
Bir web sitesinin kimliği, pek çok parçadan meydana gelir. İçeriğinden okuyucu kitlesine kadar uzanan bir çok parça, bir bütünü – sitenin kimliğini – meydana getirir.
Hiç şüphesiz, sitenin domain adı, bu parçaların en önemlilerinden biridir. Hani neredeyse bir insanın adı neyse, bir sitenin ismi de odur.
Ancak yolun başında pek de uygun olmayan bir alan adı seçmek, sık rastlanabilen bir durum. Bunun sebebi ister uygun alan adının başkasında olması olsun, isterse sitenin zamanla eski alan adının kapsayamayacağı kadar genişlemiş olması olsun; tek bir sonucu var: Ziyaretçi kaybı.
Yola Yazının tamamını oku »

Wordpress blog yazılımının, standart olan pek çok özelliği var. Dosyaların bulundukları dizinlerden, CSS etiketlemelerine kadar her noktada bu standartlaşma göze çarpıyor. Bu şekilde geliştirilmeye daha açık bir hal elde edilmeye çalışılıyor.
Bu özelliğin faydalarından biri de görüntülenen kategoriyi işaretlemede karşımıza çıkıyor.
Ziyaretçilerin, sayfalarımızda gezinirken o anda tam olarak nerede olduklarını bilmek istediklerini biliyoruz. Bir başka deyişle, bulundukları sayfa ana sayfa mı, kategori sayfası mı, yoksa bir yazının sayfası mı bilmek, ziyaretçilerinizin en tabi hakkı.
Eğer ziyaretçilerinizin “Şu anda hangi kategorideyim?” sorusuna kategori listenizde cevap vermek isterseniz, Yazının tamamını oku »
Wordpress’in standart yorum sisteminin belki de en büyük sıkıntısı, geri izlemelerle (trackback) ziyaretçi yorumlarını alt alta sıralamasıdır. Çünkü geri izlemeler için, yorumlarda uyulmasını beklediğimiz standartların çoğunu es geçebiliriz. Hatta bazen geri izlemelerin sayfalarımızda yer almamasını da isteyebiliriz. Özellikle pek çok sitede referans gösterilen ve çok sayıda yorum alan yazılarda, geri izlemelerle yorumların bir araya karışması, kullanışlılığı oldukça azaltır. Belki de bu yüzden yüksek takip edilme oranına sahip pek çok site, geri izlemeleri listelerken, normal yorumlara benzemeyen bir tasarım kullanır: Yazının tamamını oku »

SEO (Arama motoru optimizasyonu) konusunda internette pek çok yazı var. Daha önce Opereysin.com’da da bu konuda bazı yazılar yayınlandı (1-2-3-4). Bu yazımızda, önceki yazılarda değinmediğimiz bazı noktaları ele alarak, daha doğru içerik sunabilmemiz (Ve arama motorlarından daha çok ziyaretçi alabilmemiz – Bu daha ilgi çekici olmadı mı?) için gerekli olan bilgileri sıralayacağız:
Okuyucularınızı önemseyin
Okuyucularınızın ilgi duyduğu konularda yazın. Nasıl mı? En basitinden bir anket hazırlayarak okuyucularınızın hangi konulara ilgi duyduklarını öğrenebilirsiniz. Yazının tamamını oku »
Hepimiz yaşadık. Müşteri kimi zaman “Sadece tasarla. İçeriği daha sonra dolduracağız.” der. Ya da tasarımcı “İşte sayfa şöyle görünüyor. Yazı yerine sadece gobbledygook kullandım, çünkü benim işim bu değil.” diye haykırır. İyi bir deneyimi asla tasarlayamazsınız.
“Ziyaretçiye ilgi, talep oluşturur” veya “Tasarım, iletişim tarzını etkiler” demek medyatik olabilir, ama böyle bir fikir, tasarımcılar aynı şeyi düşünmüyorsa nasıl geçerli olabilir?
Kişisel Deneyim sadece Görsel Tasarım değildir!
Artık biz tasarımcılar kendimizi tamamen piksellerden oluşan insanlar olarak görmekten vazgeçip, deneyim üreten insanlar olduğumuzu hatırlamalıyız. Web’te deneyim denen şeyi üretmenin; yazmaktan, iyi yazmaktan daha iyi bir yolu yoktur. Yazının tamamını oku »