Spor Yapamama Anksiyetesi Nasıl Yenilir?

Sakatlıkla uğraşıyor olduğunuzda, sizi spor salonundan uzak bırakacak yoğun bir programa sahip olduğunuzda ya da genel olarak normal çalışma programınıza devam edemeyecek olduğunuzda muhtemelen merak ediyorsunuz: Tüm gelişmenizi  gerçekten kaybedecek misiniz?

Formunuzu Kolay Kolay Kaybetmezsiniz

Kısaca iyi haber şu ki, düşündüğünüz kadar hızlı bir şekilde başlangıç seviyesine gerilemezsiniz. Fark edilir şekilde bir güç kaybı olması için 2 ile 4 hafta arasında bir hareketsizlik olması gerekir. Eğer koşucu iseniz, aerobik kapasiteniz 4 haftalık hareketsizlik süresince yüzde 20 oranında azalır.

“Kullan y ada bırak” söylemi burada gerçekten doğruluğa sahip. Bedeniniz egzersizden doğan gerilmelere adapte olmakta muhteşemdir (tersi de öyle). İşte bu yüzden, vücudunuz şekle girerken kendinizi sürekli zorlamanız  gerekir. Egzersiz yoğunluğunu arttırmazsanız, gelişme platosuna girersiniz, yani gelişmeniz durur.

Formunuzun düşme süreci, başladığınız form durumuna, dayanıklılık mı güç antrenmanları mı yaptığınıza, ne kadar inaktif kalacağınıza göre değişiklik gösteriyor. Bununla demek istediğim şu, bu süreçte eğer fırsatınız varsa; elinizden gelenin en iyisini yapıp, yürüyüşlere çıkıyor, egzersiz yapıyor veya bisiklet sürüyor musunuz? Yoksa kanepede pineklemekten başkasını yapmıyor musunuz?

Aktif kaldığınız sürece mental olarak daha iyi durumda olacaksınız. Bedensel sağlığınızın farklı yönlerine odaklanmanız ya da belki de yeni bir şeyler denemeniz, bunlar hep sizin tercihiniz. Ayrıca, tüm ilerlemelerinizi kaybettiğinizi (varsayım) ve sonradan tekrar çalışmaya başladığınızı varsayalım. İlk başlarda daha önceleri kolayca yapmaya alıştığınız şeyleri o anda yapamamak sinir bozucu olabilir, ama olsun, sonunda kendinizi toparlayacak ve gerçek form seviyenize eskisinden daha kolay erişeceksiniz.

“Yapmalıyım Zihniyeti” Sizi Bitiriyor

Eğer sakatlık yüzünden kenarda kalmış veya görev dışı kalmış gibi hissediyorsanız “yapabilecek”lerinizi yaparken kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz. Bilim ve sağlık konuları yazarı Beth Skwarecki, bana ön çapraz bağları koptuğunda delirmekten koktuğunu ve daha fazla bir şey yapamamaktan nefret ettiğini söylemişti:

Sakatlandığımda gerçekten formumdaydım ve sakatlık o kadar kötü görünmüyordu ve sadece ne yapıyorsam ona geri dönmek istedim. Gidişatımdan uzak kalmak çok sinir bozucuydu.”

Skwarecki  “Hızlıca toparlanabilmeliyim ve normal yaşantıma dönmeliyim” şeklinde düşünüyorduki aslında kendisini endişeye düşüren buydu. Tim Ferriss’in  Dr. Michael Gervais ile yaptığı bir röportajda, bu spor fizyoloğu ve Olimpiyat sporcuları danışmanı, profesyonel dövüşçülerin zihin yapılarına nasıl kavuşulabileceğine örnek veriyor: “Nasıl bakmalıyız, nasıl düşümeliyiz, nasıl.. gibi dış söylemlerle sporcunun aklını istila ediyoruz ve bu ‘-malısın’ kendi başına utanç ve önemsizliğe sebep oluyor. Aslen de bu ‘bunu yapmalı’ ve ‘şunu yapmalı’ çıkmazı kendine fazla yüklenmene sebep oluyor.”

Bu yüzden ne yapmanız gerektiğini bu kadar düşünmeyin. O an için ne yapabileceğinize odaklanın. Skwarecki de böyle yapmış:

“Bence güvendiğim bir fizik terapistini bulmam, ne yapabileceğime odaklanmama ve elimden geleni yapabilmeme yardımcı oldu.”

Western Üniversitesinde sağlık ve rehabilitasyon bilimi doktora öğrencisi Gillian Mandich, şunları ekliyor:

“Başımıza gelenleri her zaman kontrol edemesek de, başımıza gelenlere vereceğimiz cevapları her zaman kontrol edebiliriz. Bedensel sağlığınızı destekleyen başka alanlarla ilgilenin. Beslenmenize, su içmenize ve uykunuza öncelik verin. Bu genel sağlığınızın iyileşmesine yardımcı olur, keyfinizi arttırır ve iyileşmek için en mümkün çevreyi oluşturur.”

“Form” Düşüncenizi Genişletin

Spor salonuna düzenli olarak gidemediğim zaman, ilk korkum olan gücümü kaybetmekle mücadele edebilmek için, ondan sonraki en iyi şeyi yapmaya çalışıyorum: Vücut ağırlıklı antrenmanlar. Vücut ağırlıklı antrenmanların yeterince etkili olduğuyla ilgili endişelerim vardı. Fakat bundan öğrendiğim en değerli şey ise, antrenmanın kaç mil koştuğun ile, kaç pound ağırlık kaldırdığın ile ya da bir saat içinde kaç set ve kaç tekrar kaldırabildiğinle sınırlı olmadığı idi.

Eğer koşucu iseniz, aerobik kapasiteniz 4 haftalık hareketsizlik süresince yüzde 20 oranında azalır.

Fitness yaptığınız herhangi bir şey olabilir, yeteneklerinizi kullanarak yapmaya kalkıştığınız sürece, bu ister bedensel terapi egzersizleri olsun, sahil kıyısında uzun yürüyüşler veya vücut ağırlığınızla yaptığınız antrenmanlar olsun, bunların hepsi yeterli. Bu “yeterli” düşüncesi bu çılgın “mükemmel” antrenman fikrinden ve fitness amaçlarınızı terketmenize yol açacak senaryolardan kurtulmanızı sağlayacak. Spor salonu yok mu? Hiç önemli değil, çalışmanıza devam edebilirsiniz, tabi önceki mükemmel antrenmanlara benzemese de…

Mandich’in söylediği gibi, beyinlerimiz ve bedenlerimiz yenilikleri sever, bu yüzden spor salonundan arta kalan zamanlarda kendinizi rahat, pozitif ve güvende hissettiren aktiviteler yapmaya çalışın. Örgü öğrenmek mi istiyorsunuz? Öğrenin! Belki de aşçılığınızı geliştirmek istersiniz. Sinir ve stresinizi neyin rahatlatacağını bilemezsiniz.

Grubunuzu Bulun

Skwarecki uzun süren ön çapraz bağ tedavisi sürecinde daha önce bu sakatlığı yaşayanlarla konuşarak kendisine teselli buldu. Şöyle anlatıyor:

“Onlardan tavsiyelerini aldım ve mücadele ettikleri durumları ve beklentilerini konuştum. Ameliyattan hemen sonra günde milyon defa egzersizlerini yapmaya devam eden, aynı sakatlıktan geçen bir çok sıkıntılı insan duydum. Ve bu benim için ilham kaynağı oldu ki şöyle düşündüm: ‘Evet, bunu daha öncede atlatan insanlar var.'”

Aynı konudan muzdarip insanları nereden bulacağınızdan emin değil misiniz? Reddit’ten başlayabilirsiniz, sonuçta her şeyi bulabileceğiniz büyük bir topluluk. Ya da Facebook’daki yerel koşu kulüplerini incelemek isteyebilir ve sorabilirsiniz: “Hey, tavsiyesi olan var mı ?” Ya da belki Instagram’da yaralanmalar ile ilgili etiketler bulup sizinle aynı durumdaki kimseleri bulabilirsiniz.

Benzer şekilde, Mandich de başından aynı şey geçen insanları bulmanın yararlı olduğunu tavsiye ediyor ve başkalarına yardım etmeye odaklandığında bunun iyi hissettireceğini ve kaygıları azaltacağını söylüyor.

Bir de tabi şu var: Biraz ara vermek gerçekten güzel olabilir ve belki hoşunuza da gider. Kim biraz tatil yapmak istemez ki?

Kaynak: Lifehacker

Sevebilirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir