Bir websitesi tüm dünyada meşhur olup, gelebileceği en üst noktaya geldiğinde; insanlar bu sitenin gerekliliğini tartışmaya başlıyorlar. “Hiç olmasa daha mı iyi olurdu?” diye soranlar da çıkıyor, “Hiç olmasaydı ne iyi olurdu!” diyenler de. Facebook’da “Facebook’a Hayır!” isimli grupların bulunması da, belki bu tezatın en güncel örneği sayılabilir. Bir şeye müptela olup, “Kendisine müptela ediyor” diye kızmak… Oscarlık bir çelişki olsa gerek.
Youtube için de böyle sözler çok söylendi. Gereksiz bir çok videonun, kalitesiz yapımların interneti “kirlettiklerinden” dem vuruldu. Bu tepkilerin bir çoğu da haklıydı üstelik. Evinde beslediği hayvanı, duvara çektiği şutu web cam’ine kaydeden her genç, soluğu Youtube’da aldı. Belki de bundan olacak, doğru kelimelerle arama yapmadan, istenilen videoyu bulabilmek neredeyse imkansızlaştı. (Milletimizin etiketler bölümünü gereksiz kelimelerle doldurup arama sonuçlarını kirletmesinden bahsetmek bile istemiyorum) Yazının tamamını oku »
20 Ekim‘de Seyyah-ı Fakir, Hoş bir zeka sorusu başlıklı bir yazı yazmış ve okuyucularımıza bir soru yönelmişti. Farklı farklı cevaplar verilen bu sorunun doğru cevabını ve hangi okuyucumuzun ilk olarak doğru cevabı verdiğini, şuradan öğrenebilirsiniz.
30 Ekim‘de ise Victory, “Bu aletin adı ne?” serisinin ilk yazısında, bir aletin resmini ve aletle ilgili bazı bilgileri yayınlamış, kullanımdan kalkmış olan bu aletin ismini sormuştu. Çark-ı Felek, sismograf, Tesla İndüksiyon motoru, jeneratör gibi bazı tahminlerde bulunan okuyucularımızdan acaba aletin ismini bilen çıktı mı? Victory açıklıyor.

Konuyla ilgili yorumlarını sorduğumuz Victory ve Seyyah-ı Fakir, ilk sorularını ısınma amacıyla sorduklarını, bu tip sorulara devam edeceklerini söylediler.
Ne diyelim, hepimize iyi şanslar! 
Küresel Isınma’nın üzerinde çok durmak lâzım. Çünkü etkisi bütün insanlığı ve canlılığı kapsıyor. Bu küresel ısınmada insanoğlunun büyük payı var. Fabrikalar, atıklar, zehirli gazlar, duman vs…
Ama bu yazıda, insanla alakasız olarak, Dünya’nın gerek bölgesel gerek küresel olarak ısınmasına sebep olan birkaç olayı sizlerle paylaşacağız. Bunlar; Güneş’teki patlamalar, Dünya’nın yörüngesindeki değişmeler, Dünya’nın eksen eğikliğindeki değişmeler, volkanik patlamalar ve yeryüzünün tektonik hareketleridir.
1. Güneş’teki patlamalar(etkisi küresel):
İlk olarak Güneş’te meydana gelen patlamaları ele alalım. Güneş’in atmosferinde yoğun patlamalar olur. Bu patlamalar milyarlarca megaton gücünde olup, genelde saatte 1 milyon km/saat hızla hareket ederler. Bu patlamalar yeryüzündeki iletişim ve güç ağlarını olumsuz yönde etkileyebilirler. Yazının tamamını oku »

Hepimiz, internet dünyasında yer alıyoruz. Ya okuyucu-yayıncı, yahut yalnız okuyucu olarak bulunduğumuz bu dünyada da, her alanda olduğu gibi, bir arz-talep dengesi var. Bir şey talep ediliyor, birileri de o bir şeyi sunuyor. Sunan kişilere ticarette tüccar derken, internet dünyasında yayıncı diyoruz.
İnternetin ilk yıllarında, yayıncı ile okuyucu (yahut ziyaretçi) arasında keskin bir ayrım vardı. Büyük haber siteleri, büyük firmalar; web siteleri hazırlıyorlar, diğer insanlar da bu web sitelerini ziyaret ediyorlardı.
Sonraki yıllarda, gittikçe artan bir hızla, bu durum değişmeye başladı. Yazının tamamını oku »
26 Kasım 2007, Pazartesi //
victory
Gmail, son yenilemesinde daha erişilebilir bir yapıya kavuşmuş. Bu yenilikle beraber, her mailin kendine ait bir bağlantısı oluyor ve bu bağlantıyla kolaylıkla maillere ulaşılabiliyor. Bunun pek çok faydası sayılabilir ama, bu yenilik akıllara bazı soru işaretlerinin takılmasına sebep olmuş:
Acaba bu şekilde bir güvenlik açığı oluşmuş olabilir mi?
Muhtemelen hayır. Çünkü, bir mailinizi gösteren sayfanın bağlantısı direkt elinizde olsa bile, hala sayfayı görüntüleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Üstelik Google, direkt linklerde bile yönlendirme yaparak, ilk tıklamada sayfanın direkt yüklenmesinin önüne geçmiş oluyor.
Peki bize ne gibi faydaları olabilir? Yazının tamamını oku »
24 Kasım 2007, Cumartesi //
victory
Bulunduğumuz ortamı daha iyi anladığımızda, o ortamda daha başarılı olabiliriz. Bu okul hayatımız, meslek hayatımız, gençliğimiz, ihtiyarlığımız için hep doğrudur.
Gençliğin ne olduğunu, ihtiyarlığın ne avantajları, ne dezavantajları olduğunu bilmeden ne genç olunabilir, ne de yaşlı. Okula yalnızca zaman öldürmeye gidiyorsanız, bir gün gelir yaptıklarınıza pişman olursunuz.
Pek çok insan, artık televizyon karşısında geçirdiğinden daha uzun bir süreyi bilgisayar karşısında geçiriyor. Bu hastalık öyle bir boyuta ulaştı ki, bilgisayar başında ölen insanların haberlerini okuyoruz gazetelerde. Yazının tamamını oku »
“Tek bir patron tanırım: Müşteri! İnanın kızdırmaya gelmez yoksa hepimizi işten atar!” - Sam Walton
Wal-Mart‘ın adını duymuşsunuzdur sanırım. Evet, şu ucuz fiyata ürün satmasıyla tanınan şirketten bahsediyorum. 2006′da 11.6 milyar dolar net kâr elde eden, devasa şirketten. Wal-Mart o kadar hızlı büyüyor ki, ABD’de her hafta 6 yeni mağaza açıyor. Dünya çapında 5000 mağazası var. 1970’de 825 dolardan satılan hissesinin, 1992’de 1.3 milyon dolar olması şirketin gücünü özetlemeye yetiyor.
İsterseniz Wal-Mart’ı ve dolayısıyla Sam Walton‘ı biraz daha yakından tanıyalım. Yazının tamamını oku »