Kağıttan uçak yapmak hepimizin hoşuna giden, zevkli bir uğraştır. Ama onun da bir dezavantajı var. O da çok fazla kağıt harcatması. Çok kağıt gitmesi demek çok ağaç gitmesi demektir. Çünkü ne yazık kı hâlâ kağıtlarımızı ağaçlardan yapmaktayız. İşte bu zâiyâta ve harcamaya son! Yazının tamamını oku »
Haziran 2007 Arşivi
2007 yılında yayınlanan tüm yazılarımızı görmek için:

Geçen gün kitap okurken zil çaldı. Otomatiğe basmadan önce kimsiniz diye sordum, ses gelmedi. Ben de otomatiğe basmadım. Balkona gelip yeniden kitaba kaldığım yerden devam ettim. Bir kez daha zil çaldı. Bu sefer balkondan kapı girişine baktım. Yazının tamamını oku »
Popüler oyun firması Neogames, Cube Session isimli bir oyun hazırlamış. Oyundaki amacınız, 3 yüzü görünebilen 3 boyutlu bir küpün üzerindeki renkli kareleri, gri karelere tıklayarak birleştirmek.
İlk bölümler kolay gelse de, bir yerden sonra işler sarpa sarabiliyor. “Boş vaktim var” diyenler için bire bir! Yazının tamamını oku »
“To be or not to be” yani “olmak ya da olmamak.” Ünlü İngiliz şairi ve dram yazarı William Shakespeare‘in ünlü Hamlet isimli eserinde kullandığı bir sözdür. Zamanla pek çok dile deyim olarak girmiş.
Shakespeare 23 Nisan 1564′te Stradford-an-Avan’da dünyaya gelmiş. Hayatı hakkında pek çok şey söylenmesine rağmen bilgiler kesin değildir. Az tahsil gördüğü ve aktörlük yaparak geçindiği söylenir. En meşhur dramları Hamlet, Macbeth, Othello, Romeo ve Juliet ile Kral Lear‘dır.
Shakespeare’in eserlerini orijinal metninden okumak İngiliz çocukları için fazla bir problem teşkil etmez. Küçük bir eğitim takviyesi ile her İngiliz bu dünya klasiğini anlayabilir. Dikkatinizi çekeriz; 16. yüzyılda yazılan bir eserden bahsediyoruz. Yazının tamamını oku »
“Nereden icap etti?” diyebilirsiniz. Kısaca açıklayayım.
İnternet evimize ilk girdiği zamanlar http, mail, irc ve ftp den başka birşey kullanmıyorduk. En azından kendi adıma konuşayım ben kullanmıyordum. Hatta bu kompleks yapının (internet) ne olduğuna dair pek bir fikrim de yoktu açıkçası. Ortaokul çocuğuydum ve ilgimi çeken şeyler bunlardı. Yazının tamamını oku »
Bildirgeç‘te yayınlanan bir ipucu, Google Maps kullanıcılarının işine yarayabilir. Eğer haritada bulunduğunuz yerin koordinatlarını öğrenmek istiyorsanız, istediğiniz yeri tam ortaya getirin (sağ tıklayıp Center MAp Here’ı seçerek) ve aşağıdaki js kodunu tarayıcınızın adres çubuğuna yazıp Enter’a basın.
getCenter()));
Bir uyarı penceresi çıkacak ve bulunduğunuz yerin koordinatlarını öğreneceksiniz. Yazının tamamını oku »
Zeki bir milletiz. Sağda solda kendi kültürünü yermeye çalışan insanlara aldanıp da aptal falan olduğumuzu zannetmeyin. Enteresan bir bakış açımız var olaylara. Konulara genellikle problematik yaklaşıyoruz, problemi çözüyor, nasıl çözdüğümüzü çok da önemsemiyoruz. Pratik zeka diyorlar buna.
Human Clock, bildiğiniz gibi bulunduğunuz saati fotoğraflarla gösteren bir web sitesi. İnsanlar bu siteye fotoğraflarını gönderiyorlar, site de saati gelince resimleri yayınlıyor. Yazının tamamını oku »
Öncelikle herkesten özür dileyerek başlıyorum. Çoook uzun zamandır yazı yazamıyorum. Bitirmem gereken bir konu olduğu ve Yazar-Çizer Takımı‘nın bir ferdi olduğum aklıma gelince tekrar oturup yazımı bitirmek için atılım yaptım.
Yorumlarınızda “Karateyi bana öğretir misiniz?” gibi enteresan cümleler okudum. Yanlış anlamayın, yermek için söylemiyorum, okur her zaman haklıdır
Fakat sizlere önceki yazımda bahsettiğim gibi, karate anlatılmaz yaşanır. Yanisi bir kursa katılmadan, hareketleri internetten öğrenerek çalışmak, insana pek de birşey kazandırmayacaktır. Yaşı 40′ın üzerinde olanların zaman zaman söyledikleri gibi “mektupla öğretim” her öğretim alanında kullanılamaz! Öyledir yani, isteseniz de olmaz. Yazının tamamını oku »


















