Kilo Vermenin Alışılmamış Yolları

Çoğu insan başarılı bir kilo verme planının sağlıklı bir diyet ve hareket ile olacağı konusunda hemfikirdir. Neyseki yedikleriniz ve ne kadar hareket ettiğiniz kontrol edebildiğiniz etkenlerden. Belki de bunları zaten yapıyorsunuz fakat muhtemelen hiç duymadığınız ve kilo vermenizi destekleyen bazı alışılmadık yöntemlerin olduğunu biliyor muydunuz?

Hepsinden öte, bu ipuçları işe yaramaz kilo verme akımlarından değil; araştırmalar ile destekelenen cinsten şeyler. Onları şuanki rutininize eklerseniz size aradığınız desteği verebilirler!

1. Daha fazla vanilya koklayın

Tat ve koku ayrılmaz bir bütündür. Lezzetli bir şey koklamak iştahınızı arttıracaktır. Aynı şey tersi için de geçerli. Tiksindirici bir şey kokladığımızda, genelde iştahımız kaçar.

Vanilya koklamak tatlı krizini yatıştırabilir. Bu tatlı koku beyinde tat alma arzusunun yaşadığı kısmı sakinleştirici bir etkiye sahiptir. Bu ise iştahınızı dizginlemenize yarayabilir. Araştırmalara göre vücutlarında vanilya kokulu bant taşıyanlar, limon kokulu bant taşıyanlara veya bant taşımayanlara nazaran daha çok kilo veriyorlar. Araştırmacılar vanilyanın tatlı kokusunun tatlıya olan arzuyu yatıştırdığına inanıyor. Ayrıca katılımcılardan vanilya koklayanların tatlıda aşırıya kaçmadıkları gözlemleniyor.

Yani eğer tatlı, yiyince suçluluk duyduğunuz bir zevkse vanilya kokulu oda spreyi veya mum almak kendinizi dizginlemenizi sağlayabilir.

2. Yemekleri farklı renkte tabaklarda yiyin

Tabağınıza koyduğunuz yemek kilonuzda elbette etkili olacaktır. Ancak Cornell Universitesi, tabağınızın renginin de yediğiniz miktar üzerinde etkili olduğunu söylüyor. Araştırmacılar katılımcıların, yiyecekleriyle aynı renkte tabaklarda yemek yediklerinde, tabaklarına yüzde 30 daha fazla yiyecek aldıklarını gözlemliyor. Tabağın renginden farklı bir renkte bir şey yediklerinde ise daha az yiyorlar. Tabağınızdakilerin ne kadarını yediğiniz kilo verme çabanıza yardımcı olabilir veya bu çabanızın önüne geçebilir.

İşi bir adım daha ileriye götürmek ister misiniz? Masa örtüsüyle zıt renklerdeki tabakların da gıda alımını azalttığı görülüyor. Diğer araştırmalara göre, mavi tabaklar gıda alımını azaltmaya yardımcı oluyor. Yemeklerin büyük çoğunluğu mavi değil, bu da beyinde iştah uyandıran hiçbir yerin tetiklenmemesi demek.

3. Yemek yediğiniz kişileri değiştirin

Beraber yemek yiyip sosyalleştiğiniz kişiler sizin hayat tarzınızı da etkileyebilirler. Bir araştırmaya göre, arkadaşlardan birisi obez ise, diğerinin de obez olma ihtimali yüzde 57’ye kadar artabilir. Obez bir eş de kilo alma riskinizi arttırabilir.

Araştırmalar ayrıca etrafımızda yemek yiyenlerin porsiyonlarının da bizim için olağan sayılmaya başlayabileceğini söylüyor. Bu yeni bir arkadaş grubu bulmanız gerektiği anlamına değil, çevrenizdeki işaretlerin farkına varmanız gerektiği anlamına geliyor.

4. Yediğiniz her şeyi not edin veya hepsinin fotoğrafını çekin

Pek çok kilo verme programı gıda alımınızı not tutarak veya fotoğraf çekerek takip etmenizi öneriyor. Bu sayede neyi ne kadar yediğiniz konusunda dürüst olabilirsiniz. Bu programlar ayrıca fark etmediğiniz ekstra kalorileri ve daha büyük porsiyonları nerelerden aşırdığınızı da gösterebilir.

Fotoğraf çekmek de gıda alımınızı takip etmenin bir diğer yolu. Bir araştırmaya göre, yemeden önce yemeğinizin fotoğrafını çekmek diyetinizi değiştirmeniz konusunda teşvik edici olabilir. Yemek yedikten saatler sonra doldurulan yemek günlüğünün aksine fotoğraflar anında çekilebilir. Yediğiniz her şeyin fotoğrafını çekmeniz gerektiğinde, durup seçimleriniz hakkında düşünmeye başlıyorsunuz.

5. Yemek kabını masanın uzağında bırakın

Etrafınızda yaptığınız ufak değişiklikler daha sağlıklı beslenmeyi daha kolay hale getirebilir. Çoğu zaman yemekler görüş alanınızın dışında olduklarında, aklınızın da dışında kalırlar. Yemeklerde sizi daha küçük porsiyonlara teşvik edecek küçük bir değişim de servis kabını koyduğunuz yeri değiştirmek olabilir.

Yemek kabını masa yerine ocakta bırakmak porsiyonlarınızı küçültmenize yardımcı olabilir. Çünkü masaya hemencecik ulaşabilirken, yemekten biraz daha almak için kalkıp mutfağa gitmek çaba harcamayı gerektirir. Bu aynı zamanda beyninize doyduğunuzu kayda geçirmesi için yeterli zaman verir ve gıda alımınızın yavaşlamasını sağlar.

6. Yemek yerken ışıkları azaltın

Herhangi bir restorana gittiğinizde muhtemelen ışıkların loş olduğunu göreceksiniz. Bunun aksine fast-food restoranlarda ve hatta kendi evinizde bile ışıklar çok daha aydınlıktır.

2012’de yapılan bir araştırmaya göre, fast-food restoranlarda ışıkların parlaklığını değiştirmek insanların daha az yemesine yardımcı oluyor. Siparişleri değişmiyor fakat yedikleri miktar değişiyor.

Araştırmalar daha rahat bir atmosferin doygunluğu arttırdığını ve yediğiniz miktarı azalttığını öne sürerek, loş bir ortamın yemek sürecini uzattığını söylüyor. Bu araştırma bir restoranda gerçekleşmiş olsa da, kendi evinizde ışıkları azaltmak da gıda alımı konusunda aynı etkiyi yapacaktır.

Kaynak: Neatorama

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir