Av Peşinde Çevresini Göremeyen Avcı

Av Peşinde Çevresini Göremeyen Avcı

Kaplan böceği o kadar hızlı hareket ediyor ki, hareket halindeyken çevresini net göremiyor.

Bu uzun bacaklı yırtıcı böceklerin tam 2600 çeşidi var ve bu böcekler tek bir saniyede kendi boylarının 120 katı kadar mesafe alabilir, saatte de 5 km hızla koşabilirler. Karşılaştırma yapacak olursak, Usain Bolt saniyede sadece kendi boyunun 5 katını koşabilir. Bu böcek kadar hızlı koşabilmesi için, saatte 770 km hızla koşabilmesi gerekirdi!

Kaplan böcekleri bu inanılmaz hızı avlarını ve eşlerini yakalamak için kullanırlar. Ama koşarlarken, gözleri görüntü oluşturabilecek kadar ışık alamadığından, çevrelerini bulanık görmeye başlarlar. Diğer böceklere göre son derece keskin bir görme kabiliyetleri olmasına rağmen, bu özellikleri avlanırken zorlanmalarına neden olur. Bu durumu telafi edebilmek için, önce avlarını görebilmek için durmak ve sonra kovalamaya devam etmek zorundadırlar.

Avını kovalarken gözden kaybeden bir avcı düşünün. Garip, değil mi?

Ama kaplan böcekleri bunu umursamıyorlar. Çünkü gerçekten fazlasıyla hızlılar. Hareket ettiklerinde çok hızlı oldukları için, kovalamanın orta yerinde duraklayabiliyorlar. Bu durum Bolt’un bir şeyler içmek için 50 metre çizgisinde duraklaması ve buna rağmen yarışı kazanması gibi bir şey.

Yüksek hızda karşılaşılan engellerden kaçınmak oldukça zor. Bir de gözlerin hiçbir şeyi göremediğini, küçük çakıl taşlarını veya çubukları fark edemediğini düşünün. Bilim adamları, koşan bir kaplan böceğinin sürekli çarpışma modunda olduğunu söylüyorlar. “Arabayı hızlı kullandığımı ve gözlüklerimi takmadığımı düşünün. Önüme bir şeyler çıktığında zamanında duramam.”

Peki çözüm ne? Koşmaya başladıklarında, daima duyargalarını aynı sabit konumda tutuyorlar; dosdoğru, V şeklinde ve zeminden hafifçe yukarıda. Duyargaları hareket etme kabiliyetine sahip, fakat asla böcek hareket ederken kıpırdamıyorlar.

Tahmin edebileceğiniz gibi, duyargalar engel algılayıcılarıdır. Eğer bir engele çarparlarsa, esnek uyaranları tekrar öne yaylanmadan önce geriye bükülür. Böcek yönünü değiştiremeyecek kadar hızlıdır, ama kazandığı bu kısacık sürede gövdelerini hafifçe yukarıya atabilirler. Böylece, engellerin üzerinden atlayabilirler. Bu tıpkı kör insanların tuttuğu iki beyaz baston gibidir.(Bunlarla paten kullanıyorlar gibi)

Duyargaları tüm çarpışma algılama ihtiyaçlarını karşılar.

Bilim adamları, mühendislerin bundan ders çıkarması gerektiğini düşünüyorlar. İlk otonom robotlardan biri -Shakey- bazı “çarpışma algılayıcıları/duyargaları” ile yolunu buluyordu. Eğer bir engel algılarlarsa, algılayıcılar bükülüyor ve Shakey, sıçrıyordu.

Ama modern robotlar kameralarına güvenirler. Örneğin, Nasa’nın Curiosity gezgin robotu sekiz tehlikeden kaçınma kamerasının (kısaca; Hazcams) yardımıyla Mars yüzeyinde geziniyor.

İnsanlar olarak, biz en çok gördüklerimize güveniyoruz. Robotları da böyle yapmaya çalışıyoruz.

Modern robotların çoğu, bir dizi kameranın anlık analizlerine güveniyorlar. Ancak bu yoğun hesaplama gerektiriyor ve hem zaman, hem de enerji kaybına sebep oluyor.

Kaplan böceğinin çözüm yolunu kullanmak çok daha basit olurdu ve gelecekteki robotlara Curiosity’nin yavaş adımlarından çok daha hızlı hareket etme imkanı sağlardı.

Kaynak: National Geographic Phenomena.

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir