28 Ekim 2007 // {victory}
1 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 51 votes, average: 5 out of 5 (1 oy) Loading ... Bir saniye ...
 
Ekle
Digg
Technorati
StumbleUpon
Reddit
Şimdi opereysin.com'da: Evde öğrenim gören meşhurlar

SamanAtasözleri, kökü binlerce yıl öncesine dayanan, bir milletin kültürünü ve inancını yansıtan kısa ve özlü sözlerdir. Binlerce yıl, dilden dile, nesilden nesile aktarılmış olmaları sebebiyle olacak, gereksiz bir kelime, hatta bir ek bulundurmazlar. Yeri geldiğinde; bir paragrafta anlatılamayacak bir düşünceyi, tek başlarına anlatırlar.

Bazı atasözlerimizi daha sık duyar, daha sık kullanırız. Bundan mıdır bilinmez, anlamlarını kurcalamaz, nereden geldiğini araştırmayız. Aynen “Sakla samanı, gelir zamanı” atasözümüzde olduğu gibi.

Saman, bildiğiniz gibi hayvan yemi olarak da kullanılan kurutulmuş bitkilere verilen isimdir. Peki bu atasözümüzde niçin yer alıyor?

Evet, saman, hayvan yemi olarak kullanılır ve bu yönüyle bir kaç hazırcevap okuyucumuz hemen “Efenim eskiden saman çok lazımmış. O yüzden, saklayın da vakti gelince kullanın anlamında söylenmiş” diyebilirler. Sadece onlar değil, atasözlerini açıklayan pek çok kitap aynı mantıkla bu atasözümüze açıklık getirir.

Peki bunun neresi garip? Saman saklanamaz mı? Saklanabilir, fakat uzun süre saklanamaz. Çünkü bilenler bilir, samanın en temel özelliklerinden biri çabucak küflenmesidir. Bu yüzden uzun süreli depolanamaz.

Uzun süreli depolanamayacak bir şeyi, bol bol depolamamızı mı öğütlüyor yani bu atasözümüz? Çok hikmetli görülüp, bugüne kadar gelmesinin sebebi “Ne olursa olsun, sakla sen!” fikri mi yani?

Tabi ki hayır!

Eh o zaman bu atasözümüz, nereden geliyor?

Efendim, Osmanlıca’dan gelen bir kelimeyi kullanırken, dikkat etmemiz gereken en önemli şeylerden biri, inceltme veya uzatma anlamında kullanılan ^ işaretini içerip içermediğidir. Fakat bu önemli ayrıntıyı kolayca atlarız. Kâr yazıldığına rastlamışsınızdır, fakat hilal gibi bazı kelimelerimiz normalde inceltme işaretiyle (hilâl) yazılmazlar. Halbuki içerdikleri ses, tamamıyla inceltme işareti kullanılmasını gerektirir.

Peki bunu neden boşlarız? Çünkü -normal a ile- hilal kelimesinin özel bir anlamı yoktur. Bu yüzden hilal de yazsanız, hilâl de yazsanız, aynı şey anlaşılır.

Ama her kelime her zaman böyle kolayca anlaşılamaz. Eski Türkçe’de inceltme işaretiyle kullanılan bir kelimeyle, günümüzde karşılaşanlar, onu eskisine benzeyen yeni bir sözcükle karıştırıverirler. İşte “Sakla samanı gelir zamanı” atasözünde geçen saman sözcüğü de bu akibete uğramıştır.

Nasıl mı?

Osmanlıca’da kullanılan sâmân kelimesi sözlükte, “altın, mücevher, değerli eşya” şeklinde açıklanır.

Atasözümüzdeki saman da işte bu sâmândır ve meşhur atasözümüz “Sakla altınını, gelir zamanı” anlamına gelmektedir.

Zaten zaman kelimesindeki uzatmayı dikkate alırsak, bugün kullandığımız şekliyle saman ile zaman kelimeleri bir ses uyumu bile oluşturamazlar. Bu yüzden saman kelimesinin ikinci a’sını, kelimede olmamasına rağmen, ister istemez uzatırız.

Sahi bu atasözümüzde niçin saman kelimesinin geçtiği, hiç aklınıza gelmiş miydi?

Etiketler: , , , , , ,
Bu yazı 28 Ekim 2007 günü, saat 6:00 sıralarında victory tarafından yayınlandı. İlgili olduğu kategori: Edebi Hezeyanlar. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
““Sakla samanı, gelir zamanı” ne demek?” için 1 Yorum
Yorum Sıralaması:
Puana Göre | Tarihe Göre

 

flightnumber_118
Avatar
31 Ekim 2007
17:07
Bu yorumu 1 kişi tutmuş.

çok güzel yazı.tebrik ediyorum. yıllardır süregelen bir yanlış kullanımın önüne geçmiş oluyorsunuz. bu web camiası da gerekli gereksiz herşeyi kopyalayıp bangır bangır bağıracağına bunun gibi bilgilendirici yazıları yayarlarsa faydalı bir iş yapmış olurlar.

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız. Opereysin üyesi değilseniz, önce üye olmanız gerekiyor.

Kısayollar
2 sütun