(2 oy) Bir saniye ...
10 Ekim 2009, Cumartesi // victory
İnternet dünyasında arz-ı endâm eden kime sorsanız, “web tasarımcısı” olduğunu veya bir yakınının web tasarımıyla uğraştığını iddia ediyor. Bu da yetmiyor, internet cafe kapılarında “10 TL’ye web tasarımı yapılır” tarzı trajikomik ilanlar yer alıyor.
Neticede olan profesyonel web tasarımcısı olmak isteyenlere oluyor. Piyasada konuşan çok, iş yapan az oluyor. İşin kötüsü, iki grup insan da zaman zaman aynı ücreti kazanıyor.
Varmak istediğimiz nokta şu: Web tasarımcısı olmak, zor bir iş. Yine de hayalinizde web tasarımcısı olmak varsa, aşağıdaki diyagrama bir bakarak web tasarımcısı olup olamayacağınızı görmenizi tavsiye ederiz.
Hani, gerekli şartları sağlamıyorsanız yol yakınken bu sevdadan dönün diye . Yazının tamamını oku »
(4 oy) Bir saniye ...
14 Ağustos 2009, Cuma // opereysin
Eylül 2005′te (Yani Opereysin.com yayın hayatının henüz baharındayken ), internette popüler olan bir yazıyı sayfalarımıza taşımıştık: Polis Telsizi Kayıtları.
Bu yazıya yapılan yorumlar bir noktada birleşiyordu: “Bu bi’ de sesli olsa tadından yenmez!”
Biz de bu düşünceden yola çıkarak, popüler “Polis Telsizi Kayıtları” diyaloglarını seslendirdik. Biraz seslendirme ve bir kaç efektle hazırladığımız kaydı, “Adettendir” diyerek, el yapımı fotoğraflarla birleştirdik. Ortaya aşağıdaki keyifli video çıktı.
İnternetin bir köşesinde “Gerçek ses kaydı” gibi iddialarla yayınlanırsa diye şimdiden söyleyelim:
Videoda yer alan ses kayıtları, fotoğraflar tamamen hayal ürünüdür. Fotoğraflarda yer alan kişilerin veya yerlerin, konuyla ilgisi yoktur.
İyi eğlenceler. Arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın .
(6 oy) Bir saniye ...
24 Temmuz 2009, Cuma // victory
Buzdolabı üşütüktür. Kendi soğuğundan zahir. Sakin rutin çalışırken birden biri yoklamış gibi irkilir. “Tırrn tırrn tırrn” diye başlar, bir iki ‘grav gruv’dan sonra “tör tör tör” finaliyle silkinip kendine gelir. Sakin olmasını telkin edin, imkânlar dâhilinde ve özel günlerde (elektrik kurumunun yıl dönümünde falan) hediyeler alın. Kapısına mıknatıslı meyveler, su bidoncukları (üzerinde sucunun telefonu olanlardan) süsler yapıştırın. Asla kaba davranmayın. Elleriniz dolu olsa bile sakın ola kapısını ayakla kapatmayın. İntikam için taş zemine su salar. Kış günü “vörckk” diye ıslanır çorap, evin en cüsselisi bile kayar yapışır yere…
Fırın kaprislidir. Önceden yüz elli dereceye ısıtılmışken, “Migrenim tuttu” bahanesiyle her zaman körük gibi kabarttığı keki dümdüz pişirir. Yazının tamamını oku »
(1 oy) Bir saniye ...
09 Şubat 2009, Pazartesi // opereysin
İkinci Dünya Savaşı yılları… Hitler’in Almanya’sı hemen her yerle savaş halinde. Fabrikalar sürekli silah üretiyor, kolundan tutulan cepheye götürülüyor.
Almanlar’ın tavşan etine olan düşkünlükleri biliniyor. Ancak “Damak tadı” ifadesi sözlüklerde kalmış, kimseler tarafından kullanılamıyor. Hasılı, zevkler bir kenara atılmış; bir lokma ekmek bulanlar şanslı sayılıyor.
Bir Alman’ın da canı fena hâlde tavşan eti çekmiş. Ama o sırada nereden bulsun? Nasıl oluyorsa oluyor, bir gün dolaşırken camında “Tavşan kebabı bulunur” yazan bir lokanta görüyor. Tabii hemen dalıyor içeriye. Bir masaya ilişip afiyetle yiyor kebabı. Ama kebabın tadında bir gariplik hissediyor ve şefi çağırtıyor. Şef gelince, adam: Yazının tamamını oku »