Ateş Pahası – Cihan Padişahı’nın Ayamama hatırası

Ateş Pahası – Cihan Padişahı’nın Ayamama hatırası
Dün büyük hakan Kanunî Sultan Süleyman Han‘ın 1520 yılında tahta çıkışının 489. yıl dönümüydü. O günün hatırasına onun başından geçen bir hadiseyi nakletmek istedik.

Tarih: 20 Eylül 1563

Yer: Safraköy (Sefaköy)

İstanbul, tarihin kaydetmediği bir sel felaketi yaşamakta. İki gece bir gün süren fırtına ardında kum tanesi bile bırakmaz.

Deniz taşar, kıyı köyleri helak olur. Deniz kıyısındaki surlar, büyük tahribata uğrar. Topkapı Sarayı’na yıldırımlar düşer.

Tarihçi Hammer, Devlet-i Osmaniye isimli eserinde bu durumu şöyle anlatır: “Osman Gazi’den beridir bu coğrafya, böyle bir felaket görmemişti”.

Şu işe bakın ki, geçen ay yaşadığımız sel baskınında taşan Ayamama deresi; o zaman da coştukça coşar, taştıkça taşar. Bu sırada avda olan Cihan Sultanı Süleyman Han, dönüş yolu üzerinde (bugün Sefaköy olarak bilinen) Safraköy ile Çobançeşme arasındaki vadide sele kapılmaktan zor kurtulur. Bahsettiğimiz bu vadi, sel felaketinde adı geçen Basın Ekspress yolunu da içine alan vadiden başkası değildir. Demek ki meselenin küresel ısınmayla, mevsimlerin değişimiyle falan çok da ilgisi yoktur, yüzyıllardır zaman zaman seller yaşamış bir bölgedir burası.

Neyse, Sultan ve maiyeti, zar zor civardaki bir köylünün evine sığınırlar. Köylü, Sultan’ın ve maiyetindekilerin rahatça istirahat edebilmeleri için elinden geleni yapar. Gece boyu ocağa odun atar, ateşi alabildiğine harlar. Felaketzedeler zorlu geçen bir günün ardından dinlenme fırsatı bulurlar.

Şiddetli yağış gece de devam eder. Ertesi sabah, yağmur hafifleyip, dinmeye yüz tutunca toparlanırlar. Padişah, köylüye ihsanda bulunmak ister, mecburi misafirliklerinin ücretini sorar.

Olacağı bu ya, köylü biraz düşünür ve oldukça fazla miktarda altın ister. Buna şaşıran Sultan, “Ateşin pahası bu demek.” der, gece boyu yanan ateşe gönderme yapar. Kendisine yakışanı yapar, köylünün istediği ücreti ödeyerek, adamın gönlünü hoş eder.

İşte, bugün bile bir şeyin çok pahalı olduğunu ifade etmek için kullandığımız ‘ateş pahası’ deyimi, bu hadiseden sonra ortaya çıkmıştır.

Bu vesileyle, 1566 yılının Eylül ayında Zigetvar muhasarası sırasında vefat eden büyük sultanı, tahta çıkışının 489. senesinde rahmetle anıyoruz.

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. ferhat dedi ki:

    Hımm. Tarih tekkerrürden ibarettir sözünün doğruluğu bir kez daha ispatlanmış oluyor. Allah rahmet eylesin…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir