Tıp efsaneleri… Basında ve günlük hayatta sıkça karşımıza çıkan, artık genel kabullerden olarak görülen, fakat ne yazık ki yanlış olan bilgiler… Tıp efsanelerinden 8 tanesini seçtik ve doğru olup olmadıklarını inceledik.
Şeker yiyen çocukların hiperaktif olduklarını düşünenlerden misiniz? Hala yatmadan önce yemek yemenin tek başına kilo aldırabileceğine mi inanıyorsunuz? Günde 8 bardak su içmediğiniz günlerde kendinizi kayıpta mı hissediyorsunuz? Loş ışıkta kitap okumanın gözlerinize zarar vereceğini duydunuz mu?
Evet diyorsanız, bu yazı tam da size göre…
1. Şeker yemek çocukları hiperaktif yapar mı?
Hayır, ebeveynlerin genel düşüncelerinin aksine, şeker yemek çocuklarda hiperaktiviteye yol açmaz. Hiperaktivite teşhisi almış çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar bile, şeker (Çikolata, şekerleme ve şekerli yiyecekler) yiyenler ile yemeyenler arasında bir davranış değişikliği tespit edememişlerdir. “Şekere karşı hassas” olduğu söylenen çocuklarda bile bir farklılık göze çarpmamıştır. Yazının tamamını oku »
Evde öğrenimin yetersiz olacağı, genel bir kabuldür. Ancak bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarını bugüne kadar çoğumuz görmedik. Bu yazımızda evde öğrenim gören meşhurları listeliyor ve bu konudaki araştırmaların sonuçlarına yer veriyoruz.
Her ülkenin eğitim sistemi birbirinden farklı. Üniversite sınavlarından, öğrenim şekillerine kadar pek çok alanda bu farklarla karşılaşıyoruz. Bu farkın yalnızca ülkelerin gelişmişlikleriyle alakalı olduğunu zannetmeyin. Avrupa ülkelerinin kendi aralarında bile ciddi farklar var eğitim alanında.
Bu farklardan biri de evde öğrenim konusunda karşımıza çıkıyor. Mesela Almanya’da evde öğrenim görmek yasalara aykırıyken; ABD, Fransa, İngiltere, Avustralya, Kanada gibi ülkelerde yasal olarak kabul ediliyor. Hatta evde öğrenim gören öğrencilerin ulusal imtihanlara girmelerine izin veriliyor, yüksek öğrenime kadar evinde okuyan bir ABD vatandaşı, pekala üniversiteye girebiliyor. Yazının tamamını oku »

Çatallı kuyrukları vardır, harika manevra kabiliyetleriyle parmak ısırtırlar. Düz zeminlere kolaylıkla tutunur; bununla yetinmez, düz duvarlarda çamurdan yuvalar inşa ederler. Yuvalarının içini kuş tüyleriyle döşediklerine bakılırsa. rahatlıktan hoşlanırlar. Günler kısalmaya başladığında kapağı sıcak ülkelere atar, kışları Afrika’da geçirirler. Yuvalarını işgal edenlerden değişik bir şekilde intikam alırlar. Hangi kuş türünden bahsettiğimizi anlayabildiniz mi? Evet, kırlangıçlardan bahsediyoruz.
Binaların çatı altlarında ve saçaklarında, çamurdan ve samandan yapılmış kuş yuvaları görmüşsünüzdür. Bazen, yuvaların bazılarından sesler geldiğini duyarsınız. Hatta bazen, minik gagalar görürsünüz yuvanın içinden ümitle uzanan. Yazının tamamını oku »

Eğer ileri teknoloji, ilginç bilim ve maceranın bir arada olduğu bir meslek arıyorsanız, astronotluktan iyisini kolay kolay bulamazsınız. Üstelik Uluslararası Uzay İstasyonu’nun yapılmasıyla, uzayda da yerleşme imkanı ve astronot ihtiyacı doğacak. Ancak bir astronot olmak hiç de kolay değil. Bunun için yıllar gerekebilir.
ABD uzay programında üç tip astronot var:
- Komutan/pilot
- Görev uzmanı
- Yükleme uzmanı
Komutan; görevden, mürettebattan ve bütün araçtan sorumludur. Pilot, Yazının tamamını oku »
Cümlenizin bir yerinde gelişigüzel kullandığınız kelimelerin, hitap ettiğiniz kişiyi çok da etkilemediğine inananlardansanız, bu yazıyı okuduktan sonra fikrinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Çünkü yapılan bir araştırma, sonucun hiç de böyle olmadığını gösteriyor. Yazının tamamını oku »