Evde öğrenim gören meşhurlar

Evde öğrenim gören meşhurlar
Evde öğrenimin yetersiz olacağı, genel bir kabuldür. Ancak bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarını bugüne kadar çoğumuz görmedik. Bu yazımızda evde öğrenim gören meşhurları listeliyor ve bu konudaki araştırmaların sonuçlarına yer veriyoruz.

Her ülkenin eğitim sistemi birbirinden farklı. Üniversite sınavlarından, öğrenim şekillerine kadar pek çok alanda bu farklarla karşılaşıyoruz. Bu farkın yalnızca ülkelerin gelişmişlikleriyle alakalı olduğunu zannetmeyin. Avrupa ülkelerinin kendi aralarında bile ciddi farklar var eğitim alanında.

Bu farklardan biri de evde öğrenim konusunda karşımıza çıkıyor. Mesela Almanya’da evde öğrenim görmek yasalara aykırıyken; ABD, Fransa, İngiltere, Avustralya, Kanada gibi ülkelerde yasal olarak kabul ediliyor. Hatta evde öğrenim gören öğrencilerin ulusal imtihanlara girmelerine izin veriliyor, yüksek öğrenime kadar evinde okuyan bir ABD vatandaşı, pekala üniversiteye girebiliyor.

Ülkemizde ise evde eğitim görmek, yasal olarak kabul görmüyor.

İsterseniz bu kısa bilginin ardından önce siyaset ve bilim alanlarında çalışan, evde öğrenim görmüş meşhur karakterlerden bazılarını listeleyelim. Daha sonra da “evde öğretim”in başarıyı nasıl etkileyebildiğini söyleyelim:

Abraham Lincoln1. Abraham Lincoln (1809–1865):

ABD’nin 16. başkanı. Çok kısa bir süre okulda eğitim gördüğü biliniyor. Fakat sık kitap okuduğu, aritmetik çalıştığı not ediliyor.

2. II. Elizabeth (1926 – …):

Halihazırda İngiltere kraliçesi. İlk eğitimini evde almış, daha sonra Elton Koleji’nde Tarih derslerine katılmış.

3. George Washington:

İlk ABD Başkanı. Eğitimini evde babası ve ağabeyinden almış.

4. Agatha Christie (1890-1976):

Meşhur İngiliz polisiye roman yazarı. Çok utangaç olduğu ve bu sebeple 2 kardeşinin özel okul gönderilmesine rağmen kendisinin evde öğrenim aldığı biliniyor.

Thomas Edison5. Thomas Edison (1847-1931):

Bugünlerde yaşıyor olsaydı, muhtemelen ADD (Dikkat eksikliği – Hiperaktivite Bozukluğu) teşhisi alacaktı. Okula başladıktan 3 ay sonra okuldan ayrılmak zorunda kaldı, çünkü soru sormaktan bir türlü vazgeçmiyordu. Bundn sonra annesi tarafından evde eğitildi. Bu konuyla ilgili şunları söylüyordu: “Benim mimarım annemdir. Benim başarılı olacağımdan çok emindi. Hayatta hayal kırıklığına uğratmamam gereken birisi olduğunu düşündürdü.”

6. Alexander Graham Bell (1847-1922):

Telefonun kaşifi olarak tanınan bilim adamı. 10 yaşına kadar annesi tarafından eğitildi. O sıralarda annesinde işitme kayıpları başladı. Çocuğunu bu şekilde iyi eğitemeyeceğini düşünen annesi, oğlunu okula gönderdi. Graham Bell’in ilerleyen yıllarda akustiğe merak salmasının ardındaki sebep olarak, annesindeki işitme kaybı gösterilir.

Evde okuyanlar başarısız olmaz mı?

Evet, bu sıkça kabul gören bir düşünce. Ancak şaşırtıcı bir şekilde, bazı araştırmalar bunun tam tersine işaret ediyor. Bu araştırmaların sonuçları, aslında yukarıda sıraladığımız meşhurların başarılarının rastlantı sonucu olmadığını da gösterebilir.

“Evde öğrenim” konusunda en büyük itirazlar, evde öğrenim gören öğrencilerin asosyal olacakları ve yaşıtlarından daha başarısız olacakları konularında toplanıyor. 2003 yılında ABD’de, 7300 öğrenci arasında yapılan bir araştırma ise bu itirazların haksız olabileceklerine işaret ediyor:

* Evde öğrenim gören öğrencilerin %71’i sosyal aktivitelerde yer alırken, aynı yaş grubunda toplam oran % 37 olarak belirlenmiş.

* Evde öğrenim gören öğrencilerin oy kullanma oranlarının %76 olduğu, bu oranın ilerleyen yaşlarda %95’e çıktığı söyleniyor. Genel ABd popülasyonunda ise bu oranlar %29 ve %53 olarak sıralanıyor.

* Evde öğrenim gören öğrencilerin %58.9’u hayatlarını “çok mutlu” olarak tanımlıyor. ABD genelinde bu oran %27.6’da kalıyor.

Bir başka araştırma ise, evde öğrenim gören öğrencilerin SAT skorlarının, okulda eğitim görenlere göre 58 puan daha fazla olduğunu gösteriyor.

John Taylor tarafından yapılan “Kişilik Algısı Testi”ne katılanların %50’sinin başarılı olurken, evde öğrenim görenlerin %90’ının başarılı oldukları saptanmış. Araştırmacı bu noktada evde öğrenim görenlerin kendi kişiliklerini daha iyi oturtabildiklerini söylüyor.

Son nokta…

Bu konunun geçtiği ABD kaynaklı bir sitede, evde öğrenim görmüş başarılı bir üniversite öğrencisi olan okuyuculardan birinin yaptığı yorum, bu konuya son noktayı koyabilecek nitelikte:

“Önemli olan evde, devlet okulunda veya özel okulda okumuş olmak değil. Önemli olan öğrencinin ve öğretmenin başarı için ortak çalışabilmesi. İyi bir öğretici ile iyi bir öğrenci bir araya gelince başarı ortaya çıkıyor. Gerisi yalnızca detay…”

Uluslararası sayısal imtihanlarda hemen her zaman son sıralarda yer alan bizler için, bu sözler daha fazla anlam taşımıyor mu?

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. wolworin dedi ki:

    bu evde öğrenim işini ben yaklaşık olarak 5. sınıftan beri söylüyorum. ama kimse ne inanıyor ne de takıyor. tabi işin içinde maddi durumun önemi büyük. ama çok mantıklı da. çünkü dünyada çok az kişinin kafa yapısı aynıdır. zaten dershanelerdeki deneme sınavlarının da amacı budur. yaklaşık olarak aynı zekadakileri bir sınıfa koymak. fakat bir şey unutulmaktadır. bir sınavda aynı başarıyı almakla aynı zekada olmak farklıdır. birisi 10 saat çalışır birisi 1 saat. yani birsiniftan herkes %100 verim alamaz. bir makine gibi işleyemez. tam birisi bir şeyi anlar diğeri bir soru sorar ve konu kaynar gider. zaten böyle bir ortamdada siz bir soru sormaya çekinirsiniz çünkü tek soruda 100 türlü farklı fikir ortaya çıkar. ne diyim. düşünceler harekete geçirildikleri zaman bir işe yararlar. (bu arada burasını meb sanıp döktürdüm) 🙂

  2. klon dedi ki:

    Bence evde egitim okulda egitim gormekten daha iyi uygun sartlar saglandiginda insanlar rahat bir ortamda egitim gorurler ve mutlu olurlar mutlu olan insanlar yaptiklari iste cok basarili olur bu toplumun gelismesine katki saglar ve okulda egitim gorup mutsuz bir insandansa bu tur insanlar cok daha iyidir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir