13 Ocak 2006 // {victory}
0 votes, average: 0 out of 50 votes, average: 0 out of 50 votes, average: 0 out of 50 votes, average: 0 out of 50 votes, average: 0 out of 5 (0 oy) Loading ... Loading ...
 
Ekle
Digg
Technorati
StumbleUpon
Reddit

Şuracığa not düşeyim. Son günlerin popüler konusu kuş gribi hastalığında, asıl risk altındakiler; tavuklarla birebir temas halinde bulunan köylüler, çiftçiler. Onlar hala tavuklarıyla şakalaşmaya devam ediyorlar da, evinde oturup fabrikasyon yumurta ve arada bir tavuk yiyen, tavuk denince aklına beyaz cıscıvlak bir yaratık gelen şehirdekiler korkudan neredeyse evlerine kapanacaklar.

Kimisi hayatına bu kadar önem veriyor, kimisi bu kadar az önemsiyor. Birinin hayatı tavuk, öbürününse yiyeceği. Aradaki dramatik fark, hafiften düşündürüyor insanı. Dünya Tarım Örgütü (FAO) 852 milyon insan diyor. Her yıl 6 milyon çocuk açlıktan ölüyor, diğerleri 2 dilim yiyip kalan ekmeği çöpe atıyor.

Tezatlar üzerine kurulu bir dünya… Eskiden köleler vardı, ayaklarında zincir, çalışırlardı. Şimdi maden ocaklarında çalışan, tozlarla hemhal olanlar var. Üstelik aç bırakılıyorlar. Hatta açlıktan ölüyorlar. Ama bunlar özgür, haklarını sonuna kadar koruyan haşmetlüüü devletleri var. Sonra cetvelle çizilmiş yapay sınırları da var. Böylesine özgürlük, kölelikten de beter.

Batı bu! Geçmişine Orta Çağ der tükürür, şimdisiniyse öve öve bitiremez. Çok da farklıymış gibi.

Bu yazı 13 Ocak 2006 günü, saat 4:46 sıralarında victory tarafından yayınlandı. İlgili olduğu kategori: Kafama Göre. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.


Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız. Opereysin üyesi değilseniz, önce üye olmanız gerekiyor.

Kısayollar
2 sütun