WordPress hakkında söylenmeyenler

WordPress hakkında söylenmeyenler
WordPress‘i kötüleyen kaç yazı okudunuz? Neredeyse hiç, değil mi? Gerçekten de WordPress, standart blog kullancıları için fazlasıyla yeterlidir. Ancak biraz sınırlarını genişletmek istediğinizde, övülecek yönlerinin oldukça azaldığını fark edersiniz. İşte bu yazımızda, WordPress’in övülemeyecek bazı yönlerinden bahsediyoruz.

WordpressWordPress’i ilk kullanmaya başladığımızda, yeni bir upgrade çıkınca memnun kalır, bunu WordPress’in hızla gelişmesinin bir işareti olarak görürdük. Gerçekten de bir zamanlar güncelleştirmelerde, kodlardaki problemli kısımların düzeltilmesi ciddi yer tutar, makyaj yönü çok da öne çıkarılmazdı. Ne de olsa WordPress, eklentileriyle güçlenen bir yazılımdı; isteyen gönlünce cilalayabilir, WordPress’ine parlak bir görünüm kazandırabilirdi. Ancak kullanıcılarının çoğu, WordPress’in kaynak kodlarındaki problemleri çözebilecek bilgilere sahip değillerdi.

Bunun için görünüm, daima fonksiyonel kodlamanın gerisinde bırakılabilirdi standart WordPress sürümünde.

Yıllar geçti, güncelleştirmelerin biri, diğerini kovaladı. Neticede bugüne geldiğimizde, her sürümü bir öncekinin daha makyajlısı olarak hazırlanan sürümlerle karşılaşıyoruz.

Kodlar eskisinden daha hantal, yazılımda kullanılan fonksiyonların bir çoğunun tam olarak nasıl kullanılacağını anlatan bir manuel yok.

Tasarım ile kodlar birbirinden kesinlikle ayrılmamış durumda (Birileri size tasarım ile kodların ayrı olduğunu söylüyorsa, bilin ki yanlış söylüyor).

Her sürüm güncelleştirmesinde, tam da yukarıdaki cümlemizdeki eksiklik sebebiyle, yaptığımız değişiklikleri yeni sürüm dosyalarına tekrar tekrar uygulamak zorunda kalıyoruz.

Standart WP sürüm güncelleştirmesi, “Wp-content (Bilmeyenler için söyleyelim, bu klasör sayfa tasarımlarının bulunduğu temel dizindir.) dizinini koruyun ve diğer klasörleri silin” diyor. Ancak birisi de çıkıp “Ya yönetici sayfalarının bulunduğu wp-admin klasörlerinde, yahut fonksiyonların yer aldığı wp-includes klasörlerinde yaptığımız değişiklikler ne olacak?” diye soramıyor.

Trend WordPress ya, kötüleyene “Öyleyse kullanma canım” deyiveriyorlar.

“Parayla değil ya!”

Sözün özü, her sürüm güncelleştirmesi, WP kodlarında bir çok değişiklik yapmış programcılar için ciddi sıkıntı oluşturuyor. “Ya bir sistem açığı kapatıldıysa?” sorusuna kesin cevap bulamamak can sıkıyor. Zira sürüm notları; admin arayüzündeki yeniliklerden, envai çeşit widget’lardan başka bir şeyden bahsetmiyor.

Yazı yazma penceresine video eklemek için bir tuş konsa ne olur, konmasa ne olur?

Belli ki bu tip yenilikler WP’nin standart halini kullanan kullanıcıların çok hoşuna gidiyor. Çünkü kimse “Bunları geçin de önce PHP kodlarını tasarımdan ayırın.” demiyor.

Her WordPress sürümü, öncekinden daha fazla indiriliyor. WP yapımcıları, yazılımlarının milyonlarca kere indirildiğini göğüslerini gere gere söylüyorlar.

Sürüm güncelleştirmelerinde, en azından sadece değişiklik yapılmış bölümleri yazılıma ekleyecek, diğer kodlara dokunmayacak bir sistem hazırlanmıyor.

Başarı arttıkça kalite düşüyor ve bu kısır döngü böyle devam ediyor.

Halbuki WordPress’in rakipleri boş durmuyor, kodlarında düzenlemeler yapıyor, yazılımlarına yeni sistemler entegre ediyorlar. İcabında Open ID ile çalışıyor, yorumlara cevap atabilme (reply to comment) imkanı sunuyorlar.

Evet WP ücretsiz olmasıyla bunların pek çoğundan önde görünüyor, ancak milyonlarca takipçisi olan bir yazılım için bundan daha fazlası gerekiyor.

Gün geçtikçe hantallaşan yapısı hala pek çok kişinin dikkatini çekmese de, gerekli önlemler alınmazsa WordPress’in arkasındaki rüzgar kesilebilir.

Belki de, yeni bir WordPress çıkar, WP’nin pabucunu dama atar.

Kim bilir…

Sevebilirsin...

2 Yanıt

  1. mustafa dedi ki:

    belki de adı silverstripe olur, kimbilir?

  2. blues dedi ki:

    WordPress ile ilgili olarak genel söylemlerinize katılmakla birlikte , katılmadığım noktalar da var.

    Mesela

    wp-includes klasörlerinde yaptığımız değişiklikler ne olacak?

    demişsiniz.Ben bir Drupal kullanıcısıyım ama wordpress de kullandım.Bir topluluk tarafından geliştirilen hiç bir sistemde çekirdek dosyalara ve modüllere yaptığınız bir müdahale anlayışla karşılanamaz.Bunun yerine çekirdek dosyalarda yaptığınız değişiklikleri de kapsayan hook modüller yazmalısınız.Zaten bu ve benzeri sistemlerin en önemli özelliği modüler olmalarıdır.Eğer siz işlemlerinizi modül yazarak değil de çekirdek dosyalara müdahale ederek yapıyorsanız , her sürüm değişikliğinde bu işlemleri tekrarlamayı zaten kabul etmişsiniz demektir.

    WordPress tema yapısındaki yorumunuz ise son derece haklı.Kesinlikle tasarım ve kodlar birbirine geçmiş durumda.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir