Kampanya… mı acaba?

Kampanya… mı acaba?

Dolandırıcılığın bin çeşidi var. Suç olmayanı da var. Askerden yeni gelmiş bir genç.. Nereden bulmuşlarsa telefonunu bulmuşlar, iki günde bir arıyorlar.

-Size filan otelin kartını verelim.

Kart şöyle bir şeymiş:

450 lira ödeyip alacaksınız..Bir yıl geçerliliği olacak. O meşhur otelde doğum gününüzde bedava kalabileceksiniz. Sair günlerde yanınızda götürdüğünüz misafir için yüzde 50 az ödeyeceksiniz.

Her zaman önceliğiniz olacak.

İndiriminiz olacak.

Çok özeti hepsi yalan da.. Doğru kabul etsek bile o genç bütün hayatı boyunca o otele kaç defa gitmiş..

-Hiç gitmedim, diyor.

Peki 450 lirayı ödeyip hadi doğum günümde oraya gideyim dese ve dedikleri gibi ücretsiz olsa kaç liraya bir gece kalmış olacak?

450 liraya..

Yanında bir de arkadaş götürecek.

Yaptığı masrafların çoğu, ekstra kabul edilip parası alınacak..Bir gecelik masraf ona patlayacak 750 liraya..Adı da indirim kartı olacak.

Oraları kullanabilir halde olanlar zaten böyle pazarlama oyunlarına gelmez.

Hariçteki insanları dolandırılmaktan kurtarmanın yolu ne?

Muhtemelen imzalatılacak evraklarda suç unsuru bulunamaz.

Kırk tane de şart vardır. Üç gün sonra aldatıldım, deme imkânınız da yok. Tuzağa düşerseniz bir plastik parçasını 450 liraya almış olacaksınız.

….

Bankaların reklamı çıkıyor.

Dileyene masrafsız, dileyene faizsiz kredi.

Masrafsız da faizsiz de kredi olmaz.

Reklamda söylenenler ne olursa olsun, maliyet hemen her bankada dönüp dolaşıp aynı kapıya çıkar.

Bu reklamları denetleyen bir mekanizma yok mu?

Eskiden sözleşmeler küçük punto ile yazılırdı. Vatandaşın okuyamadığı, üşendiği, okumadan imzaladığı için başına bu işler geldiği söylenirdi.

Kanunla punto büyüttüler.

Sonuç değişti mi?

Banka, GSM şirketlerinin reklamlarını bu açıdan denetleyen bir mekanizmaya ihtiyaç var.

Reklam aldatıcı olmamalı.

Masrafsız kredi, diyor..Masrafsız kredi yok..

Faizsiz kredi, diyor..Faizsiz kredi yok.

Olmaz da.

Tüketici, aynı miktar kredi için aynı vadede adı masrafsız da olsa, faizsiz de olsa, aynı parayı ödüyor.

Yıllık toplam maliyet aynı.

O zaman neden böyle bir yola tevessül ediliyor.

Ben, tüketici dernekleri bu işlerle uğraşmıyor, deyince kızıyorlar.

Ahmet Sağırlı – TÜRKİYE

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. Ömer Pala dedi ki:

    Kesinlikle çok haklı bir konuya temas edilmiş. GSM şirketlerinin sınırsız tarife adı altında yaptıklarına hepimiz şahit olduk, kontrol mekanizması şart.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir