
Sırtında çanta, güneşin yaktığı zeminde yürüyordu. Biraz durdu, çantasının yanına iliştirdiği şişeyi eline aldı ve biraz su içti. Yolun kenarındaki çalıların arasından bir çiftçinin başı göründü. Kendisine gülümseyerek bakan adama, gülümseyerek karşılık verdi.
- Yolculuk nereye hemşerim?
Bu kadar samimi ve klişe bir soru beklemiyordu adamdan. Yazının tamamını oku »
“IQ testi”, “EQ testi” derken girmediğimiz bir tek “Test testi” kaldı neredeyse…
Hayatımızın her yerinde test var. Özellikle doksanların sonu ve ikibinlerin başında Türkiye’de genç olanların hemen herşeyi testtir. “Aslında hayat uzunca bir testtir” diyen hocalara bile hak vermeye başlarız. Düşünün işin vahametini…
Test soruları olmadan, yanlış doğruyu götürmeden kendinizi “test” etmek isterseniz bu oyun tam size göre… Yazının tamamını oku »
Çocuk dergilerini hepimiz biliriz. Eminim çoğu kişinin çocukluğunda önemli bir yeri vardır. Hele o bulmaca sayfaları! Labirent şeklinde yolları takip etme bulmacaları, numara birleştirmeler… Çocukların eğlencesi çoktur. Bazen o çocuk dergilerinin bulmaca sayfalarında öyle bulmacalar yer alır ki, değil çocuklar, büyükler tarafından çözülmesi bile pek kolay değildir.
Aslında bulmacaları kolay çözebilmenin yolu çok bulmaca çözmekten geçer. Ama bu seferki yazımda böyle bir uğraşla çokça vakit geçirmiş olmanızın bir önemi yok. Yazının tamamını oku »

Google Docs; Excel, Word, Powerpoint benzeri online uygulamalarıyla işlerimizi çok kolaylaştırdı. Özellikle sistemin Gmail’e entegre olması sebebiyle, gelen maillere eklenmiş olan projeleri internet üzerinden görüntüleyebiliyor, düzenleyebiliyor ve kaydedebiliyoruz.
Google bu kadarla kalmaya niyetli görünmüyor. Resmi Google Docs blogunda yayınlanan bir yazıda da belirtildiği gibi, artık hazırladığımız tabloların başkaları tarafından düzenlenmesine izin verebiliyoruz.
Bu pratikte şu anlama geliyor: Yazının tamamını oku »

Pek çok tabiat olayına şahitlik etmiş olabilirsiniz. Fakat bazıları var ki, muhtemelen daha önce hiç görmediniz. Venezuela’da yılda 1,176,000 kere çakan şimşeklerden, Danimarka’nın “Siyah Güneş”inden, Idaho’nun “Ateş gökkuşağı”ndan bahsediyoruz. “Onlar da ne?” diyorsanız, yazımızın devamına buyurun.
1. Venezuela’nın sürekli fırtınası Yazının tamamını oku »

RSS Feed’lerini kullanarak internette sayfaları açarken geçirdiğimiz süreyi kısaltabiliyoruz. Onlarca beslemeyi, kullandığımız RSS okuyucuya ekliyor, yazıları tek bir kaynaktan takip ediyoruz.
“Online RSS okuyucu” dediğimizde, çoğumuzun aklına Google Reader geliyor. Sade arayüzü ve kullanım kolaylığıyla, Google Reader bu alanda uzun zaman baş köşeyi kaptı.
Fakat RSS okuyucuların ortak bir sıkıntısı var: Yazıları kendi istedikleri gibi görüntülüyorlar. Yazının tamamını oku »
Gülümsemeyi andıran ağız yapılarıyla her zaman sakinliği ve cana yakınlığı simgeleyen yunus balıkları, Orlando’da bulunan bir akvaryumda, baloncuklar yapıp oynuyorlar. İnsanları eğlendirdiklerinin farkındalar mıdır bilinmez ama, kesinlikle eğlenmeyi biliyorlar!
Youtube’a yüklenen aşağıdaki video 1 ay içinde 900 bini aşkın kişi tarafından ziyaret edilmiş.
Kim demiş, insanlar belgesel sevmez diye! Yazının tamamını oku »

İnternetin ilk yıllarında, kaliteli Türk siteleri bulmak neredeyse imkansızdı. Hatırlarsınız, internet alemi blogların temelini atmakla meşgulken, biz “Home Page”lerimize animasyonlu gifler yerleştirerek mutlu oluyorduk. Elbette geriden gelmemizin sebebini internetin o yıllarda oldukça pahalı ve yavaş olmasına da bağlayabiliriz.
Fakat pek de kendimizi savunamayacağımız bir nokta var: Kaliteli projelerle uğraşmıyorduk! Ufku olan, web teknolojilerine hakim olmaya çalışan çok az web geliştiricimiz vardı. Onlar da, yabancı dil konuşuyorlarmış gibi karşılanıyorlardı. Neticede bu web geliştiricilerimizin çoğu, internet dünyasına küstü. Yazının tamamını oku »