Web siteleri, başarılı web projeleri, internetin en güncel haberleri bu bölümümüzde yayınlanıyorlar.
iPhone kullanıcılarına, en çok hangi Apple ürününden sıkıntı duyduklarını sorsanız, muhtemelen “iTunes” cevabını alırsınız.
Gerçekten de iTunes‘u kurmak bir derttir, kullanmak ise ayrı bir derttir. Mecbur kalınmasa, kurulacak bir program değildir; ama iPhone’u yedeklemek isteyenin de, iPhone’a dosya yüklemek isteyenin de yolu, iTunes’a çıkar.
Haliyle Apple’ın ilgili ürünlerini kullananlar ister istemez programı kurarlar.
Hadi bir kere kurdunuz diyelim. Yazının tamamını oku »

Microsoft, Apple’ın “I’m a Mac – I’m a PC” reklamlarına vermesi gereken cevabı uzun süre verememiş, hepimizin rekabet yarışını Apple’ın kazandığını düşünmemize sebep olmuştu.
Ancak son günlerde, biraz geç de olsa, Microsoft karşı atağa geçmiş gibi görünüyor.
Linux ve Apple hayranları tarafından çok yoğun bir şekilde tahrif edilmiş Bill Gates portresini düzeltme çalışmaları olarak yorumlayabileceğimiz Jerry Seinfeld & Bill Gates reklam serisi, atılımın ilk adımını oluşturdu. Böylece rakip firmalar tarafından “para kazanmak için her şeyi yapabilen, kötü ürünlere imza atan kötü adam” veya “gözlüklü, dünyadan kopmuş insan” olarak tanıtılan Bill Gates, emekliliğine geçişi sırasında farklı bir portre çizme imkanı yakaladı. Yazının tamamını oku »

Firefox’ta “Yer İmleri”ne eklediğiniz bir bağlantının üzerine sağ tıklayarak açılarak listede “Özellikler”e bastığınızda küçük bir pencere açılır.
Bu pencerede Ad, Konum, Anahtar Kelime ve Açıklama bölümleri yer alır.
Muhtemelen Yer İmlerinizde kayıtlı olan bütün bağlantıların Ad ve Konum bilgileri bulunmaktadır. Ancak “Anahtar Kelime” bölümü genelde boş kalır. Halbuki bu bölümü kullanarak, sık kullanılan sayfalarınıza kolay erişim sağlayabilirsiniz.
Özellik şöyle çalışır: Yukarıda bahsettiğimiz gibi Yazının tamamını oku »

Dünyanın her hangi bir yerinde, önemli bir hastalığın patlak verdiğini düşünün. Bütün dünyanın bu durumdan haberdar olması ne kadar zaman alır? Belki bir gün, belki bir ay, belki bir hafta…
Geçtiğimiz yıllarda kuş gribinde olduğu gibi, hastalığın ortaya çıktığı ülke durumu gizlemeye çalışıyorsa, belki de çok daha fazla.
Bir bulaşıcı hastalığın ortaya çıkmasının ardından geçen sürenin, salgınların kontrolünde hayati öneme sahip olduğunu biliyoruz.
Çünkü salgınlar, bir dağın en yüksek noktasından aşağıya doğru yuvarlanmaya başlayan bir kar topu gibi, zaman geçtikçe katlanarak büyüyorlar. Yazının tamamını oku »
GPS servislerinin cep telefonlarına yerleşmesiyle beraber, böyle bir telefon sahibi olanların, bulundukları yeri tespit etmeleri oldukça kolaylaştı.
Hatta bazı cep telefonları, Google Earth verilerini kullanarak, seçeceğiniz bir adrese hangi yolları takip ederek gidebileceğinizi dahi gösterebiliyorlar.
Ancak, işin doğrusu şu ki, hala çoğumuz böyle “teknolojik” bir cep telefonuna sahip değiliz. Zaten GPSli cep telefonları da zaman zaman yerimizi tespit edebilmekte ciddi sıkıntılar yaşıyor, Yazının tamamını oku »
Merak… Yorgunluk…
Yalnızlık… Ümitsizlik… Sorumluluk… Asalet…
Dinginlik… Sessizlik… Hareketsizlik…
Bir fotoğraf karesi, bu dokuz kavramı canlandırdı zihnimde. Ellerini masanın üzerine koymuş gibi görünen, sorumluluk sahibi, ancak yalnız ve ümitsiz bir anne ile biri çocukluğa has boş vermişlikle esneyen, diğeri ise yine çocukluğa has o bitmek tükenmek bilmeyen merak duygusuyla sudaki yansımasına bakan iki yavru.
Anne bize soruyor gibi: “Havalar ısınıyor. Şimdi ne yapacağım?”
Sizde nasıl hisler uyandıracağını merak ediyorsanız, bu fotoğrafı görmelisiniz. Yazının tamamını oku »

1. Pasta mı, idam mı?
Üçüncü yüzyılda Roma devletinde, İmparator Diocletian, artan enflasyonu ve develuasyonu önleyebilmek amacıyla, ürünlere fiyat sınırlaması getirmişti. İmparatorun belirlediği fiyattan daha yüksek bir fiyata ürün satanlar, idam ediliyorlardı. Bu kural, satıcıların ürünleri stoklamalarına, bir diğer deyişle karaborsacılık yapmalarına yol açtı. Karaborsacılığın artması üzerine, karaborsacılık yasaklandı. Cezası, idamdı. Bunun üzerine insanlar ticaret yapmayı bıraktılar.
Ancak devlet pes etmedi ve bir başka kanun yürürlüğe girdi: Satıcıların işyerlerini kapatmaları veya babalarının işlerine geri dönmeleri yasaklanıyordu. Yazının tamamını oku »

Yabancı bir dili öğrenmeye ilk başladığımızda, en çok dikkatimizi çeken konulardan biri, bazı Türkçe kelimelerin, öğrenmeye çalıştığımız dilde tam olarak karşılanamadığıdır.
Hatta bu sebeple, arkadaş çevrelerinde “E abi adamlara nasıl anlatacağız ki şu lafı?” muhabbetleri döner.
Yabancı dilimizi ilerlettiğimizde, bir gerçeği daha fark ederiz: Bazı yabancı kelimelerin, Türkçe’de tam karşılıkları yoktur. Bu gerçek, dil eğitiminin ancak ileri safhalarında rahatlıkla anlaşılabildiği için, birkaç kelime yabancı dil öğrenip, elinde sözlükle tercüme yapmaya girişmiş olanlara, ikinci saptamamız oldukça anlamsız gelecektir. Yazının tamamını oku »