Ekim 2007 Arşivi

2007 yılında yayınlanan tüm yazılarımızı görmek için:

2007 yılı arşivi

Kategori alt işareti
3. Sayfa«123
05 Ekim 2007, Cuma // flightnumber_118

Türkiye’nin en çok okunan, izlenen ilgi gören saygın (!) medya kuruluşlarının yıl boyu yaptıkları magazinsel haber tarzını Ramazan ayında bir miktar yumuşatıp daha soft bir anlayışla yayın yapmaları yıllardır alışageldiğimiz bir durum. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
04 Ekim 2007, Perşembe // opereysin

Alcatraz'dan kaçış - 1

Alcatraz hapishanesi, California’da San Francisco Körfezi’nde bir ada üzerinde kuruludur. 1934′te açılıp, 1963′te kapanan hapishanede mahkumlar, çok kötü bir ortamdalardı. Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında hiçbir şey verilmiyordu. Çoğu mahkum, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Ancak fırsat gelirse, dışarıya -temizlikçi olarak- bir saat kadar çıkabiliyorlardı. Ana binada kapılar ve pencereler, demir parmaklıklarla kapalıydı. Burada ve gözetleme kulesinde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve bolca köpekbalığı ile çevriliydi. Şu sıralar turistik mekan durumunda olan Alcatraz’dan -hepsi başarısızlıkla sonuçlanan- 14 adet kaçma girişimi olmuş. İşte size ilk yedisi:

1.27 Nisan 1936′da, Joe Bowers, görevi gereği çöp yakarken, adanın sınırındaki çite tırmanmaya başladı. İnmesi için yapılan ikazları reddedince, gözetleme kulesinden bir görevli tarafından vuruldu ve 20-30 metre yüksekten aşağıya düştü. Ağır yaralandı ve öldü.

2.16 Aralık 1937′da, Theodore Cole ve Ralph Roe, endüstri binasında hasır bölümünde çalışıyordu. Bir ara, penceredeki demir parmaklıkları törpüleyip kestiler. Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular. Bu teşebbüs, şiddetli bir fırtına sırasında yapılmıştı ve körfezin dalgaları hızlı ve sertti. Çoğu kişi onların öldüğüne inanıyor. Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar, Yaz bi yere altında yayınlanmış | Yorum Yok »
02 Ekim 2007, Salı // victory

New York Times ve National Geographic, dünyada dillerin yok olma hızının normalin çok üzerine çıktığını bildiriyorlar.

“Her 14 günde 1 dil ölüyor. 2100 yılında, dünyada konuşulan -fakat pek çoğu kayıt altına alınmayan- 7000 dilin %50’sinin ortadan kalkacağı ve içerdikleri tarih, kültür, doğal çevre ve insan beyniyle ilgili bilgileri de beraberlerinde götürecekleri sanılıyor.”

Haber, National Geographic Topluluğu ve Living Tongues Institute for Endangered Languages tarafından yapılan bir araştırmaya dayanıyor. David Harrison ve David Anderson’ın yönettiği projede, dünya üzerindeki 5 ana noktada, dillerin çok daha hızlı kaybolduğu gösterilmiş. Bu bölgeler şöyle sıralanıyor: Yazının tamamını oku »

Edebi Hezeyanlar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
01 Ekim 2007, Pazartesi // victory

“Bunu biliyor muydunuz?” tarzı konuya girmekten pek hoşlanmıyorum, ama sanırım tam olarak öyle söylemem gerekiyor.

İspanya’nın milli marşı olan La Marcha Real (”Kraliyet Marşı”)‘in resmi sözü bulunmuyormuş. Bu sebeple, örneğin milli maçlarda, İspanyol seyirciler marşın müziğiyle birlikte mırıldanmakla yetiniyorlarmış.

2007′de İspanya Olimpiyat Komisyonu, marş çalarken oyuncuların da mırıldanmak yerine, marşa katılabilmeleri için halktan marş sözleriyle ilgili teklif istemiş.

Buraya kadar, bol -mış‘lı cümleler kullandık. Bu yüzden ister istemez, doğruluğu kesin değilmiş gibi görülebiliyor. Üstelik insanın aklına bir soru geliyor: “Bir ülke neden marşına söz yazamaz?” Yazının tamamını oku »

Net Hafiyesi, Yaz bi yere, İşe yarar altında yayınlanmış | Yorum Yok »
3. Sayfa«123