Tipografide Anti-Aliasing Kavramı

Tipografide Anti-Aliasing Kavramı

Birden fazla tarayıcı kullanıyorsanız, birden fazla işletim sistemini denediyseniz veya hepsinden önemlisi tasarım işiyle uğraşıyorsanız; aynı yazı tipini kullanarak yazdığınız bir yazı parçasının, farklı ortamlarda şaşırtıcı derecede farklı şekillerde göründüğünü de fark etmişsinizdir.

Windows’ta yazıların görünümüne alışmış birisi için, Ubuntu’nun yazı görünümleri şaşırtıcı olabilir. Hatta, aynı tarayıcıyı (Firefox), bahsettiğimiz iki işletim sisteminde de kullanırsanız, yazı tiplerinin aynı program içinde bile çok farklı görünebildiğini öğrenirsiniz.

Photoshop’u açıp bir kelime yazdığınızda, üst çubukta “iki a harfinden” oluşan bir işaretin yanında bir drop-down menü olduğunu görürsünüz. Burası Anti-Aliasing tipini belirleyebileceğiniz bölümdür. Azıcık kurcalayalım derken bir de bakarsınız, yazdığınız kelime şekilden şekile girer. Biri seçildiğinde harfler gözlerinize daha keskin görünür, biri harflerinize biraz kilo aldırmış gibi yapar. Diğerleri az çok aklınıza yatar, ana “None” seçeneğini seçince ortaya çıkan kargacık burgacıklığa anlam veremezsiniz.

Eh, dijital ortamda çalışmayı kabul etmişseniz; şunu göze almışsınız demektir: Her ortam, kendi kurallarını kendisi koyar!

… ve dijital dünyada dikkate almanız gereken gerçekten çok fazla kural vardır.

“Yazı tiplerinin farklı ortamlarda farklı görünmesi” problemi de, pek çok kuraldan etkilenen bir problemdir. İsterseniz bu yazımızda, yukarıda bahsettiğimiz Anti-Aliasing mefhumunun anlamını ve kullanılan yöntemleri açıklayalım.

Nedir bu Anti-Aliasing kardeşim?

Sakin olun. Ne diyorduk? Hah, dijital dünyanın farklılıklarından bahsediyorduk. Efendim, baskı dünyası yüksek DPI’lı baskının tadını çıkaradursun, dijital alemde elimizi kolumuzu bağlayan bazı sınırlar var. Bunların başında da ekranlar geliyor. 200-300 PPI’lık ekranlar henüz satın alınabilecek bir fiyata inmediğinden, bugün dünyanın hemen her köşesinde kocaman kocaman piksellere sahip bilgisayar ekranları kullanılıyor.

Ancak, ekranlarımızın bu sınırlarını görmek istemiyoruz. Ekranlarımızın, baskı kalitesinde görüntü vermesini, en azından piksellerini bize “çaktırmamasını” istiyoruz. Ancak işin ekran tarafı gelişene kadar, bu konuda yazılımlara dayanmamız gerekiyor.

İşte anti-aliasing kavramı da burada ortaya çıkıyor. Kavramı anlamak oldukça kolay: Harflerin, normal şartlarda ekranlarımızda merdiven basamakları gibi görünmesi gereken köşelerine yarı transparan pikseller ekleyerek, gözlerimizi kandırıyoruz. Çoğunlukla, harfleri yeterince yakından görene kadar, böyle yapıldığını fark etmiyoruz bile.

Ancak yukarıda da söylediğimiz gibi, her teknoloji dijital dünyada farklı şekillerde ele alınıyor. Anti-Aliasing konusu da bu kategoriye girdiği için, farklı ortamlarda farklı sonuçlar elde ediyoruz. Hinting (ipucu), subpixel rendering, yazılım ve işletim sistemi özellikleri, bu farklılıkların ortaya çıkmasında etkili oluyor.

“Onlar da ne ola ki?” dediğinizi duyar gibiyiz.

Cevap, aaaz sonra…

Kavramlar

Aliasing mi, Anti-Aliasing mi?

Yazıların ekranlarda okunaklı görünebilmesi için, Anti-Aliasing özelliğini kullanmamız gerektiğini anlamak zor değil. Bazı özel durumlar haricinde Anti-Aliasing tekniği, gözlerimizi daha az yoruyor. Bunun dışında, yazı tipini “olması gerekene” daha yakın gösteriyor. Eh, bu yüzden Aliasing mi, Anti-Aliasing mi? sorusuna cevap vermeye bile gerek yok. Sorulabilecek soru, Anti-Aliasing’in nasıl uygulanacağı. Bu sorunun cevabı da, içinde bulunulan projeye göre değişiklik gösteriyor.

“72pt Myriad Pro”: Aliased ve Anti-Aliased versiyonları

Font Hinting (Yazı Tipi İpucu)

Yazı oluşturan motorların çoğu, basılacak harflerin hangi kısımlarının yumuşatılacağını belirlemek için, Font Hinting denilen metottan yararlanıyorlar. Bu metod, matematiksel talimatlar içeren tabloları kullanarak, harfleri bir düzleme yerleştiriyor ve hangi piksellerin değiştirileceğini belirliyor. Elbette pek çok program, standart algoritmalardan destek alan bir auto-hinting özelliği kullanıyor. Ancak ideal olarak bunun yazı tipinin tasarımcısı tarafından elle hazırlanması ve dosyaya eklenmesi gerektiği söyleniyor.

Öncelikle önemli noktalar belirleniyor. Daha sonra bu noktalar piksel köşelerine yerleştiriliyor. Ara noktalar, bu noktalarla olan ilişkilerine göre pozisyonlandırılıyor. FontForge gibi açık kaynak bir yazı tipi editörü kullanarak yazı tiplerinin “ipuçlarına” ulaşılabiliyor.

Yerine göre hinting’in kullanılmasının avantajları ve dezavantajları olabiliyor. Tasarımcı çoğunlukla yazı tipinin tutarlılığı ile okunabilirlik arasında kalıyor.

Tipografide Anti-Aliasing Kavramı - 3

FontForge’da Goudy Oldstyle’ın “H” harfi için ipuçları böyle görünüyor.

Subpixel Rendering

Standart monitörlerde her piksel 3 ayrı elemandan oluşuyor: Kırmızı, yeşil, mavi. Bu 3 alt pikselin parlaklıkları, birbirlerinden bağımsız olarak belirlenir. Çok küçük olduklarından, gözlerimiz tarafından tek renkli bir piksel olarak görülürler. Tipik bir anti-aliasing, bu alt pikseller için de gri skala içinde değerler belirler. “Subpixel rendering”, bu tek renkli elemanların kendi başlarına davranamamalarını sağlayarak ekranın olduğundan daha yüksek çözünürlüklüymüş gibi görünmesine yardımcı olur.

Yanisi şu: Bu yöntem sayesinde bir piksel, komşu piksellerden etkileniyor. Böylece basılacak harf çok daha hassas oranlarda yumuşatılabiliyor. Basılan harfin dış hatlarında, fark edilebilen renk geçişleri ortaya çıkıyor.

Subpixel rendering, tam olarak hizaya dizilmiş piksel düzlemlerinde işe yarıyor. Bu da, ancak LCD ekranların bu tekniği doğru çalıştırabileceğini gösteriyor. CRT ekranlarda tutarsızlıklar ortaya çıkıyor, pikseller garip garip dağıtılıyor. Bu da, CRT ekranlarda işimizi zorlaştırıyor. LCD ekranlar arasında bile, alt piksel düzenlemesi açısından dikkate değer farklılıklar gözleniyor: Bazı ekranlar RGB’ye göre, bazısı ise BGR’ye göre alt pikselleri sıralıyor.

Tipografide Anti-Aliasing Kavramı - 4

Subpixel rendering, her renk elemanını ayrı ayrı belirleyerek hissedilen çözünürlüğün artmasına sebep oluyor.

Tipografide Anti-Aliasing Kavramı - 5

Subpixel rendering ile daha kaliteli sonuçlar alınabiliyor ama renk şeritleri üretiliyor.

Peki dahası?

Şimdi sıra, farklı ortamlarda Anti-Aliasing’in nasıl uygulandığını incelemekte. Mesela şu Adobe Photoshop’taki Anti-Aliasing seçeneklerinin anlamlarını eklemezsek, konu eksik kalacak gibi.

Ancak şimdilik bu kadar tipografi yeter sanırız. İsterseniz, konunun kalanına daha sonra devam ederiz.

Yorum bölümü, yazıya ilişkin yorumlarınızı ve yazının devamı konusunda tavsiyelerinizi yazabilmeniz için bire bir. Her zaman olduğu gibi, dinlemeye hazırız.

Bu yazının büyük bir bölümü, The Ails Of Typographic Anti-Aliasing yazısından tercüme edilmiştir.

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir