Wireless Değil, Düşüncesi Hasta Ediyor

Wireless Değil, Düşüncesi Hasta Ediyor
Kitabın ortasından başlamak gerekirse: “Wireless hasta ediyor diyorlar?! Doğru mu ki?”

Geçtiğimiz günlerde Fransız hükûmeti, biraz da İngiliz gazetesi Telegraph gibi basın kuruluşlarının dolduruşuna gelerek okullarda wireless (kablosuz ağ) kullanımını yasakladı.

Halbuki Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bu konuda aldığı pozisyon çok açık:

“Bugüne kadar, yapılan kapsamlı araştırmalara rağmen, düşük seviyede elektromanyetik alanlara maruz kalmanın insan sağlığına zarar verdiğini gösterir bir delile ulaşılamamıştır.”

Üstelik, bugüne kadar wireless’ın sağlığa neden ve nasıl zarar verebileceğini açıklayacak bir tek biyolojik mekanizma bile bulunamadı. Wireless, iyonizan olmayan dalga boylarında çalışıyor, genetik bozukluk yapacak moleküler değişiklikler yapmıyor. WHO’nun da açıkladığı gibi, insan vücudu wireless sebebiyle; FM radyolardan ve TV’lerden aldığı sinyalin sadece beşte birini alıyor. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen, bugüne kadar FM radyoların ve TVlerin sebep olduğu bir zararlı etki bile gösterilemedi. (Zararlı yayınları hariç tabi.)

Telegraph: Asparagas bir tercih değil. Asparagas bir yaşam tarzı.

Hastalığa İnanmak

Nocebo Etkisi‘ni duyanınız var mı? “Etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarması” olarak açıklanan Plasebo Etkisi‘ni herhalde çoğumuz duymuşuzdur. Nocebo Etkisi bunun tam tersi. Plasebo Etkisi’yle iyileşilebildiği gibi, Nocebo Etkisi’yle de ortada hiç bir sebep yokken ciddi olumsuz etkiler görülebiliyor.

Yapılan bir çalışma, başına sahte Wireless yönlendiricisi yerleştirilen katılımcılardan yarısının, hasta olduklarını düşündüklerini göstermiş. Gerginlik, baş ağrısı, karıncalanma hissi gibi “yan etkiler”in görüldüğü iddia edilmiş.

Araştırmacılar; katılımcılara, “elektromanyetik hipersensitivite” adında uyduruk bir hastalığı anlatan bir belgesel seyrettirmişler. Belgesel sonrasında, kaygılı yapıda olanların rahatsızlık şikayetleri artmış. Garip bir şekilde kaygısız olan katılımcıların şikayetleri, artmak şöyle dursun, daha da azalmış.

Geçmişte de yapılan onlarca çalışma “elektromanyetik hipersensitivite” diye bir şeyin olmadığını göstermişti. Daha da ötesi, “elektrosensitif” olduğunu söyleyen insanların, elektromanyetik alanları diğer insanlardan daha iyi tespit edemedikleri de yapılan çalışmalarda görüldü. Hatta bazı çalışmalarda, normal katılımcılar elektromanyetik alanları tespit etmekte daha başarılı oldular.

Bu durumun günlük hayattan örnekleri de yok değil: Güney Afrika’da bir bölgede yaşayanlar, wireless bant sağlayıcısı olan bir firmayı, sağlık şikayetleri oluştuğu için mahkemeye verdiler. Sonuçta, firmanın henüz sistemi çalıştırmadığı anlaşıldı!

Elektromanyetik dalgaların zararı görülmemiş olsa da, Nocebo Etkisi yaşayanların bu durumdan muzdarip oldukları çok açık. West Virginia’daki Greenbank bölgesinde, dünyanın en büyük radyoteleskopu yer alıyor. Bu yüzden, bölge radyo dalgalarından arındırılmış durumda. Elektromanyetik dalgalardan aşırı düzeyde etkilendiklerini düşünen küçük bir “Wireless Mültecileri” grubu, huzuru buraya taşınmakta bulmuş. Elektrik bile olmadan hayatlarını sürdürüyorlar.

İnsanoğlunun etkilendiğini sandığı şeyler, ilaçlar ve radyo dalgaları ile sınırlı değil. “Rüzgar Çiftlikleri”nin çevresinde yaşayanlar bile türlü dertlere düşmüşler: Yaşlanmanın hızlanmasından, denge bozukluğuna kadar aklınıza gelebilecek her konuda tam 244 hastalığın bunlarla ilişkili olduğu iddia edilmiş. Sidney Halk Sağlığı profesörü Simon Chapman, espriyle karışık “Rüzgar Çiftliklerinin sebep olmadığı hastalık kaldı mı?” diye soruyor hatta.

Doğruluğunun ispatına çalışmak yerine, bütün bu iddiaların “yanlış olduklarının” ispatlanmaya çalışılması, bilim alanında zaten sınırlı olan maddi imkanların ve işgücünün boşa harcanmasına yol açıyor.

Yani konu ister elektromanyetik dalgalar olsun, isterse rüzgar çiftlikleri; işin içinde insan faktörü olduğu sürece duyduklarımıza hemen inanmamamız gerekiyor.

… ve tabi ki okuduklarımıza.

Referanslar

Rubin, G. J., Nieto-Hernandez, R., & Wessely, S. (2010). Idiopathic environmental intolerance attributed to electromagnetic fields (formerly ‘electromagnetic hypersensitivity’): an updated systematic review of provocation studies. Bioelectromagnetics, 31(1), 1-11.

Witthöft, M., & Rubin, G. J. (2013). Are media warnings about the adverse health effects of modern life self-fulfilling? An experimental study on idiopathic environmental intolerance attributed to electromagnetic fields (IEI-EMF).Journal of psychosomatic research, 74(3), 206-212.

Yazı İmajı: AMC/Better Call Saul.

Kaynak: Big Think.

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. süleyman dedi ki:

    Weriless’lerin zararlı bir etkisi var mı yok mu bilemiyorum ama bazen bu teknolojiden nefret etmediğimde olmuyor değil.Misal bir gün otobüsteyim arka koltuktaki kişi telefonla konuşuyor,ön koltuk aynen ve tepemde dikilen kişinin kemerinde telefonu tam başımın hizasında ve o muhteşem an geliyor onunda telefonu çalıyor.Sağım solum önüm arkam sobe.Bir an için avazım çıktığı kadar bağırmak istedim ama istemekle kaldım. O gün bu gün toplu taşımada bir telefon geldiğinde ya konuşmuyorum yada kısa kes aydın havası olsun diyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir