Küresel Isınma

Belki haber bültenlerinde adını sıkça duyuyoruz. Şöyle kötü, böyle büyük bir tehlike filan diye söyleniyor.

Arkadaşlar arasında;
Abi biliyon mu, dünya küresel olarak ısınıyormuş?
Nasıl ısınıyormuş, nasıl?
Ya oğlum, küresel olarak ya, komple yani her tarafından…
Yürü git lan!

geyikleri de dönüyor olabilir. O zaman işin ciddiyeti hakkında biraz bilgi verelim.

Küresel ısınma, atmosferin ve okyanusların ortalama sıcaklığının artması durumudur. (İngilizcesi daha mantıklıydı, ancak bu kadar çevirebildim 🙂 ). CO2 (karbondioksit), H2O (su, buhar halinde) gibi gazlar sera etkisi denilen bir yolla güneş ışığını tutarlar. Dünya’nın ısınmasında önemli rol oynayan bu gazlar, tıpkı bir sera gibi ısıyı muhafaza ederler. Fakat, bu doğal süreç ve işlemleri bozan şeyler yine insan eliyle yapılmaktadır.

Yüksek miktarda fosil yakıt kullanımı havadaki CO2 miktarını arttırmaktadır. Artan CO2 miktarı daha fazla ısı tutuculuğuna yol açmakta bu da genel ortalama ısının sürekli artması manasına gelmektedir.

20. yüzyılda ortalama sıcaklığın 0.6 ± 0.2 santigrat derece arttığı kesin olarak kanıtlanmış bulunmaktadır. Global ısınma bir komplo teorisi değildir. Aslında 20. yüzyıldan önce de bu konuyla ilgili çeşitli teoriler ortaya atılmıştı. İlk teori İsveçli bir kimyager olan Svante Arrhenius tarafından ortaya atıldı. Fakat bilimsel yetersizlikler ispatı geciktirmiştir. Çünkü atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu ölçümü ilk olarak 20. yüzyıl ortalarında yapılabilmiştir. Uydu teknolojisinin gelişmesine paralel olarak uydudan çok hassas ısı ölçümleri yapılabilmektedir.


2100 yılına kadar güncel hesaplamalara göre şartların devamı söz konusu olduğu takdirde 1,4 ila 5,8 derece Celsius ısı artışı gerçekleşecek. Bunun hoş olmayan etkileri olacağı düşünülüyor:

  • Buzulların bir kısmı eriyerek, global deniz seviyesini yükseltebilir, bu da sel felaketlerinin çoğalmasına yol açabilir.
  • Bunun yanında buharlaşma oranı da artabilir, bulut oluşumu çoğalabilir. Bulutların çoğalmasının sonucunda ise dünya üzerinde çok güçlü alçak basınç merkezlerinin sayısının artacağı tahmin ediliyor.
  • Ve sonuç olarak bu olaylar zincirin son halkası olarak kasırgalar, kuraklıklar ve seller gibi ekstrem doğa afetleri gerçekleşebilir. Daha güçlü rüzgarların ve fırtınaların sonucunda yeryüzü erozyonunda ve çöllerin genişlemesinde artış olabilir ve değerli, zirai topraklar yok olabilir.

Bugün klimatolojide insanlar tarafından dünya atmosferine serbest bırakılan sera gazlarının konsantrasyonundaki artış küresel ısınmanın en büyük sebebi olarak görülüyor. İnsan eliyle yapılmış tahribat küresel ısınmanın tek sebebi olmamasına rağmen bugün önemli bir yer tutuyor. Sadece fosil yakıt kullanımının artması değil, aynı zamanda bunu karşılayabilecek oksijen kaynakları olan ormanların da yok olması (Yanma, tarımsal amaçla kesme) da küresel ısınma sürecini hızlandırıyor.

İşin kötü yanı bireysel önlemlerle küresel ısınmanın engellenmesinin mümkün olmamasıdır. Bu konuda ancak büyük devlet politikaları hatta devletler arası konsorsiyumlar oluşturulmalı, enerji politikalarında fosil yakıt kullanımı minimuma indirilmelidir.

Yazıya son verirken yaz aylarının yaklaşmasıyla, orman yangınlarında meydana gelen artışı olduğunu göz önünde bulundurarak lütfen biraz daha dikkat edelim.

www.globalwarming.org
tr.wikipedia.org
en.wikipedia.org

Sevebilirsin...

1 Yanıt

  1. mustafa dedi ki:

    kyoto protokolü diye bir şey var aslında ama, başta amerika imzâlamadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir