EDEBİ ARAŞTIRMA DERSLER
KOMİK NET HAFİYESİ YAZ Bİ YERE *
Opereyşın English: Bloody Brilliant Content

"tıp" Etiketi Arşivi

1 2
Seyyah-ı Fakir21 Kasım 2013 0 YORUM 3 PAYLAŞIM

Sür Geçsin...

Geçen yıl girişini yazdığım bir hikaye denemesi. Devam etme isteği bulamadım bir türlü. Belki hoşunuza gider.

Tıp fakültesinden geçen sene mezun oldum. Herkesin torrent’ten indirdiği yabancı tıp dizilerini seyrede seyrede doktor kesildiği, basit bir boğaz ağrısı için bile Kulak Burun Boğaz uzmanına gidilen bir yerde, bir devlet hastanesinde günde 300 hasta bakmak ve itilip kakılmak durumundayım.

Doktorları kimse sevmez. Bir doktor, emekli olduğunda herhangi bir devlet memuru kadar emekli maaşı alır. Ama herkes doktorların kazandığı parayı konuşur. Aslında konuşulacak paralar kazanan doktorlar, istediğiniz zaman göremeyeceğiniz kadar uzaktalar. Onlara kızarsınız ama onlara asla ulaşamayacağınızı bildiğiniz için, basık ve kalabalık bir devlet hastanesinin acil servisinde, tek suçu orada olmak olan yorgunluktan çökmüş bir pratisyene içinizdeki pislikleri boşaltırsınız.

Bir şeyden eminim: Bu iş bana göre değil.

Tarım bakanlığından onaylı merhem üreticileri bir yılda milyonlarca lira para kazanıyorlar. Yazının tamamını oku

Paylaş →


Emir Balkan


0
YORUM

2
PAYLAŞIM
Emir Balkan07 Mart 2013 0 YORUM 2 PAYLAŞIM

Dünya Nüfusu

Şu an 7 milyardan daha fazla insan ile aynı gezegeni paylaşıyoruz. 1987 yılında 5 milyara, 1999 yılında ise 6 milyara ulaşmıştık. Bu hızla gittiğimiz takdirde bundan 50 yıl sonra bu gezegende adam akıllı yaşama ihtimalimiz yok. Bunu bilmek için ise İstanbul’da yaşamak yeterli. Bu nüfusun 1,5 katıyla çarpıldığını düşünelim, imkanı yok ki mutlu olamayız. Dolayısıyla, biraz araştırmak istedim. Dünya nüfusu nereye gidiyor, gerçekten de böyle lineer bir şekilde artacak mı? Yoksa bunun gerçekten de bir sonu var mı?

İnternet’te genel bir pesimizm hakim, dolayısıyla rasyonel bir bilgiye ulaşmak için Google’a yazmaktan ziyade eğitimli insanların görüşüne ihtiyaç var. Yazının tamamını oku

Paylaş →


opereysin


3
YORUM

1
PAYLAŞIM
opereysin27 Aralık 2012 3 YORUM 1 PAYLAŞIM

Malumunuz ecdadımız sadece askeri teknolojiler geliştirip ülke sınırlarını genişletmemiş, bunun yanında belki daha da önemlisi, bilime de önem vermiş ve bilimi de ilerletmiştir. Ama biz, her konudan olduğu gibi bu konudan da uzak ve ecdadın neleri bildiğinden ve neleri bulduğundan habersiziz.

Akşemseddin Hazretleri’nin mikrobu tarif ettiğini, dedelerimizin el yıkama ve temizliği, bilimsel bir gerçeklikten öte bir hayat tarzı olarak benimsediğini ve batılıların bütün bunları yıllar sonra, ancak karanlık Orta Çağ’dan “çıkarıldıkları” zaman öğrendiklerini yeni yeni öğreniyoruz.

Eskiye ait bilimsel birikim de bize ulaşamamış durumda. Bilginin birikimle büyüdüğü gerçeği ortada iken hangi akla hizmetle bu bilgilerden mahrum kalınmış bilinmez. Yazının tamamını oku

Paylaş →
Seyyah-ı Fakir24 Mayıs 2012 2 YORUM 3 PAYLAŞIM

Evet, doktorlar da hata yapar!

Her doktor hatalar yapar. Tıpkı her insanın hatalar yapabileceği gibi. Ancak tıpta yapılan hatalar asla tolere edilmez. Acil tıp uzmanı Dr. Brian Goldman, TEDx konferansında modern tıpta yer alan red ve utanç kültürünün doktorları bu hatalar üzerine konuşmaktan ve bu yolla öğrenerek kendini geliştirmekten alıkoyduğunu anlatıyor. Söyledikleri, Türkiye için de fazlasıyla geçerli. Sizlerle konferans konuşmasının yazı diline çevirilmiş özetini paylaşıyoruz. 19 dakikalık konuşma videosu yazının sonunda:

Önce beyzboldan bahsedelim. Beyzbolu çoğumuz seviyoruz. Beyzbolla ilgili bir çok istatistiki bilgiye sahibiz. Ben bunlardan sadece birinden bahsedeceğim: Buna vurma ortalaması deniyor. Mesela 300′den bahsederiz, oyuncunun 300 vurmasından. Bunun anlamı oyuncunun vuruşlar sırasında onda üç isabet göstermesidir. 10 vuruşta üç defa. Amerikan beyzbol liginde 300 vurana ne dendiğini biliyor musunuz? “İyi, gerçekten iyi” deniyor. Hatta bir yıldız. Peki 400 vuran birine ne dendiğini biliyor musunuz? Bu arada bu da her 10 atışta 4 kez amaca ulaşmak demektir. Efsanevi.

Şimdi gelin tıp dünyasına geri dönelim. Yazının tamamını oku

Paylaş →
Seyyah-ı Fakir31 Mayıs 2010 1 YORUM 4 PAYLAŞIM

Hipokrat YeminiNe zaman tıp ahlakı üzerine bir tartışma açılsa, “hekimlerin Hipokrat Yemini ettikleri” dillendirilir. Medyanın bu yönde propagandası o kadar etkili olmuştur ki, günlük hayatta da; arkadaş çevresinde şakayla karışık, hastalarla ilişkilerde ise ciddi ciddi “Hipokrat Yemini etmiyor musunuz?” sorusuyla karşılaşırız.

Ben de her seferinde kıs kıs gülerek şu cevabı veririm:

“Hayır, etmiyoruz.”

Neden mi? Anlatayım.

Hipokrat Yemini diye bilinen metnin, 2500 yıl kadar önce yazıldığı tahmin ediliyor. Orijinal metin Yunanca, ancak kim tarafından kaleme alındığı bilinmiyor.

İnceleme fırsatınız oldu mu bilmiyorum ama, Yazının tamamını oku

Paylaş →


victory


1
YORUM

5
PAYLAŞIM
victory16 Aralık 2009 1 YORUM 5 PAYLAŞIM

Gerçek Sherlock HolmesSherlock Holmes… Hepimizin bildiği gibi, popüler bir dedektif kahramandır. İngiliz yazar Arthur Conan Doyle tarafından 1800lerin sonlarında yayınlanan bir dizi hikaye ve romanla meşhur olur.

Holmes, bu hikayelerde, karakter tahlilindeki başarısı ve muhakeme gücüyle okuyucuları şaşırtmayı başarır. Kâh uyanık tavır takınır, kâh saf ayağına yatar; ama sonuçta hemen her zaman galip çıkar. Garip bir karakterdir, bir yandan uyuşturucu kullanır, bir yandan eskrim yapar.

Deri bir çantası vardır, kokainini ve şırıngasını burada tutar. Yetmez, morfin de kullanır. Sadık yardımcısı Watson (resimde Holmes’un yanında oturuyor) ise, bu “ilaçların” Holmes’un zihnini açtığından falan söz açar. Aslında bu yaklaşım, o dönem İngiltere’sini fazlasıyla yansıtır. Aynı dönemde iki maddenin kullanımı da bu ülkede serbesttir. Doktorlar da kullanımın önünü açarlar.

Yazının tamamını oku

Paylaş →
Seyyah-ı Fakir30 Eylül 2009 1 YORUM 0 PAYLAŞIM

- Nasılsınız teyzecim?

- Çok şükür oğlum. Eskisinden halliceyim.

Tıp Fakültesinde okuduğunuz sıralarda, birileri gelir; “Teyze”, “amca” gibi sözlerle hastalarınıza seslenmemeniz; onlara saygı gösterdiğinizin bir işareti olarak “… Bey”, “… Hanım” ünvanlarını kullanmanız gerektiğini söylerler. Bunun karşınızdakini “birey” olarak görmenin bir şartı olduğunu falan da eklerler. Ne alakaysa…

Aslında saygı kavramıyla ilgili bu sığ görüş, insanın yapısına Yazının tamamını oku

Paylaş →
Seyyah-ı Fakir01 Mayıs 2009 0 YORUM 0 PAYLAŞIM

10 soruda Domuz Gribi

Dünya, bir kaç gündür adını bile yeni duyduğu bir hastalığın, Domuz Gribi‘nin korkusunu yaşıyor. Peki, birbirinin tekrarı olan medya haberlerinden, bu hastalık hakkında yeterince bilgi edinebildiğinize inanıyor musunuz? Bu yazıda, 10 soruyla Domuz Gribi’ni farklı yönlerden inceledik.

Bir kaç yıldır tıp dünyası bir hastalığın yapabileceği salgınlar konusunda hop oturup hop kalkıyor. Bu hastalık, kolayca tahmin edebileceğiniz gibi, Kuş Gribi ve Türkiye de Kuş Gribi’nin insanlarda görüldüğü ülkelerden biri.

Kuş Gribi’nden ölen insan sayısı, pek çok hastalıktan ölen insan sayısından daha az. Peki öyleyse neden Kuş Gribi’nden bu kadar korkuluyor?

Bu sorunun cevabı, grip virüsünün özelliklerinde gizli. Yazının tamamını oku

Paylaş →
1 2

paylaş!

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

Yurdumuzun değişik yerlerinde yapılan kazılar esnasında, arkeolojik kalıntılara rastlanmasına alışığız. Hatta arkeolojik kalıntılara rastlandığı için kesintiye uğrayan [...]

O akşam erken yatmıştı Anna Karanina. Saat henüz sekizi bile vurmamıştı, fakat işte O, malikanenin ikinci katındaki odasında, rahat ve geniş yatağında yatıyordu. Uykusu gelmemişti ama [...]

ARŞİV

1,800 yazı. Dile kolay...

ÖNE ÇIKAN

Der Spiegel'daki bir araştırmaya göre, Almanlar'ın mutsuzluğunun kaynağı genetikmiş. Çalışmada, Almanlar ile diğer ülkelerin vatandaşları arasında, olaylara bakış açısı [...]

VİDEO

YouTube videosu

SON KONUŞULAN

"Kaliteli bir şifre, kolayca tahmin edilemeyecek bir şifredir" derler. Bazen o kadar kaliteli şifreler bulmayı başarırız ki (!), kendimiz de unuturuz. Peki iPhone güvenlik şifremizi [...]

Bumerang - Yazarkafe