20 Ağustos 2005 // {flightnumber_118}
1 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 5 (1 oy) Loading ... Loading ...
 
Ekle
Digg
Technorati
StumbleUpon
Reddit

3d program kullananlar bilirler. Sahne 3 boyutlu bir şekilde hazırlanır, objeler modellendikten sonra çeşitli modifier lar (objeyi çeşitli açılardan düzenlemek) ler uygulanır. Objeler istenilen hale geldikten sonra gerçekçi bir şekilde kaplamalar atanır. Animasyon olacaksa çeşitli kuvvetler (yerçekimi, rüzgar vs) eklenir. Sahne ışıklandırması da tamamlandıktan sonra insanların beğenisine sunulan hale getirilir. Bu işleme “render” denir. Yani o ana kadar yaptığınız çalışmanın modeliyle, kaplamasıyla, ışığıyla, gölgesiyle hazırlanıp gösterime sunulması halidir. Tabi çalışma hazırlanırken arada “burası da oldu mu acaba?” şeklinde yapılan onlarca render’ dan bahsetmeye gerek yok. 3d cilerin başbelası olan “final rendering” sahnenin en son render’inin alınması olayında bilgisayar çok kasar, render çok uzun sürer. (Yalnız 1 fotoğraf için 28 saat render süresi hatırlıyorum. Daha uzun yapan arkadaşlar da vardır mutlaka) Animasyonlarda render aylarca sürebilir.

Neyse efendim render da gerçekçi ışıklandırma için çeşitli sistemler kullanılır. Bunun genel mantığı şudur, sahneye konulan ışığın gerçek dünyadaki gibi çeşitli yansıma ve kırılmalardan sonra kameraya gelmesi istenir. Işık “foton” denilen ve atomdan küçük olan zerreciklerden oluşur. (Teori benim değil Einstein’in :) ) Bu fotonlar enerji taşırlar ve çarptıkları noktada enerji bırakarak gözümüze ulaşırlar. Retinamız bunu beyne iletir, görüntü oluşur. Gerçek dünyada böyledir. Bunu 3d sanal dünyaya aktaracağınız zaman problemlerle karşılaşırsınız. Mesela bilgisayarımız eğer her fotonun enerjisini ve çarpma açılarını vs. tek tek hesaplasaydı 1024 x 768 lik bir jpeg için yaklaşık birkaç ay hatta yıl render için beklerdik. Bu yüzden fotonlar tek tek değil foton kümecikleri halinde hesaplanıp işlemciye iletilirler. Yakın fotonların benzer hareketler yaptığı varsayılıp işlemcinin rahat hesap yapması sağlanır. Böylece render süresi 300-400 kat daha aşağı çekilmiş olur.
—– “Devam Edecek” ——

Bu yazı 20 Ağustos 2005 günü, saat 12:41 sıralarında flightnumber_118 tarafından yayınlandı. İlgili olduğu kategori: İşe yarar. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.

“En Çılgın İşlemci: “Brain 10253 Ghz”” için 1 Yorum
Yorum Sıralaması:
Puana Göre | Tarihe Göre

 

victory
Avatar
20 Ağustos 2005
20:20
Bu yorumu kimse tutmamış.

Harika bir yazı olmuş flightnumber_118. Devamını merakla bekliyorum. Ellerine sağlık.

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız. Opereysin üyesi değilseniz, önce üye olmanız gerekiyor.

Kısayollar
2 sütun