yüzyılın en etkili 100 isminden biri seçilen birisinden bahsediyoruz neticede. Ünvan bölümüne bütün ünvanlarını hala sığdıramadık ama yine de 5 satır sürdü.

Bizde bu işler böyle ne yazık ki. Ünvanlarımız isimlerimizin önüne geçmek durumunda. Geçemiyorsa, bir şey yapmamışız, yapmıyoruz sayılıyor. Herkes Girişimci, herkes Uzman, herkes CEO!

“Elin oğlu” dev şirketler kuruyor, milyar dolarlarla oynuyor ama iş yerine görece ucuz bir arabayla gelmeye, 10 dolarlık saç kesimiyle dünyanın karşısına geçmeye utanmıyor. Kendisine ilk ismiyle hitap edildiğinde gocunmuyor.

Çünkü kompleksi yok. İnsanlara kendini beğendirmeye çalışmıyor. İnsanlar da onu tipiyle veya arabasıyla değerlendirmeyecek kadar temel insani konularda gelişmişler.

Biz, üniversiteye giriş sınavında derece kazandığı anda, hatta daha öncesinde evlatlarımızı şişirmeye başlayalım.

Biz, belki üstünlük taslamak için, belki de üstünlük taslamanın matah olduğu ülkemizde altta kalmamak için; cep telefonlarımızı, arabalarımızı, evlerimizi, ünvanlarımızı şişirmeye devam edelim.

Böyle devam ettikçe, ne kadar şişirsek de ünvanlarımız bir satırı asla geçemeyecek. Ülkemizden dünya standartlarında üstün özellikte insanlar çıkamayacak. Onları daha yolun başında haksız yere övecek veya ezeceğiz. Büyümelerine asla izin vermeyeceğiz.

Ne demiş Tim, “İnternetteki gezintiniz dünyayı etkiliyor.”

Haklısın Tim. Bir ekleme yapayım: Memleketimdeki gezintimiz de yaşantılarımızı işte böyle etkiliyor.

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir