
Mini; bundan 50 sene evvel, İngiliz tarzının sembolü olarak yola çıktı. Küçüklüğünü ve şıklığını bugüne dek korudu. Hâlâ kibar ve güçlü bir araba isteyenlerin en sık tercih ettikleri arabalardan bini. Peki Mini nasıl MINI oldu? İşte size Mini’nin serüveni:
Başlangıçta…
Mini, BMC yani British Motor Corporation’ın “bubble car” isimli arabalara cevap olarak ürettiği markaydı. Bubble Car, ekonomik, önden kapılı, yuvarlak yapılı, küçük ve garip bir arabaydı. BMC’nin sahibi Leonard Lord, bu arabaları hiç sevememişti. Mini’yi üretmesinin ardında yatan temel sebep buydu. Aynı zamanda, 1956 yılındaki Suez Kanalı krizinin sonucunda ortaya çıkan petrol sıkıntısı da, insanları daha küçük araçlar almaya yönlendirmişti. Bu fırsatı kaçıramazlardı.
Yazının tamamını oku »

Firefox geliştiricilerinin uzun süredir duyurusunu yaptığı yenilikleriyle yeni bir Firefox sürümü geçtiğimiz günlerde (30 Haziran) çıktı. Üstelik bu sürümde, sadece görsel değişiklikler değil, işlevsel gelişmeler de olmuş. Pek bu gelişmeler neler? Beta olarak yayına sürülen Firefox 3.5 bize yeni neler getirdi?
Güvenlik
Kötü Yazılıma Karşı (Geliştirme)
Firefox, henüz yüklemeden önce bütün sayfayı tarıyor (Tabii ki kısa bir sürede). Açtığınız sayfa bir saldırı sayfasıysa sizi hemen uyarıyor.
Performans
Süper hızlı (Yenilik)

Kemerlerinizi bağlayın. Firefox 3.5, TraceMonkey JavaScript motorunu içeriyor. Bu da onu şimdiye kadarki sürümlerin en hızlısı yapıyor. Heyecanla beklenen gelişmelerden biri buydu.
Renklilik (Geliştirme)
Sanal alemdeki Yazının tamamını oku »
- Aksaray!
Mekanik ses ikinci kez tekrar etti:
- Aksaray!
- Sayın yolcularımız; Aksaray, bu yöndeki son istasyonumuzdur.
Kapılar açıldı. İnsanlar akışkan bir madde gibi kapılardan çıktı. Vagonda kimse kalmamıştı.
Sonunda o da çıktı. İki çıkışlı istasyonda insanlar hep sol taraftakini kullanıyorlardı. Sağa döndü. Yazının tamamını oku »
Bir markanın kendini tanıtmasını ve diğer markalardan ayırmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri de logosudur. Özellikle webde daha çok göz önünde bulunan logolar; sahip oldukları özgün mesajı, açıkça belirtebilmelidir. Aşağıda, logo tasarlamada sıklıkla yapılan 10 hatayı anlatacağız.
1. Amatör işi

Verdiğiniz para kadarını alırsınız.
Profesyonel bir iş, profesyonellik kokmalı. Çoğu marka sahibi, ekipman ve hazırlığa paralar akıtırken aynı bonkörlüğü ne yazık ki logoları için göstermiyorlar.
Logoların çoğunun amatörce olmasının Yazının tamamını oku »

(Resmin büyük hâlini görmek için resme tıklayın.)
Paraşütle atlama belki de en heyecan verici spor (!) dalıdır. Bu heyecanın kaynağı da bir nebze korku ve endişedir. Bir başka deyişle adrenalin. Bu sebeple de bu sporla ilgilenen sayısı çok da fazla sayılmaz. Dolayısıyla bu spor hakkında bilinen bilgiler de oldukça yetersiz. Yalan yanlış efsanelerin ortaya çıkması da doğal oluyor böylece. Bu yazımızda size bazı meşhur paraşüt efsanelerini ve işin aslını anlatacağız.
Limit Hız
Efsane: Limit hızla yere çarpan biri kurtulabilir.
Bilinen bir efsanedir: Adamın biri oldukça yüksek bir irtifadan atlıyor. İki paraşütü de açılmıyor. Bataklık gibi bir yere düşüyor. Kolu, bacağı veya başka bir yeri kırılıyor ya da sonunda yatalak kalıyor. Ama kurtuluyor. Bu hikayede hep bir yanlışlık olur. Çünkü genellikle anlatan tarafından o an uydurulan bir hikayedir. Ama bir ihtimal olabilir. Çantadan çıkan ama bir türlü çözülmeyen ana paraşüt ve bir de yedek paraşüt (ki çok nadirdir) paraşütçüyü epey bir yavaşlatabilir. Ağaçlık ya da yumuşak bir araziye yapılan böyle bir inişte kurtulma ihtimali artabilir. Son durum pek iç açıcı olmayabilir, ama atlayıcı hayatta kalabilir.
Yazının tamamını oku »
Garfield yıllardan beri sevilerek takip edilen, çizgi filmlere ve animasyon filmlerine konu edilen bir karikatür karakteri olagelmiştir. Bu meşhur karakter, üç gün önce 31 yaşına girdi. Bu vesileyle onun hakkında bilinmeyen bazı bilgileri sizlerle paylaşacağız.
1. Garfield ismini dolaylı yoldan, ABD başkanı James A. Garfield’dan aldı. Aslında,
Garfield bu ismi Jim Davis’in dedesi James Garfield Davis’ten aldı. O da ismini ABD başkanından aldığı için ismin kaynağı ABD başkanı olmuş oldu. Söylenene göre Garfield sadece ismini değil birçok karakteristik özelliğini de Jim’in dedesinden aldı, cimrilik huyu gibi.
2. Neden kedi? Çünkü Jim Davis, köpekli karikatürlerle büyüdü (Snoopy, Marmaduke, Belvedere…). Bunların hiçbirinde kedi yoktu. Oysa Jim, bir çiftlikte 25 kediyle birlikte büyüdüğünden, onların ne kadar karikatüristik hayvanlar olduklarını iyi biliyordu. Garfield, serinin başlarında Jon Arbuckle isimli bir karikatüristin yanında takılan bir karakterdi. Sonraları bütün şovu ele geçirdi.
3. Garfield’ın lazanya sevgisi baştan beri vardı. Garfield bir italyan restoranında dünyaya geldi. 2 kilo 280 gram çekiyordu. Sahibi onu yanında tutmak istiyordu ama o turuncu top o kadar çok yiyordu ki; Yazının tamamını oku »